Discover new books on Goodreads
Meet your next favorite book
“Baş aşağıyken nasıl böyle rahat konuşabiliyorsunuz?' diye sordu Alice, bu sırada ayaklarından onu çekip, kenardaki yığının üzerine uzattı.
Şövalye bu soru karşısında çok şaşırmıştı. 'Bedenimin nerede olduğunun ne önemi var ki?' dedi. 'Benim kafam yine aynı şekilde çalışıyor. İşin doğrusu, ne kadar baş aşağıdaysam, o kadar çok yeni şeyler keşfedebiliyorum.”
― Through the Looking Glass
Şövalye bu soru karşısında çok şaşırmıştı. 'Bedenimin nerede olduğunun ne önemi var ki?' dedi. 'Benim kafam yine aynı şekilde çalışıyor. İşin doğrusu, ne kadar baş aşağıdaysam, o kadar çok yeni şeyler keşfedebiliyorum.”
― Through the Looking Glass
“I like the Walrus best,' said Alice: `because you see he was a little sorry for the poor oysters.'
`He ate more than the Carpenter, though,' said Tweedledee. `You see he held his handkerchief in front, so that the Carpenter couldn't count how many he took: contrariwise.'
`That was mean!' Alice said indignantly. `Then I like the Carpenter best--if he didn't eat so many as the Walrus.'
`But he ate as many as he could get,' said Tweedledum.
This was a puzzler. After a pause, Alice began, `Well! They were both very unpleasant characters--”
― Through the Looking-Glass and What Alice Found There
`He ate more than the Carpenter, though,' said Tweedledee. `You see he held his handkerchief in front, so that the Carpenter couldn't count how many he took: contrariwise.'
`That was mean!' Alice said indignantly. `Then I like the Carpenter best--if he didn't eat so many as the Walrus.'
`But he ate as many as he could get,' said Tweedledum.
This was a puzzler. After a pause, Alice began, `Well! They were both very unpleasant characters--”
― Through the Looking-Glass and What Alice Found There
“Kral'ın başında püsküllü kırmızı uzun bir külah vardı; perperişan bir yığın gibi çöküp kalmıştı; yüksek sesle horlayıp duruyordu; Tumbadız'ın deyimiyle neredeyse gırtlağı çatlayacaktı.
Çok ince ve düşünceli bir kızcağız olan Alice, 'Umarım bu ıslak çimende üşütmez,' dedi.
'Şu an düş görüyor,' dedi Tumbadik. 'Sence düşünde ne görüyor?'
'Kim bunu bilebilir ki!' dedi Alice.
'Tabii ki seni!' diye haykırdı Tumbadik, zafer kazanmışçasına ellerini şaplatarak. 'Seni düşünde görmeseydi eğer, nerede olurdun dersin?'
'Şu an olduğum yerde tabii ki,' dedi Alice.
'Olmazdın!' diye karşılık verdi Tumbadik küçümsercesine. 'Hiçbir yerde olmazdın. Sen hepsi hepsi onun düşündeki bir şeysin!'
'Ola ki Kral uyanacak olsa,' diye ekledi Tumbadız, 'bir mum gibi...o dakika...sönerdin!'
'Sönmezdim!' diye avazı çıktığınca bağırdı Alice öfkeye kapılarak. 'Üstelik ben onun düşündeki bir şeysem, siz nesiniz o zaman?'
'Aynısı!' dedi Tumbadız.
'Tıpkısının aynısı!' diye haykırdı Tumbadik.”
― Through the Looking Glass
Çok ince ve düşünceli bir kızcağız olan Alice, 'Umarım bu ıslak çimende üşütmez,' dedi.
'Şu an düş görüyor,' dedi Tumbadik. 'Sence düşünde ne görüyor?'
'Kim bunu bilebilir ki!' dedi Alice.
'Tabii ki seni!' diye haykırdı Tumbadik, zafer kazanmışçasına ellerini şaplatarak. 'Seni düşünde görmeseydi eğer, nerede olurdun dersin?'
'Şu an olduğum yerde tabii ki,' dedi Alice.
'Olmazdın!' diye karşılık verdi Tumbadik küçümsercesine. 'Hiçbir yerde olmazdın. Sen hepsi hepsi onun düşündeki bir şeysin!'
'Ola ki Kral uyanacak olsa,' diye ekledi Tumbadız, 'bir mum gibi...o dakika...sönerdin!'
'Sönmezdim!' diye avazı çıktığınca bağırdı Alice öfkeye kapılarak. 'Üstelik ben onun düşündeki bir şeysem, siz nesiniz o zaman?'
'Aynısı!' dedi Tumbadız.
'Tıpkısının aynısı!' diye haykırdı Tumbadik.”
― Through the Looking Glass
“...Ben tam yüz bir yıl, beş ay, bir gün önce doğdum.'
'Buna inanmam!' dedi Alice.
'İnanamaz mısın?' dedi Kraliçe ona acıyarak. 'Bir daha inanmayı dene, derin derin nefes al ve gözlerini kapa.'
Alice kahkahalarla güldü. 'Böyle yapmanın hiçbir faydası yok,' dedi. 'İnsan imkansız şeylere inanamaz.'
'Öyle sanıyorum ki senin bu konuda çok fazla inanma denemen olmamış,' dedi Kraliçe. 'Ben senin yaşındayken her gün yarım saat inanma denemesi yapardım. Yaa! Bazen kahvaltıdan önce altı tane imkansız şeye inandığım olurdu...”
― Through the Looking Glass
'Buna inanmam!' dedi Alice.
'İnanamaz mısın?' dedi Kraliçe ona acıyarak. 'Bir daha inanmayı dene, derin derin nefes al ve gözlerini kapa.'
Alice kahkahalarla güldü. 'Böyle yapmanın hiçbir faydası yok,' dedi. 'İnsan imkansız şeylere inanamaz.'
'Öyle sanıyorum ki senin bu konuda çok fazla inanma denemen olmamış,' dedi Kraliçe. 'Ben senin yaşındayken her gün yarım saat inanma denemesi yapardım. Yaa! Bazen kahvaltıdan önce altı tane imkansız şeye inandığım olurdu...”
― Through the Looking Glass
“Kusura bakmayın ama binicilikte fazla deneyimli değilsiniz,' demeye kalkıştı Alice, Şövalye'nin beşinci yuvarlanışında ona yardım ettiği sırada.
Şövalye buna çok şaşırmıştı, birazcık da kırılmıştı. 'Neden böyle söylüyorsun?'diye sordu, güçbela tekrar eyere tırmanırken, bu arada diğer tarafa düşmemek için bir eliyle Alice'in saçlarını sımsıkı tutuyordu.
'Çünkü insanlar deneyimli olduklarında, bu kadar sık düşmezler.'
'Çok deneyimim var,'dedi Şövalye büyük bir ciddiyetle: 'Çok!”
― Through the Looking Glass
Şövalye buna çok şaşırmıştı, birazcık da kırılmıştı. 'Neden böyle söylüyorsun?'diye sordu, güçbela tekrar eyere tırmanırken, bu arada diğer tarafa düşmemek için bir eliyle Alice'in saçlarını sımsıkı tutuyordu.
'Çünkü insanlar deneyimli olduklarında, bu kadar sık düşmezler.'
'Çok deneyimim var,'dedi Şövalye büyük bir ciddiyetle: 'Çok!”
― Through the Looking Glass
Ali’s 2025 Year in Books
Take a look at Ali’s Year in Books, including some fun facts about their reading.
More friends…
Favorite Genres
Polls voted on by Ali
Lists liked by Ali










