Turkish Translation Quotes

Quotes tagged as "turkish-translation" Showing 1-20 of 20
Haruki Murakami
“Biliyor musun ne düşünüyorum?" diyor sonra, "İnsan denen şey, anılarını yakıt olarak kullanıp yaşamını sürdürüyor olamaz mı acaba? O anıların gerçekte önemli olup olmadığının, yaşamın sürdürülmesi açısından hiçbir önemi yok. Sadece yakıt. İster gazetenin reklam broşürü olsun, isterse felsefe yazıları; ister pornografik fotoğraflar olsun, isterse on bin yenlik kağıt para desteleri; ateşe verdiğinde hepsi sadece bir kağıt parçası değil midir? Ateş, ‘Aa, bu Kant!’ ya da ‘Bu Yomiuri gazetesinin akşam baskısı’ veya ‘Vay, ne güzel memeler bunlar böyle’ diye düşünerek yakmaz onları. Ateşe göre bunların hepsi kağıt parçasından başka bir şey değildir. İşte tam da böyle. Önemli anılar, çok önemli anılar ve hiçbir önemi olmayan anılar… hepsi sadece ve sadece yakıt.”
“Biliyor musun, eğer o yakıt bende olmasaydı, eğer içimde anı çekmecem gibi bir şey var olmasaydı, çok uzum zaman önce pat diye yıkılır giderdim, darmadağın olurdum. Bir hendekte kıvrılıp kalır, orada öylece ölürdüm herhalde. Önemli olsun ya da olmasın bir sürü anıyı gerektiğinde çekmeceden çıkarabildiğim için, kabus gibi de olsa yaşamaya devam edebildim, kendimce yaşayabiliyorum. Artık bundan fazlasına katlanamam dediğim zamanları da bu sayede aşıyorum.”
Haruki Murakami, After Dark

Plato
“Bedenimiz var olduğu ve ruhumuz onun gibi bir kötülükle yoğrulmuş halde bulunduğu sürece, hiçbir şekilde arzuladığımız, gerçek adını verdiğimiz şeye bizi tatmin edecek kadar sahip olamayacağız. . . . Savaşlar, isyanlar ve çatışmalar bedenle onun istekleri yüzünden çıkmıyor mu?
Göründüğü kadarıyla, arzuladığımız ve aşığı olduğumuzu iddia ettiğimiz sağduyuya, yaşadığımız süre içinde değil, ancak öldükten sonra kavuşabiliriz. . . . Çünkü ruh sadece o zaman bedenden ayrılma imkanını bulabilir, daha önce değil.
Bedenin basiretsizliğinden kurtulup arındığımızda, arınmış varlıklarla birlikte olacağız ve kendi imkanlarımızla arınmış bilgiye ulaşacağız.”
Plato, Sokrates'in Savunması

Plato
“Ölümün insanoğlunun başına gelen iyiliklerin en iyisi olup olmadığını kimse bilmiyor, ama güya başa gelebilecek en büyük kötülük olduğunu sandıklarından ondan korkuyorlar. . . . Bu yüzden, kötü olduklarını bildiğim kötülükler arasından, ne olduklarını tam bilemediğim için iyi olma potansiyeli taşıyanlarından hiçbir zaman korkmayacak ve onlardan kaçmayacağım.”
Plato, Sokrates'in Savunması

Sophocles
“Sadık bir dostu reddetmek, bence kendi kendimizi hayatın en aziz bildiğimiz bir parçasından yoksun bırakmaktır.
...Çünkü güvenilir insan zamanla anlaşılır, hainin foyası bir günde çıkar meydana...”
Sophocles, Oedipus Rex

Herman Melville
“Çünkü melek dediğin kendini sıkı sıkı dizginleyen bir köpek balığından başka bir şey değildir.”
Herman Melville, Moby-Dick or, The Whale

Platón
“— O halde, hayatta olandan ne doğar?
— Ölüm.
— Ya ölü olandan ne doğar?
— Hayatın doğduğunu itiraf etmek zorundayım.
— Demek ki canlılar ve hayat ölülerden doğar Kebes. . . . Öyleyse ölülerin yaşayanlardan meydana geldiğini kabul ettiğimiz gibi, yaşayanların da ölülerden meydana geldiği noktasında da anlaştık. Vardığımız bu anlaşma doğruysa, ölülerin ruhlarının bir yerlerde bulunduğunu ve oradan yeniden hayata döndüğünü kanıtlamak için yeterli bir delildir.”
Platon, Sokrates'in Savunması

Platón
“— Bence de olaylar anlattığım gibi Kebes ve böyle düşünmekle aldanmış değiliz. Yeniden doğuş var, canlılar ölülerden doğar, ölülerin ruhları yok olmaz ve iyi ruhları iyi, kötü ruhları da kötü bir talih bekler.”
Platon, Sokrates'in Savunması

Plato
“Her zaman güzel öten kuğular, ölümlerinin yaklaştığını hissettiklerinde, belki de hizmetinde bulundukları tanrının yanına gideceklerine sevindiklerinden, daha çok ve daha güzel ötmeye başlarlar. Ama insanlar ölümden korktukları için kuğulara iftira atarak, üzüntülerinden öttüklerini, yaklaşan ölümleri için ağıt yaktıklarını söylerler.”
Plato, Sokrates'in Savunması

