Goodreads helps you follow your favorite authors. Be the first to learn about new releases!
Start by following Nilgün Marmara.
Showing 1-30 of 51
“Burada daha ne kadar öleceğim? Yeryüzüyle gökyüzünün aracısı olarak bulutu haraca kestiğimiz yerde? Ben size alışamam.”
―
―
“Yabancıların en yakınıydın sen!”
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
“Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına
niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına
niye kimseler izin vermez yollarına
kuş konmasına?
"Öyle güzelsin ki
kuş koysunlar yoluna"
bir çocuk demiş.
Nilgün Marmara, Kırmızı Kahverengi Defter, s. 60.”
―
niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına
niye kimseler izin vermez yollarına
kuş konmasına?
"Öyle güzelsin ki
kuş koysunlar yoluna"
bir çocuk demiş.
Nilgün Marmara, Kırmızı Kahverengi Defter, s. 60.”
―
“Biz rengin değil
Ara rengin peşindeyiz”
―
Ara rengin peşindeyiz”
―
“Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden ,
Kendimi bulamıyorum .
Dönüp gelip kendime yerleşemiyorum”
―
Kendimi bulamıyorum .
Dönüp gelip kendime yerleşemiyorum”
―
“Anlamak" nasıl bir şeydir bu dokusundan bal rengi sonsuz bir acı sızdıran yerküredeki kusurlu varoluşumuzu?”
― Kırmızı Kahverengi Defter
― Kırmızı Kahverengi Defter
“Ben babamın yuvarladığı çığın altında kaldım.”
―
―
“Geri kalan zamanların ağırlığı ve şiddetini üstlenir, ben tek başıma yaşarım. Her insan bir odalık ve bir, yalnızca bir aynalıktır.”
― Kırmızı Kahverengi Defter
― Kırmızı Kahverengi Defter
“Çocukluğun kendini saf bir biçimde akışa bırakması ne güzeldi. Yiten bu işte!”
―
―
“Kentlerin havaalanlarından çok düşalanlarına ihtiyacı var. Yeni düşalanları yapılmalı, olanlar restore edilmeli ya da tümden yokedilmeli.”
― Kırmızı Kahverengi Defter
― Kırmızı Kahverengi Defter
“ÜIkem yok, cinsim yok, soyum yok, ırkım yok; ve bunları malettirici biricik güç, inancım yok. Hiçlik tanrısının kayrasıyla kutsanmış ben, inansam inansam bir buna inanabilirim.”
― Kağıtlar
― Kağıtlar
“Bakıldığında göz değirmisinden bir çiçek dürbünün / değil midir renklenme olasılıkları tabanında / görülen parçacıkların”
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
“Barış seninle olsun sülfür!”
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
“Ölüm, yaşayabilmek için sonsuza kaçındığımız, ama sözcükleri yaşatabildiğimiz için kucak açtığımız..”
― Kırmızı Kahverengi Defter
― Kırmızı Kahverengi Defter
“Bulanıklık olsa gerek sevgilim / bulanıklık. Işık korkutuyor kaçırtıyor. Ne, bir vampir mi ne? Sarımsaklar asın bahçelerinize, kazıklar saklayın, nallar ikonlar, maydanozlar, herdem çekirdek bir taze kolay küpler, küreler, prizmalar, yel değirmenleri, kekikler, keklikler, duman acıları, kutu yosmaları. Saklayın ve sakının. Adım başı adam başı adem başı yüceltilen bu çürük elmalara inanın ve sakının vampirlerden!”
― Kırmızı Kahverengi Defter
― Kırmızı Kahverengi Defter
“Ey, yüzleri bir babakuş gölgesine çakılmış olanlar, Üzgün adım, ileri marş!”
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
“Üşümüşüm, düşlerimin üzeri açıktı”
―
―
“Bilseler de uyuduğumuzda düşler
uyanıktır,
uyandığımızda uykuya dalar onlar
ve yalnızca kaplumbağalardır karanlığın içinde
düşleri de uyuyan!
Bir şey kalmaz,
Genlerin uçucu dilbilgisinden başkaca
ve hiçliğin kutsal komşuluğunda yaşarız.”
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
uyanıktır,
uyandığımızda uykuya dalar onlar
ve yalnızca kaplumbağalardır karanlığın içinde
düşleri de uyuyan!
Bir şey kalmaz,
Genlerin uçucu dilbilgisinden başkaca
ve hiçliğin kutsal komşuluğunda yaşarız.”
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
“Kimdi o kedi,zamanın eşyayı örseleyen korkusunda,eğerek kuşları yemlerine, bana ve suçlarıma dolanan?
Gök kaçınca üzerimizden ve yıldız dengi çözüldüğünde neydi yaklaşan yanan yatağından aslanlar geçirmiş ve gömütünün kapağı hep açık olana ? Yedi tül ardında yazgı uşağı, görüldüğünde tek boyutlu düzlüktür o ve bağlanmıştır körler örümcek salyası kablolarla birbirine sevişirken, iskeletin sevincini aklın yangınına döndüren, fil kuyruğu gerdanlıklarla. Yine de, o, zaman kedisi pençesi ensemde, üzünç kemiğimden çekerken beni kendi göğsüne, bir kahkaha bölüyor dokusunu düşler maketinin, uyanıyorum küstah sözcüklerle: Ey , iki adımlık yerküre Senin bütün arka bahçelerini gördüm ben !”
