Ezilenler Quotes

Quotes tagged as "ezilenler" Showing 1-5 of 5
Fyodor Dostoevsky
“Keşke imkân olsaydı da (ki insan tabiatı için bu asla mümkün değildir) herkes, hepimiz, benliğimizin en gizli köşelerini olduğu gibi açığa vurabilseydik; başkalarına, hatta en yakın dostlarımıza, sırası gelince kendimize bile itiraf etmekten çekindiğimiz ne varsa, hepsini korkmadan ortaya dökebilseydik, dünyayı saracak pis kokudan hepimiz boğulurduk. Parantez içinde söyleyeyim, toplumu düzenleyen yasalar, görgü kuralları bu bakımdan iyidir zaten. Derin bir fikir gizlidir bunlarda; ahlaki olduğu iddia edilemeyecek ama, koruyucu, bize rahatlık sağlayan bir fikir. Bu da azımsanmamalı, çünkü ahlak da rahatlıktan başka bir şey değildir, yani rahatımız için icat edilmiştir. …Son olarak şunu söyleyeyim: Kusurlarımı, ahlaksızlığımı, sefihliğimi başıma kakıyorsunuz; oysa bütün suçum başkalarından daha içten olmam, o kadar. Demin de dediğim gibi, başkalarının kendilerinden bile sakladığı gerçekleri ben açıkça ortaya döküyorum.”
Fyodor Dostoyevsky, The Insulted and Humiliated

Fyodor Dostoevsky
“Nataşa’nın belki babasından geçmiş, bütün iyi kalpli insanlara has bir özelliği vardı: Karşısındakini olduğundan iyi görür, daha ilk bakıştan büyük bir heyecanla meziyetlerini büyütürdü. Bu çeşit insanların hayal kırıklığına, hele sebebin kendileri olduğunu bilerek uğramaları pek acı olur. Ne diye kendilerine verilebilecekten fazlasını umarlar sanki? Böyleleri, her an hayal kırıklığı tehlikesiyle karşılaşmaktansa, köşelerine çekilip dünyayla bağlantıyı kesmeli en iyisi. Dikkat ettim, köşeleri öyle severler ki, zamanla büsbütün yabanileşirler.”
Fyodor Dostoyevsky, The Insulted and Humiliated

Fyodor Dostoevsky
“Dar bir evde düşüncelerin de daraldığını fark etmiştim.”
Fyodor Dostoyevsky, The Insulted and Humiliated

Ozan Önen
“Herkes birbirini eziyorken dahi karıncaları ezmemeli. Unutma: sen de bir karıncasın. Ben de bir karıncayım. Olursa olur, olmazsa rakı içeriz.”
Ozan Önen, Babam Beni Şahdamarımdan Öptü

Fyodor Dostoevsky
“Petersburg’un mart güneşini, hele gurubu pek severim, berrak, ayaz akşamlarda elbette. Ansızın parlak bir ışığa boğulan tüm sokak parıldar. Evlerin hepsi ansızın ışıldamaya başlar sanki. Boz, sarımtırak, kirli yeşil renkler bir anda tüm somurtkanlıklarını kaybederler; sanki içiniz birden ferahlar, sanki biri sizi dirseğiyle dürtmüş gibi irkilirsiniz. Yepyeni bir görüş, yepyeni düşünceler… Bir tek güneş ışığı insan ruhunda neler yapabiliyor, hayret!”
Fyodor Dostoyevsky, The Insulted and Humiliated