Kendiliğindencilik Quotes

Quotes tagged as "kendiliğindencilik" Showing 1-2 of 2
Karl Kautsky
“Bir öğreti olarak sosyalizm, elbette, tıpkı proletaryanın sınıf mücadelesi gibi, günümüz ekonomik koşullarından doğduğu gibi, yine tıpkı onun gibi, kapitalizmin kitleler içinde yarattığı yoksulluğa ve sefalete karşı mücadeleden doğar; ama bunlar, birbirinden değil, yan yana ve farklı koşullar altında doğarlar. Modern sosyalist bilinç, ancak derin bir bilimsel kavrayış temelinde ortaya çıkabilir. Gerçekten de günümüz ekonomi bilimi, örneğin günümüz teknolojisi gibi, sosyalist üretimin bir ön koşulunu oluşturur; ne var ki proletarya ne denli isterse istesin, ne birini ne de ötekini yaratabilir; her ikisi de günümüz toplumsal süreçten doğar. Bilimin taşıyıcısı ise proletarya değil, burjuva aydın tabakasıdır. Modern sosyalizm de bu tabakanın tek tek üyeleri arasında doğmuş ve bu üyeler aracılığıyla fikri bakımdan son derece gelişkin proleterlere aktarılmıştır ve onlar da koşulların izin verdiği yerde onu proletaryanın sınıf mücadelesine taşımışlardır. Yani sosyalist bilinç, proletaryanın sınıf mücadelesine dışarıdan taşınan bir şeydir (von außen Hineingetragenes), sınıf mücadelesinden kendi kendine çıkan (urwuchsig) bir şey değildir.”
Karl Kautsky

Vladimir Lenin
“Rusya'da, hem 1870'li, hem de 1860'lı yıllarda (hatta 19. yüzyılın ilk yarısında) da grevler oldu ve bunlar makinelerin vb. "kendiliğinden" tahrip edilmesi vb. eşliğinde yaşanan grevlerdi. Bu "isyanlarla" karşılaştırıldığında, 1890'lı yıllardaki grevleri "bilinçli" grevler olarak tanımlamak bile mümkün; bu dönemde işçi hareketinin ileri doğru attığı adım böylesine önemlidir. Bu bize, "kendiliğinden unsurun", aslında, bilinçliliğin nüve halinden başka bir şey olmadığını gösterir.

İlkel ayaklanmalar da kendilerini belli bir bilinç uyanışıyla ifade etmişlerdi: İşçiler, kendilerini ezen düzenin değişmezliğine çağlar boyu sürüp gelen inançlarını yitirmişler ve ortak bir karşı koyuşun gerekliliğini, anlamaya demeyeceğim ama hissetmeye başlamışlar, efendileri karşısındaki kölece boyun eğişe kesin bir son vermişlerdi. Fakat bu yine de mücadele olmaktan çok, çaresizliğin ve öç alma duygusunun bir dışa vurumuydu.

1890'ların grevleri, çok daha fazla bilinç belirtileri gösteriyordu: Belli talepler öne sürülüyor, eylem için hangi anın uygun olduğu önceden hesaplanıyor, başka yerlerde gerçekleşen belirli olaylar ve örnekler değerlendiriliyor vb. Eğer isyanlar ezilen insanların sadece başkaldırısı idiyse, sistematik grevler de sınıf mücadelesinin ilk nüvelerini ifade ediyordu,”
Vladimir Lenin, What Is to Be Done?