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
Gök kaçınca üzerimizden ve yıldız dengi çözüldüğünde neydi yaklaşan yanan yatağından aslanlar geçirmiş ve gömütünün kapağı hep açık olana ? Yedi tül ardında yazgı uşağı, görüldüğünde tek boyutlu düzlüktür o ve bağlanmıştır körler örümcek salyası kablolarla birbirine sevişirken, iskeletin sevincini aklın yangınına döndüren, fil kuyruğu gerdanlıklarla. Yine de, o, zaman kedisi pençesi ensemde, üzünç kemiğimden çekerken beni kendi göğsüne, bir kahkaha bölüyor dokusunu düşler maketinin, uyanıyorum küstah sözcüklerle: Ey , iki adımlık yerküre Senin bütün arka bahçelerini gördüm ben !”
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
“Çok yalnızım, mutsuzum
Göründüğüm gibi değilim aslında
Karanlıklarda kaybolmuşum
Bir ışık arıyorum, bir umut arıyorum uzun zamandır
Aradıkça batıyorum karanlık kuyulara
Kimse duymuyor çığlıklarımı
Duyan aldırış etmiyor çekip kurtarmak istemiyor
Bense insanların bu ilgisizliği karşısında ilgiye susamışım
Ümidimi yitirmişim
Biliyorum bir gün dayanamayacak küçük kalbim
Arkamı dönüp inandığım ve güvendiğim her şeye
Veda edeceğim.”
―
Göründüğüm gibi değilim aslında
Karanlıklarda kaybolmuşum
Bir ışık arıyorum, bir umut arıyorum uzun zamandır
Aradıkça batıyorum karanlık kuyulara
Kimse duymuyor çığlıklarımı
Duyan aldırış etmiyor çekip kurtarmak istemiyor
Bense insanların bu ilgisizliği karşısında ilgiye susamışım
Ümidimi yitirmişim
Biliyorum bir gün dayanamayacak küçük kalbim
Arkamı dönüp inandığım ve güvendiğim her şeye
Veda edeceğim.”
―
“..kendilerini ölmeden ceset olarak algılayanlar, intiharlarını başkalarının bir vasiyeti gerçekleştireceği gibi gerçekleştirir. ölüm yaşarken vardır, olmuştur. cesedi yakarak ortadan kaldırmak gerekir.”
― Kırmızı Kahverengi Defter
― Kırmızı Kahverengi Defter
“Her şeyi yazmıyorum, korkuyorum. Yazarsam çok dağılacağım gibi..
İyi ki doğdun #NilgünMarmara”
―
İyi ki doğdun #NilgünMarmara”
―
“Durma artık burada uysal âşık!
Aydınlık milinin yatağında.
Bilemiyoruz belki de meşe o ağacın adı,
Anlamıyoruz varolduğumuzu gölgesinde ağırbaşlılığın.
Veda geliyor şimdi, öğretmek için
Sergilenmeyi, uçuşan geriye dönen vakitte.
Kime, kime gönderiyor incelen yapraklarını
güzün, kavisin beyaz yanağıyla?
Bu aklıkta, minarem mavi benim.
Işığım denize kayıyor, bir sayıklama
İzleğiyle, bir zamanlar pay verdiğimiz insanlığa!
Nilgün Marmara”
―
Aydınlık milinin yatağında.
Bilemiyoruz belki de meşe o ağacın adı,
Anlamıyoruz varolduğumuzu gölgesinde ağırbaşlılığın.
Veda geliyor şimdi, öğretmek için
Sergilenmeyi, uçuşan geriye dönen vakitte.
Kime, kime gönderiyor incelen yapraklarını
güzün, kavisin beyaz yanağıyla?
Bu aklıkta, minarem mavi benim.
Işığım denize kayıyor, bir sayıklama
İzleğiyle, bir zamanlar pay verdiğimiz insanlığa!
Nilgün Marmara”
―
“Tutuyorum sevi çanını ellerimde,
Vurgusu ben'e dönük, yankısı çocukluğa.
Kendi ışıltısı deviniyor kendinde
katlanarak doyumu
töze doğru yayılıyor
başkayla aramızdaki
kimsesizliğe.”
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
Vurgusu ben'e dönük, yankısı çocukluğa.
Kendi ışıltısı deviniyor kendinde
katlanarak doyumu
töze doğru yayılıyor
başkayla aramızdaki
kimsesizliğe.”
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
“Dirim çürüyor yanıbaşımızda!
Dağılıyor kokusu ölümün,
bu bezgin şafaktan.
sırt dönüşler, yalanlar, aşağılamalarla
daha da ıralıyor canı
varoluş sevincimin.”
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
Dağılıyor kokusu ölümün,
bu bezgin şafaktan.
sırt dönüşler, yalanlar, aşağılamalarla
daha da ıralıyor canı
varoluş sevincimin.”
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
“Bir zaman önce elmalar omuzlarında billurlaşmış
Bir zaman önce besini yaşama bağlanan tohumlarmış
Bütün çiçeklerin iskeletleri gezinmekte şimdi
görümünün yörüngesinde-
Ve hala bilemiyor
Evrenin yumuşakçalarını!”
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler
Bir zaman önce besini yaşama bağlanan tohumlarmış
Bütün çiçeklerin iskeletleri gezinmekte şimdi
görümünün yörüngesinde-
Ve hala bilemiyor
Evrenin yumuşakçalarını!”
― Daktiloya Çekilmiş Şiirler




