Giray > Giray's Quotes

Showing 1-30 of 50
« previous 1
sort by

  • #1
    Friedrich Nietzsche
    “Without music, life would be a mistake.”
    Friedrich Nietzsche, Twilight of the Idols

  • #1
    Friedrich Nietzsche
    “In heaven, all the interesting people are missing.”
    Friedrich Nietzsche

  • #2
    Sabahattin Ali
    “Bu söylediğiniz bir an meselesidir." dedim. "İçinizde mevcut olan sevgi, alaka, sarih olarak bilinmeyen bazı vesilelerle, zamanı tayin edilemeyecek olan bir anda, birdenbire birikir, yoğunlaşır; nasıl tatlı tatlı ısıtan güneş ışığı bir zaman sonra bir noktada toplanıyor ve yakmaya başlıyorsa, kuvvetini fevkalade arttıran bu sevgi de sizi sarar ve tutuşturur. Onu dışarıdan birdenbire gelen bir şey zannetmek doğru değildir. O, içimizde zaten mevcut olan hislerin bizi şaşırtacak kadar şiddetlenivermesinden ibarettir.”
    Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna

  • #3
    Jean-Paul Sartre
    “If you're lonely when you're alone, you're in bad company.”
    Jean-Paul Sartre

  • #4
    Franz Kafka
    “Slept, awoke, slept, awoke, miserable life.”
    franz kafka

  • #5
    Sait Faik Abasıyanık
    “Şu karşıki sandalı görüyor musun? Bakın sahile yaklaşıyor. Onu yürüten şey nedir? Kürekleri değil mi? Ya şu uçan martılar! Kanatları yolunsa artık uçabilir mi? Düşünce de böyledir. Dört duvar arasına kapatılmak istenirse kanatsız kuş, küreksiz sandal oluverir ve bütün manasını kaybeder.”
    Sait Faik Abasıyanık, Birtakım İnsanlar

  • #6
    Sait Faik Abasıyanık
    “Edebi eserler, insanı yeni ve mesut, başka iyi ve güzel bir dünyaya götürmeye yardım etmiyorlarsa neye yarar?”
    Sait Faik Abasıyanık

  • #8
    Sabahattin Ali
    “Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hâlâ kabul edemiyor musunuz? Bütün yakınlaşmalar, bütün birleşmeler yalancıdır. İnsanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler, üst tarafını uydururlar; ve günün birinde hatalarını anlayınca, yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar. Halbuki mümkün olanla kanaat etseler, hayallerindekini hakikat zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz.”
    Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna

  • #9
    Sabahattin Ali
    “Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?”
    Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna

  • #10
    Sabahattin Ali
    “.. Bundan sonra aradaki buzu çözmeye, bu insanların birbirlerine karşı duydukları müthiş yabancılığı gidermeye imkan yoktu. İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar. ”
    Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna

  • #11
    Sabahattin Ali
    “İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyor.”
    Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna

  • #12
    Sabahattin Ali
    “İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir.”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

  • #13
    Sabahattin Ali
    “Kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil… İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile… Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımdan küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman nasıl hazin bir hal aldığımı tasvir edemezsiniz. Kış günü sokağa atılmış bir kedi gibi kendimi zavallı hissediyorum.”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

  • #14
    Sabahattin Ali
    “Bu eksik sana değil, bana ait. Bende inanmak noksanmış. Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum. Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar. Ama şimdi inanıyorum. Sen beni inandırdın. Seni seviyorum. Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum.”
    Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna

  • #15
    Sabahattin Ali
    “Bütün yakınlaşmalar,bütün birleşmeler yalancıdır.İnsanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler,üst tarafını uydururlar; ve günün birinde hatalarını anlayınca,yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar.”
    Sabahattin Ali

  • #16
    Fyodor Dostoevsky
    “Taking a new step, uttering a new word, is what people fear most.”
    Fyodor Dostoevsky, Crime and Punishment

  • #17
    Edip Cansever
    “...

