Dead Flag Blues Quotes
Quotes tagged as "dead_flag_blues"
Showing 1-1 of 1
“Her şey neden ters gitmeye başladı?” diye düşüncelere dalıyor. Cevabı ikimiz de biliyoruz: Edebiyat yüzünden! Ah keşke matematikten anlasaydık! Keşke matematiğe bassaydı kafamız!
W.’nin matematik kitapları var, her sene okumaya çalışıyor onları. “Diferansiyel denklemleri hiç yapamıyorum,” diyor. Yunanca gibi. Yunancayı da her sene öğrenmeye çalışıyor ama haber kipinin geniş zamanında takılıp kalıyor. “Geniş zaman hep yeniyor beni.” Matematiğe yatkın tanıdıklarımızın isimlerini sıralayıp iç geçiriyoruz. “Onların bir ederi var,” diyor W., “bizim yok halbuki.”
“Ama bizim de neşemiz var,” diyor sonra. “Özünde neşeli insanlarız.” Dediklerine katılıyorum. Çok azla yetinebiliyoruz, mutlu olmak için çok şeye ihtiyacımız yok. Aptallar mutludur, bunda hemfikiriz. Budalaca memnunuz halimizden. “Galiba bana kazandırdığın tek şey bu” diyor W., “bu budalalık.”
Sınırlarımızı bildik ikimiz de hep, bu konuda hemfikiriz. Ama bu sınırları bilmek onları kabullenmekten çok farklı bir şey. Doğrusunu isterseniz bütün hayat hikayemiz sınırlarımızı kabullenmememiz ve pencereye toslayıp duran güveler gibi bu sınırlara çarpa çarpa kendimizi harap etmemizden ibaret.
Sınırlarımız bizi büyülüyor evet. En baştan beri bu sınırları hedef aldık kendimize; muhalefetimiz bizden herhangi bir beklentisi olan bir dünyaya değil, kendi beklentilerimize.
Ne yapabileceğimizi düşünüyorduk acaba? Nereden gelmişti bu vahşice umut? Bizimkinin saf bir budalalık hali olduğuna karar veriyoruz. Tamam, budalalıklarının derinliğini tam olarak kavrayamayan budalalarız biz. Budalalığın mistikleri denebilir bize; cehalet bulutlarının içinde kaybolmuş mistik budalalarız.
Budalalık, ortak noktamız bu. Arkadaşlığımız sınırlarımız üstüne kurulu ve bu temelden çok uzaklaşmıyor.
W. süpermarketten eve yürürken, "Neşe doluyuz," diyor, "bizi kurtaran bu." Neden başarısızlıklarımızı bunca eğlenceli buluyoruz? Ama gerçekten kurtarıyor bizi neşemiz; dünyaya hediyemiz bu. Çok azla memnun olabiliyoruz: Bize bir bakın, elimizde torbalar, içinde donmuş bir tavuk, biraz yeşillik, biraz baharat, güneşin altında eve yürüyoruz. Kahkaha bir yetenektir, diyorum. "Budalalık," diyor W., "bir yetenektir.”
― Spurious
W.’nin matematik kitapları var, her sene okumaya çalışıyor onları. “Diferansiyel denklemleri hiç yapamıyorum,” diyor. Yunanca gibi. Yunancayı da her sene öğrenmeye çalışıyor ama haber kipinin geniş zamanında takılıp kalıyor. “Geniş zaman hep yeniyor beni.” Matematiğe yatkın tanıdıklarımızın isimlerini sıralayıp iç geçiriyoruz. “Onların bir ederi var,” diyor W., “bizim yok halbuki.”
“Ama bizim de neşemiz var,” diyor sonra. “Özünde neşeli insanlarız.” Dediklerine katılıyorum. Çok azla yetinebiliyoruz, mutlu olmak için çok şeye ihtiyacımız yok. Aptallar mutludur, bunda hemfikiriz. Budalaca memnunuz halimizden. “Galiba bana kazandırdığın tek şey bu” diyor W., “bu budalalık.”
Sınırlarımızı bildik ikimiz de hep, bu konuda hemfikiriz. Ama bu sınırları bilmek onları kabullenmekten çok farklı bir şey. Doğrusunu isterseniz bütün hayat hikayemiz sınırlarımızı kabullenmememiz ve pencereye toslayıp duran güveler gibi bu sınırlara çarpa çarpa kendimizi harap etmemizden ibaret.
Sınırlarımız bizi büyülüyor evet. En baştan beri bu sınırları hedef aldık kendimize; muhalefetimiz bizden herhangi bir beklentisi olan bir dünyaya değil, kendi beklentilerimize.
Ne yapabileceğimizi düşünüyorduk acaba? Nereden gelmişti bu vahşice umut? Bizimkinin saf bir budalalık hali olduğuna karar veriyoruz. Tamam, budalalıklarının derinliğini tam olarak kavrayamayan budalalarız biz. Budalalığın mistikleri denebilir bize; cehalet bulutlarının içinde kaybolmuş mistik budalalarız.
Budalalık, ortak noktamız bu. Arkadaşlığımız sınırlarımız üstüne kurulu ve bu temelden çok uzaklaşmıyor.
W. süpermarketten eve yürürken, "Neşe doluyuz," diyor, "bizi kurtaran bu." Neden başarısızlıklarımızı bunca eğlenceli buluyoruz? Ama gerçekten kurtarıyor bizi neşemiz; dünyaya hediyemiz bu. Çok azla memnun olabiliyoruz: Bize bir bakın, elimizde torbalar, içinde donmuş bir tavuk, biraz yeşillik, biraz baharat, güneşin altında eve yürüyoruz. Kahkaha bir yetenektir, diyorum. "Budalalık," diyor W., "bir yetenektir.”
― Spurious
All Quotes
|
My Quotes
|
Add A Quote
Browse By Tag
- Love Quotes 102k
- Life Quotes 80k
- Inspirational Quotes 76.5k
- Humor Quotes 44.5k
- Philosophy Quotes 31.5k
- Inspirational Quotes Quotes 29k
- God Quotes 27k
- Truth Quotes 25k
- Wisdom Quotes 25k
- Romance Quotes 24.5k
- Poetry Quotes 23.5k
- Life Lessons Quotes 23k
- Quotes Quotes 21k
- Death Quotes 20.5k
- Happiness Quotes 19k
- Hope Quotes 18.5k
- Faith Quotes 18.5k
- Inspiration Quotes 17.5k
- Spirituality Quotes 16k
- Relationships Quotes 16k
- Life Quotes Quotes 15.5k
- Motivational Quotes 15.5k
- Religion Quotes 15.5k
- Love Quotes Quotes 15.5k
- Writing Quotes 15k
- Success Quotes 14k
- Motivation Quotes 13.5k
- Travel Quotes 13.5k
- Time Quotes 13k
- Motivational Quotes Quotes 12.5k
