“Bir de burası bu kadar ıssız olmasa!' dedi Alice hüzünlü bir ses tonuyla; yalnızlığı aklına gelir gelmez de kocaman iki damla gözyaşı yanaklarından aşağı süzülmeye başladı.
'Ah, yapma böyle!' diye çığlık kopardı zavallı Kraliçe, çaresizlikten ellerini ovuşturarak. 'Ne müthiş bir kız olduğunu düşün. Bugün ne uzun bir yol kat ettiğini düşün. Saatin kaç olduğunu düşün. Ne istersen onu düşün, yeter ki ağlama!'
Alice, gözyaşları içinde bile bu söylenenlere gülmeden edemedi. 'Bir şeyler düşünerek siz ağlamanızı durdurabiliyor musunuz?' diye sordu.
'Bunun tek çaresi bu;' dedi Kraliçe kararlılıkla. 'Bilirsin, hiç kimse aynı anda iki şeyi birden yapamaz...”
― Through the Looking Glass
'Ah, yapma böyle!' diye çığlık kopardı zavallı Kraliçe, çaresizlikten ellerini ovuşturarak. 'Ne müthiş bir kız olduğunu düşün. Bugün ne uzun bir yol kat ettiğini düşün. Saatin kaç olduğunu düşün. Ne istersen onu düşün, yeter ki ağlama!'
Alice, gözyaşları içinde bile bu söylenenlere gülmeden edemedi. 'Bir şeyler düşünerek siz ağlamanızı durdurabiliyor musunuz?' diye sordu.
'Bunun tek çaresi bu;' dedi Kraliçe kararlılıkla. 'Bilirsin, hiç kimse aynı anda iki şeyi birden yapamaz...”
― Through the Looking Glass
“Kusura bakmayın ama binicilikte fazla deneyimli değilsiniz,' demeye kalkıştı Alice, Şövalye'nin beşinci yuvarlanışında ona yardım ettiği sırada.
Şövalye buna çok şaşırmıştı, birazcık da kırılmıştı. 'Neden böyle söylüyorsun?'diye sordu, güçbela tekrar eyere tırmanırken, bu arada diğer tarafa düşmemek için bir eliyle Alice'in saçlarını sımsıkı tutuyordu.
'Çünkü insanlar deneyimli olduklarında, bu kadar sık düşmezler.'
'Çok deneyimim var,'dedi Şövalye büyük bir ciddiyetle: 'Çok!”
― Through the Looking Glass
Şövalye buna çok şaşırmıştı, birazcık da kırılmıştı. 'Neden böyle söylüyorsun?'diye sordu, güçbela tekrar eyere tırmanırken, bu arada diğer tarafa düşmemek için bir eliyle Alice'in saçlarını sımsıkı tutuyordu.
'Çünkü insanlar deneyimli olduklarında, bu kadar sık düşmezler.'
'Çok deneyimim var,'dedi Şövalye büyük bir ciddiyetle: 'Çok!”
― Through the Looking Glass
“I like the Walrus best,' said Alice: `because you see he was a little sorry for the poor oysters.'
`He ate more than the Carpenter, though,' said Tweedledee. `You see he held his handkerchief in front, so that the Carpenter couldn't count how many he took: contrariwise.'
`That was mean!' Alice said indignantly. `Then I like the Carpenter best--if he didn't eat so many as the Walrus.'
`But he ate as many as he could get,' said Tweedledum.
This was a puzzler. After a pause, Alice began, `Well! They were both very unpleasant characters--”
― Through the Looking-Glass and What Alice Found There
`He ate more than the Carpenter, though,' said Tweedledee. `You see he held his handkerchief in front, so that the Carpenter couldn't count how many he took: contrariwise.'
`That was mean!' Alice said indignantly. `Then I like the Carpenter best--if he didn't eat so many as the Walrus.'
`But he ate as many as he could get,' said Tweedledum.
This was a puzzler. After a pause, Alice began, `Well! They were both very unpleasant characters--”
― Through the Looking-Glass and What Alice Found There
“Kral'ın başında püsküllü kırmızı uzun bir külah vardı; perperişan bir yığın gibi çöküp kalmıştı; yüksek sesle horlayıp duruyordu; Tumbadız'ın deyimiyle neredeyse gırtlağı çatlayacaktı.
Çok ince ve düşünceli bir kızcağız olan Alice, 'Umarım bu ıslak çimende üşütmez,' dedi.
'Şu an düş görüyor,' dedi Tumbadik. 'Sence düşünde ne görüyor?'
'Kim bunu bilebilir ki!' dedi Alice.
'Tabii ki seni!' diye haykırdı Tumbadik, zafer kazanmışçasına ellerini şaplatarak. 'Seni düşünde görmeseydi eğer, nerede olurdun dersin?'
'Şu an olduğum yerde tabii ki,' dedi Alice.
'Olmazdın!' diye karşılık verdi Tumbadik küçümsercesine. 'Hiçbir yerde olmazdın. Sen hepsi hepsi onun düşündeki bir şeysin!'
'Ola ki Kral uyanacak olsa,' diye ekledi Tumbadız, 'bir mum gibi...o dakika...sönerdin!'
'Sönmezdim!' diye avazı çıktığınca bağırdı Alice öfkeye kapılarak. 'Üstelik ben onun düşündeki bir şeysem, siz nesiniz o zaman?'
'Aynısı!' dedi Tumbadız.
'Tıpkısının aynısı!' diye haykırdı Tumbadik.”
― Through the Looking Glass
Çok ince ve düşünceli bir kızcağız olan Alice, 'Umarım bu ıslak çimende üşütmez,' dedi.
'Şu an düş görüyor,' dedi Tumbadik. 'Sence düşünde ne görüyor?'
'Kim bunu bilebilir ki!' dedi Alice.
'Tabii ki seni!' diye haykırdı Tumbadik, zafer kazanmışçasına ellerini şaplatarak. 'Seni düşünde görmeseydi eğer, nerede olurdun dersin?'
'Şu an olduğum yerde tabii ki,' dedi Alice.
'Olmazdın!' diye karşılık verdi Tumbadik küçümsercesine. 'Hiçbir yerde olmazdın. Sen hepsi hepsi onun düşündeki bir şeysin!'
'Ola ki Kral uyanacak olsa,' diye ekledi Tumbadız, 'bir mum gibi...o dakika...sönerdin!'
'Sönmezdim!' diye avazı çıktığınca bağırdı Alice öfkeye kapılarak. 'Üstelik ben onun düşündeki bir şeysem, siz nesiniz o zaman?'
'Aynısı!' dedi Tumbadız.
'Tıpkısının aynısı!' diye haykırdı Tumbadik.”
― Through the Looking Glass
“In a Wonderland they lie, Dreaming as the days go by, Dreaming as the summers die:
Ever drifting down the stream- Lingering in the golden gleam- Life, what is it but a dream?”
― Through the Looking Glass
Ever drifting down the stream- Lingering in the golden gleam- Life, what is it but a dream?”
― Through the Looking Glass
Ali’s 2025 Year in Books
Take a look at Ali’s Year in Books, including some fun facts about their reading.
More friends…
Favorite Genres
Polls voted on by Ali
Lists liked by Ali