    Konuşuyoruz desem, konuşmuyoruz da
    Ayrı ayrı şeyler düşünüyoruz üstelik
    birbirimize bakarak
    Ne seviyoruz, ne de sevmiyoruz birbirimizi
    Ne varız, ne de yokuz gerçekte
    İki lamba gibiyiz, iki ayrı yerinden
    Aydınlatan odayı

    Değilsek de yakın birbirimize
    Uzak da sayılmayız büsbütün
    Gökyüzünde iki uçurtma başıboş
    Yan yanayızdır sadece

    Her çiçek bir çoğulluktur gününe göre
    Yalnızlık çoğulluktur
    Sanırım bir giz de yok bu beraberlikte

    ...”
    Edip Cansever

  • #18
    Aldous Huxley
    “Ama gözyaşları gereklidir. Othello'nun söylediklerini hatırlamıyor musunuz? Böyle bir huzur gelecekse her fırtınanın ardından essin rüzgarlar ta ki ölümü uyandırana dek.”
    Aldous Huxley

  • #19
    Ahmet Hamdi Tanpınar
    “... Hayat dar, fakat tabiat genis ve munisti.”
    Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur

  • #20
    Oğuz Atay
    “Öldükten sonra insanların bir yerde buluştuklarını söyleyenlere inanmak isterdim. Yaşarken, ne sıkıcı ve soluk insanlarla birlikte geçiriyoruz ömrümüzü. Hiç olmazsa öldükten sonra, aralarımda bulunmaktan zevk alacağımız insanlarla yaşasaydık.”
    Oğuz Atay, Tutunamayanlar

  • #21
    Yusuf Atılgan
    “Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu; asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar.”
    Yusuf Atılgan, Aylak Adam

  • #22
    Hakan Günday
    “İnsanlar..." dedim fısıldayarak. "Taşırlar insanları. Kundaktayken, tabuttayken. Hep taşıyacak birileri olur. Bazıları dostluktan, bazıları cepteki paradan, bazıları da içinde bulundukları sistem bir gün onlara da taşınma sırasının geleceğini söylediği için, taşırlar insanı...”
    Hakan Günday, Kinyas ve Kayra

  • #23
    Hakan Günday
    “Daha anlayamamıştı sonunda ölüm olan bir hayatta mutlu son olmasının mantığa aykırı olduğunu. Ölüm mutlu bir son olamazdı. Kimse için. Ama yine de insanlar, kendilerini kandırmak için hayatlarını dönemlere bölüyorlar ve ancak o dönemlere mutlu sonlar uydurabiliyorlardı. Oysa hayat, her bölümünde ayrı bir hikayenin döndüğü neşeli bir dizi değil, sonunda herkesin öldüğü ve katilin bulunamadığı sıkıcı bir filmdi.”
    Hakan Günday, Kinyas ve Kayra

  • #24
    Hakan Günday
    “Sen de fark ettin mi? Az, dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.”
    Hakan Günday

  • #25
    Hakan Günday
    “Çok mutsuz sonların birinci şartı çok mutlu başlangıçlardır.”
    Hakan Günday, Piç

  • #26
    Hakan Günday
    “Gelecekten bir şey beklemeyenler mutluluklarını geçmişte yaratırlar.”
    Hakan Günday, Piç

  • #27
    Hakan Günday
    “Hiçbir travesti bir ev kadını olmak için giymez eteği. Amaç en güzel kadın olmaktır...”
    Hakan Günday, Kinyas ve Kayra

  • #28
    Hakan Günday
    “Eğer geçmeseydi Kuranı Kerim'in üstünden onlarca kuşak, ben inanırdım yazılanların hepsine. Ama inanmıyorum o onarca kuşağın dürüstlüğüne. O onlarca kuşağın dinine sadakatine inanmıyorum. Çünkü insanı tanıyorum. Çünkü kendimi tanıyorum. Canı öyle çektiği için duaları değiştirecek her dinden kuşaklar tanıyorum. İnsan dokunduğu her şeyi kirletmiştir bugüne kadar. Dinin kendini bundan koruması o kadar uzak bir ihtimal ki! Kimse gelip anlatmasın bana insanın iyiliğini, din kitaplarını.”
    Hakan Günday, Kinyas ve Kayra

  • #29
    J.D. Salinger
    “Laf aramızda, sen neden sinir krizi geçiriyorsun acaba? yani, bütün gücün kuvvetinle çöküntüye uğrayabiliyorsan eğer, neden aynı enerjiyi sapasağlam ayakta kalmak için harcamıyorsun?”
    J.D. Salinger

  • #30
    “Her şey çok anlamsız!Hayat,kendi kendilerini kopyalayan dev moleküllerden başka bir şey değil.Hayat dediğimiz sadece kimyadan ibaret.Periyodik tabloyu ezberlersek yeter.Evrendeki en bol iki elementin,hidrojen ile helyumun,aynı zamanda en hafif iki element olması her şeyi açıklıyor zaten.Böyle hafif bir evrende anlam ne arasın?Anlam ağırdır...Dibe çöker.Falcılar bu nedenle kahvenin telvesine bakarlar.”
    Barış Bıçakçı



Rss
« previous 1