Rus Edebiyatı Quotes
Quotes tagged as "rus-edebiyatı"
Showing 1-16 of 16
“Sosyeteymiş, toplummuş! Sen, herhalde kasten götürüyorsun beni bu sosyete ve toplumlara, orada olma isteğinden tümden kurtulmam için. Yaşam, ah güzel yaşam! Onu nerede aramalı? Aklın, kalbin ilgilerinde mi? Bütün bunların çevresinde döndüğü merkezi göster: öyle bir şey yok, derin bir şey, canlı bir şey yok. Bütün bunlar ölü, uyuyan insanlar, benden de kötü bu sosyete ve toplum üyeleri! Onları yaşamda sürükleyen şey ne? Bunlar yatmayıp her gün sinekler gibi, ileri geri uçuşuyorlar, ama ne için? Bir salona giriyorsun ve misafirlerin nasıl simetrik bir şekilde yerleştiğine, nasıl huzurlu ve derin düşüncelere dalmış bir şekilde kâğıt oynamaya oturduğuna şaşakalıyorsun. Diyecek bir şey yok, şanlı bir yaşam vazifesi! Hareket arayan bir akıl için mükemmel örnek! Bunlar ölü değil mi? Yaşamları boyunca oturup pineklemiyorlar mı? Neden ben evde yattığım ve aklımı valelerle, sineklerle bozmadığım için daha suçlu oluyormuşum?” “Yaşlı onların hepsi, bunu bin kez konuştuk,” dedi Ştoltz. “Daha yeni bir şeyin yok mu?” “Peki bizim iyi gençlerimiz, onlar ne yapıyor? Herhalde uyumuyor, Neva Bulvarı’nda geziniyor, dans ediyorlar? Her gün boş yere üst üste yığılan günler! Ama baksana, onlar gibi giyinmeyen, onların unvan ve adını taşımayanlara nasıl kibirle ve tarifsiz bir özgüvenle, küçümseyici bakışlarla bakıyorlar. Ve zavallılar kendilerinin kalabalıktan yüksekte olduğunu hayal ediyor: ‘Bizler, bizden başka kimsenin çalışmadığı yerlerde çalışırız; biz koltukların en ön sırasındayız, Knez N.’nin balosundayız, sadece bizi davet ettiler bu baloya’... Ama bir araya toplanınca da vahşiler gibi içip kavga ederler! Bunlar mı canlı, uyumayan insanlar? Hem sadece gençler de değil: yetişkinlere de bak. Bir araya geliyor, birbirlerini davet ediyorlar, ne büyük konukseverlik, ne iyilik, ne birbirlerine düşkünlük! Öğle yemeğinde, akşam yemeğinde görev gibi toplanıyorlar, neşesiz, soğuk bir halde, aşçılarıyla, salonlarıyla övünmek ve sonra da bıyık altından gülmek, birbirlerine çelme takmak için. Evvelsi gün, yemekten sonra orada bulunmayan ünlüleri karalamaya başladıkları zaman nereye bakacağımı bilemedim, masanın altına saklanmak istedim: ‘O aptal, bu rezil, diğeri hırsız, ötekisi komik’; sanki avlanıyorlar! Bunu söylerken bir de birbirlerine şöyle der gibi bakıyorlar: ‘Haydi çık sen dışarı, sıra sana da gelecek...’ Eğer bunlar öyleyse neden onlarla yan yana geliyorlar? Neden birbirlerinin elini böyle sertçe sıkıyorlar? Ne samimi bir gülüş, ne bir duygudaşlık ışıltısı! Gösterişli unvanlar, rütbeler almaya çabalıyorlar. ‘Benim şuyum var, ben bu oldum,’ diye böbürleniyorlar... Bu mu yaşamak? Ben bunu istemem. Ne öğreneceğim orada, ne alacağım?”
