Goodreads helps you follow your favorite authors. Be the first to learn about new releases!
Start by following Sabahattin Özel.

Sabahattin Özel Sabahattin Özel > Quotes

 

 (?)
Quotes are added by the Goodreads community and are not verified by Goodreads. (Learn more)
Showing 1-12 of 12
“Atatürk'ün yaşamı boyunca danıştığı, başarılarında büyük pay sahibi, son derece bilge bir danışmanı vardı. Maaşsız ve ücretsiz bu danışmanın adı "tarih"ti.”
Sabahattin Özel, Mustafa Kemal Atatürk – Yeni Gerçekler Yeni Düşünceler
“Sivas Kongresi günlerindeki ilginç gelişmelerden biri de, Adana'daki Fransız işgal kuvvetleri komutanı Albay Bremond'un Fransız Hükümeti adına Mustafa Kemal Paşa ile görüşmek istemesiydi. İsteği kabul edilen Bremond, kararlaştırılan günde otomobille gözleri bağlı olarak Sivas'a getirilmişti. Mustafa Kemal Paşa'nın kaldığı binanın önünde, 5-10 askerden oluşan bir askeri müfreze kendisine selam duruşunda bulunmuştu. Mustafa Kemal Paşa Bremond'u huzuruna kabul etti. Albay, Kuvayı Milliye'nin Adana'ya girmemesi koşuluyla, Fransa'nın yardımını vaat ediyordu. Mustafa Kemal Paşa verdiği cevapta, bu önerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını bildirmişti. Çünkü Kuvayı Milliye, Fransız albayın bildiği ordulardan değildi. Ona bir kez yürü emri verildikten sonra, dur emri verilemezdi. Bremond telaşlanarak önerilerini lehte değiştirme vaadinde bulunmuş, iki ülke arasındaki geleneksel dostluktan söz ederek önerisini yinelemişti. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa öneriyi arkadaşlarıyla görüşeceğini söyleyerek yan odaya geçmişti. Ardından kendisine önerisinin kabul edildiğini, Kuvayı Milliye'ye durması için emir vereceğini bildirmişti. Oysa o zaman yürüyor, yürüyecek denilen ordu, Mustafa Kemal Paşa'nın Sivas'taki ikametgâhının önünde nöbet tutan, Fransız albayı karşılayan 5-10 kişiyi geçmiyordu.”
Sabahattin Özel, Mustafa Kemal Atatürk – Yeni Gerçekler Yeni Düşünceler
“Haziran 1902 sonlarında Harbiye öğrencisi Mustafa Kemal sınıf arkadaşı Ali Fuat'ın Kuzguncuk'taki evindeydi. Orada Ali Fuat'ın babası İsmail Fazıl Paşa'nın konuğu Osman Nizami Paşa ile tanışmıştı. Her ikisi ertesi gün uzunca konuşma fırsatı bulmuşlardı. Konuşma ülkenin kötüye gidişi üzerineydi. Almanca ve Fransızcayı anadili gibi, İngilizceyi de hatasız konuşan Osman Nizami Paşa istibdat yönetiminin bir gün elbette yıkılacağından kuşku duymuyordu. Ancak batılı anlamda bir yönetimin ülkeyi her bakımdan kalkındıracağına inanıyordu. Mustafa Kemal, Osman Nizami Paşa'nın bu görüşüne şu sözlerle cevap vermişti: "Batılı anlamdaki yönetimler de zamanla gelişmişlerdir. Bugün uyur gibi görünen milletimizin çok yeteneği ve cevheri vardır. Fakat bir devrim olduğunda bugün işbaşında olanlar yerlerini korumaya kalkarlarsa, o zaman söylediklerinizi kabul etmek gerekir. Yeni kuşaklar içinden her hususta güvene layık insanlar çıkacaktır." Osman Nizami Paşa bu sözlere cevap vermemekle beraber, kendisine hitaben şu değerlendirmede bulunmuştu: "Mustafa Kemal Efendi oğlum, görüyorum ki, İsmail Fazıl Paşa seni takdir etmek hususunda yanılmamış. Şimdi ben de onunla aynı fikirdeyim. Sen, bizler gibi yalnız kurmay subay olarak normal bir hayata atılmayacaksın. Keskin zekân, yüksek yeteneğin ülkenin geleceği üzerinde etkili olacaktır. Bu sözlerimi bir kompliman olarak alma. Sende, ülkenin başına gelen büyük adamların daha gençliklerinde gösterdikleri seçkin yetenek ve zekâ belirtilerini görmekteyim. İnşallah yanılmamış olurum.”
Sabahattin Özel, Mustafa Kemal Atatürk – Yeni Gerçekler Yeni Düşünceler
“Arıburnu komutanıydım. İki tarafın ateş hatları arasında en çok 50-60 metre mesafe vardı. Birbirine en yakın hatlar arasında dolaşan Türk ve İngiliz keşif kollarından iki asker, gecenin koyu karanlığında ellerindeki silahları kullanamayacak kadar burun buruna gelince doğrudan birbirlerini boğazlamak için ellerine başvurmuşlardı. İngiliz askeri yumruklarını sıkarak boks denilen sporu, Türk askerinin vücut ve kalbi üzerinde uygulamaya başlamıştı. Bu ustaca yumruk sporunu bilmeyen Türk askeri, aldığı darbelerin etkisi altında iki elini rakibinin boğazına uzatarak gırtlağına sarılmıştı. İngiliz askerinin boğazı iki demir pençenin mengenesinde sıkışınca, Türk askerinin aldığı darbeler hafifleyerek kesilmişti. Türk askeri, İngiliz askerini sürükleyerek benim yanıma getirmişti. Vakit gece yarısını geçiyordu. Önce düşman askerini sorguladım. "Ne oldu? Sen niçin buralara kadar geldin" diye sordum. "Spor" cevabını verdi. Bizimkine "Nasıl oldu" diye sordum. Er, tutsağının verdiği bilimsel cevabı anlamamış olmaktan çekinerek "Bilmiyorum" dedi. Ben birincinin bilimsel ve fenni değil, ikincinin cehaletten çok edep ve terbiyesi üzerinde fazla durmadım. Tutsağa tekrar "Sen sportmen misin?" diye sordum. "Evet, çok iyi" cevabını verdi. Bizim askeri nasıl bulduğunu sordum. "Bilmiyor" dedi. Bizimkine "Duyuyor musun? Senin için bilmiyor, cahildir" deyince, kısaca "Huzurunuza getirdim efendim" diye cevapladı. Atatürk devam etti: "Benden spor nedir diye sorulursa, vereceğim cevap şudur. Spor, vatanın, milletin yüksek menfaatlerine saldıranları gırtlağından yakalayarak ülke ve millet tutkunlarının huzuruna getirebilme yeteneğidir.”
Sabahattin Özel, Mustafa Kemal Atatürk – Yeni Gerçekler Yeni Düşünceler
“Mustafa Kemal Paşa pantolonunun cebindeki örme para kesesini çıkararak, içindekileri masaya dökmüş, Hacı Derviş'ten çarşıya giderek büyük bir hesap defteri almasını istemişti. Hacı Derviş epeyce dolaştıktan sonra, bir manifaturacının Balkan Savaşı sırasında İstanbul'dan getirtip henüz kullanma fırsatı bulamadığı bir defteri satın alıp dönmüştü. Mustafa Kemal Paşa masrafları kuruşu kuruşuna deftere yazmasını istemişti. Hacı Derviş buna pek bir anlam veremeyip, bu günlerde sizden kim hesap sorabilir deyince, Paşa "Çocuk, bir gün gelir, millet benden de, başkasından da tek tek hesap sorar" cevabını vermişti. Mustafa Kemal Paşa, Sivas'tan ayrılırken, defteri Hacı Derviş'ten istemiş ve beraberinde götürmüştü.”
Sabahattin Özel, Mustafa Kemal Atatürk – Yeni Gerçekler Yeni Düşünceler
“Kendisine çizdiği yoldaki kararlılığını, Namık Kemal'in "Felek her türlü esbabı cefasın toplasın gelsin./ Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azimetten" dizeleriyle ifade etmiştir. Tarihin üzücü olayları söz konusu ise, Namık Kemal'in "Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini./ Yokmuş kurtaracak bahtı kara maderini" dizelerini seslendirir; ardından "Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini./ Elbet bulunur kurtaracak bahtı kara maderini" şekline uyarladığı dizelerle umutsuzluğa meydan okurdu.”