― Oblomov
― Oblomov
“Yalnız insanlar çok okur, buna karşılık az konuşup az dinlerler. Yaşam onlar için gizemli bir olgudur, böylelerinin mistik bir yapısı vardır, olmadık yerde iblis görürler.”
― A Doctor's Visit: Short Stories
― A Doctor's Visit: Short Stories
“Bu insanlar yaşamın onları her zamanki ağırlığıyla ezmesine alışmışlardı ve herhangi bir iyileşme beklemedikleri için her türlü değişikliğin yaşamlarını yalnızca daha da zorlaştıracağını düşünüyorlardı.”
― Ana
― Ana
“Başımıza ne geliyorsa, korktuğumuz için geliyor,” dedi. “Bizi yönetenler korkumuzdan yararlanıyorlar, bu daha da çok korkutuyor bizi.”
― Ana
― Ana
“Pavel devam etti: “Anacığım, sizin inandığınız iyi yürekli, merhametli Tanrı’dan söz etmiyorum ben, papazların bizi sopa gibi korkuttuğu Tanrı’dan, bazılarının, adına insanları boyun eğmeye zorladığı Tanrı’dan söz ediyorum.”
― Ana
― Ana
“Halkı en acımasızca ve en sık aldatanlar ufak tefek, göbekli, kırmızı suratlı, vicdansız, açgözlü, kurnaz ve acımasız insanlardı.”
― Ana
― Ana
“Duyduğuma göre kitaplar getirmişsiniz, öyle mi?” diye sordu. “Evet, getirdim.” “Halkın adına... teşekkür ediyorum size. Halkımız henüz gerçekleri anlayamıyor... Dolayısıyla, anlayan biri olarak ben... onların adına teşekkür ediyorum size.”
― Ana
― Ana
“İsa’nın resimlerinden, tasvirlerinden, onunla ilgili anlatılanlardan İsa’nın yoksulların dostu olduğunu, sade giyindiğini, yoksulların da onda teselli bulmak için kiliselere geldiklerini, İsa’yı ise karşılarında hışırdayan altınlar, ipekler içinde gördüklerini biliyordu. Ve ister istemez Rıbin’in söylediklerini hatırlıyordu: “Tanrı’yla aldattılar bizi.”
― Ana
― Ana
“Susmak, konuşmamak anlamsız anacığım. Susmakla ne kazanmış olacağım ki? Birkaç saniye daha fazla mı can çekişeceğim? Oysa öte yandan, güzel bir insanla biraz sohbet etmek hazzından yoksun olacağım... Öbür tarafta buradaki gibi güzel insanların olduğunu sanmam...”
― Ana
― Ana
“Bu yaptığınızla yalnızca öfkesini artırıyorsunuz insanların, aptallar! Sonunda ezecek sizi bu öfke!”
― Ana
― Ana
All Quotes
|
My Quotes
|
Add A Quote
Browse By Tag
- Love Quotes 102k
- Life Quotes 80.5k
- Inspirational Quotes 77k
- Humor Quotes 44.5k
- Philosophy Quotes 31.5k
- Inspirational Quotes Quotes 28.5k
- God Quotes 27k
- Wisdom Quotes 25k
- Truth Quotes 25k
- Romance Quotes 24.5k
- Poetry Quotes 23.5k
- Life Lessons Quotes 22.5k
- Quotes Quotes 21.5k
- Death Quotes 21k
- Happiness Quotes 19k
- Hope Quotes 19k
- Faith Quotes 18.5k
- Inspiration Quotes 18k
- Motivational Quotes 16k
- Spirituality Quotes 16k
- Relationships Quotes 16k
- Religion Quotes 15.5k
- Life Quotes Quotes 15.5k
- Writing Quotes 15k
- Love Quotes Quotes 15k
- Success Quotes 14k
- Motivation Quotes 14k
- Time Quotes 13k
- Science Quotes 12k
- Motivational Quotes Quotes 12k