Sabahattin Özel, Mustafa Kemal Atatürk – Yeni Gerçekler Yeni Düşünceler
“Zira henüz kolağası iken Mustafa Kemal'in arkadaş çevresinde yarı şaka, yarı ciddi kendisine devlet başkanlığı rolünü biçmekten geri kalmadığı sır değildir. Selanik günlerinde arkadaşları Tevfik Rüştü (Aras), Nuri (Conker) ve Salih (Bozok) beylere nazırlık vb. görevler dağıttığı, buna karşılık "Peki bu görevlere bizi getirmek için sen ne olacaksın? Yoksa padişah mı?" sorusuna, "Ondan da büyük" cevabını verdiği bilinmektedir. Atatürk'ün bu özelliğini Enver Paşa'nın da keşfettiği anlaşılmaktadır. Zira Enver Paşa, Çanakkale'deki başarılarının ardından paşalığa yükseltilmesinin geciktirilmemesini hatırlatan Talat Paşa'ya, "Mustafa Kemal’in mirlivalığa terfi iradesi cebimdedir. Ama siz onu bilmezsiniz. O hiçbir şeyle memnun olmaz. General olur, korgenerallik ister. Korgeneral olur, orgenerallik ister. Orgeneral olur, müşirlik ister. Müşir yaparsınız, bununla da yetinmez, padişahlık ister!" cevabını vermiştir. Atatürk daha sonra Enver Paşa'nın bu sözleri kendisine nakledildiğinde, "Ben Enver'in o kadar zeki olduğunu bilmezdim" demiştir.”
Sabahattin Özel, Mustafa Kemal Atatürk – Yeni Gerçekler Yeni Düşünceler
“Atatürk ve arkadaşları İzmir'in işgal edileceğini yabancı kaynaklardan kesin şekilde öğrenmişlerdi. Anlaşıldığına göre, bu konuda hükümet de bilgi sahibiydi. Sadrazam Damat Ferit Paşa, İtalyan temsilcisi Kont Sforza ile Trabya'daki elçilikte bir görüşme yaparak İzmir'in işgalini İtalya'ya önermişti. Buna gerekçe olarak da, Türk milletinin buna karşı çıkmayacağını, dolayısıyla kan dökülmeyeceğini ileri sürmüştü. Fakat bu ziyaretin ardından Mustafa Kemal Paşa da İtalyan temsilcisine bir adamı vasıtasıyla şu mesajı göndermişti: "Duyduk ki, size bir öneride bulunmuşlar. Fakat hiç kuşku duymayın ki, Yunanlılarla nasıl dövüşeceksek, sizinle de öyle dövüşürüz." Kont Sforza, İzmir'i kendisine vermeyi öneren adama değil de, sizinle dövüşürüz diyen adama saygı duymuştu.”
Sabahattin Özel, Mustafa Kemal Atatürk – Yeni Gerçekler Yeni Düşünceler
“Gerçekten Kuran-ı Kerim'i yüzyıllardır anlamadan okuyan Müslüman bir topluma kutsal kitabını anlayabilme yolunu açmaktan daha büyük din hizmeti olabilir mi? Atatürk Türkçe Kuran-ı Kerim'lerin dağıtılmasına ayrı bir özen göstermiştir.”
Sabahattin Özel, Mustafa Kemal Atatürk – Yeni Gerçekler Yeni Düşünceler
“Yüzyıllarca Türkler Osmanlı İmparatorluğu'nun bir azınlığını oluşturmaktaydılar. Fakat şimdi Osmanlı İmparatorluğu ölmüştür. Biz şimdi Türk'üz ve yalnız Türk'üz. Bunun içindir ki, Türkiye'nin yalnız Türklere ait olmasını isteriz. Evimizin efendisi olacağız.”
Sabahattin Özel, Mustafa Kemal Atatürk – Yeni Gerçekler Yeni Düşünceler
“Bana diyorsun ki uzun bir süre mezarda yattıktan
Sonra dirileceğim.
Ve diyorsun ki o zaman bir bağ, bahçede yaşayacağım.
Orada nefis yemekler yiyeceğim, nefis şaraplar içeceğim
Kara gözlü huriler, dilber oğlanlar arasında yaşayacağım
Ey zavallı adam, dilinin hastalığı ne ki böyle delice
Şeyler söylüyorsun?”
Sabahattin Özel, Mustafa Kemal Atatürk – Yeni Gerçekler Yeni Düşünceler
“Büyük Taarruz'da Atatürk ve Fevzi Paşa İzmir'e doğru ilerleyen Türk ordusunu izlemiş, bazen buğday, bazen üzüm çuvalları üzerinde ikişer saat uykuyla yetinmek zorunda kalmışlardı. Bu anlardan birinde Atatürk üzerine uzandığı çuvalın deliğinden aldığı bir avuç üzümü ağzına atmadan Fevzi Paşa'ya gülerek "Paşam, şu hayatın cilvesine bak. Aslanlık edelim derken çuval deliğinden üzüm çalan farelere döndük" sözlerini söylemişti.”
Sabahattin Özel, Mustafa Kemal Atatürk – Yeni Gerçekler Yeni Düşünceler

All Quotes | Add A Quote