Plato
“Söz konusu dokumacı, bir sürü elbise dokuyup onları eskittikten çok sonra, ama son elbisesinden önce ölür. Bu söylediğim, adamın o son elbisesinden daha kısa ömürlü ve daha güçsüz olduğunu göstermez. Bu düşünce ruhla beden için de ifade edilebilir. Onlar hakkında da, bedenin güçsüz ve kısa ömürlü, ruhunsa uzun ömürlü olduğu ve özellikle uzun süre var olması durumunda birçok beden eskittiği söylenebilir.”
Plato, Sokratesin Savunmasi

Plato
“Ruh için bir felaket olan bu ölümü ve bu dağılmayı kimse bilemez. Durum dediğimiz gibiyse, ölüm karşısına güvenle çıkmak yanlıştır, çünkü ruhun her açıdan ölümsüz ve yıpranmaz olduğu kanıtlanmadıkça bu güven aptallıktan başka bir şey değildir. Ruhun ölümsüzlüğü kanıtlanmadığı sürece, ölmek üzere olan insanlar ruhları için korkmalı, bu seferki ayrılışla bedenlerinin kesin olarak yok olmasından çekinmelidirler.”
Plato, Sokratesin Savunmasi

Plato
“Bazılarının "insan düşmanı" olması gibi biz de "düşünce düşmanı" olmayalım, çünkü düşüncelerden nefret etmek kadar kötü bir şey olamaz.
Aslında düşünce düşmanlığı da insan düşmanlığının olduğu şartlarda ortaya çıkar. İnsan düşmanlığı, insanlar hakkında yeterli bilgiye sahip olmadan bir insana sonsuz güven duyup, onu kesinlikle doğru, düzgün ve güvenilir sandıktan sonra kurnaz, güvenilmez ve sandığımızdan farklı olduğunun anlaşılmasıyla ortaya çıkar. Bu hayal kırıklığı, özellikle en yakın ve en samimi saydığımız arkadaşımızda birkaç kez tekrarlandığında bütün insanlardan nefret etmeye ve hiçbirinde en küçük de olsa sağlıklı bir özellik bulunmadığına inanmaya başlarız.”
Plato, Sokratesin Savunmasi

Plato
“Dev gibi bir adamla bir cücenin, çok büyük bir köpekle çok küçük bir köpeğin ya da [uç özelliklere sahip] herhangi başka bir şeyin ne kadar nadir olduğunu bir düşünsene! Aşırı hızlı ve yavaş, güzel ve çirkin, ak ve kara ile de böyle değil mi? Her zaman uçların nadir ve az, aradaki durumların ise çok ve sık göründüğünü bilmez misin?”
Plato, Sokratesin Savunmasi

Plato
“İlk olarak, dünyanın gökyüzünün ortasında bulunduğuna ve yuvarlak olduğuna inanıyorum. Bulunduğu yerde durması ve düşmemesi için ne havaya ne de başka bir desteğe ihtiyaç duyar.
-Sokratesİlk olarak, dünyanın gökyüzünün ortasında bulunduğuna ve yuvarlak olduğuna inanıyorum. Bulunduğu yerde durması ve düşmemesi için ne havaya ne de başka bir desteğe ihtiyaç duyar.
-Sokrates”
Plato, Sokratesin Savunmasi

Platón
“— Şimdiden herhangi bir yükümlülük altına girmeseniz bile, kendinize iyi bakarsanız hem bana, hem sevdiklerinize, hem de kendinize en büyük iyiliği yapmış olursunuz. Kendinizi ihmal eder ve şimdi ya da daha önce konuştuklarımıza uygun yaşamayı reddederseniz, şu an bana vereceğiniz sözlerin hiçbir anlamı kalmayacak.
— Söylediklerini yerine getirmek için elinden geleni yapacağız, dedi Kriton. Ama cenazeni nasıl kaldırmamızı istersin?
— Nasıl isterseniz öyle kaldırın. Yeter ki beni sıkı tutun ve sakın elinizden kaçırmayın.”
Platon, Sokrates'in Savunması

Platón
“İlk olarak, dünyanın gökyüzünün ortasında bulunduğuna ve yuvarlak olduğuna inanıyorum. Bulunduğu yerde durması ve düşmemesi için ne havaya ne de başka bir desteğe ihtiyaç duyar.
-Sokrates”
Platon, Sokrates'in Savunması

Leonid Andreyev
“...az kalsın ona içlerinde kelimenin tam manasıyla yalnız kalabilmeyi özlediğim karanlık ve boş odalarımı anlatacaktım; ah ümidini hiç yitirmeyen sefil yürek...”
Leonid Andreyev, Kizil Kahkaha:

Joseph Conrad
“Sanki bazı sessiz gecelerde uzaklarda çalan davulların çarpıntısı, yükselen ve alçalan, hem engin hem de belli belirsiz titreşim duyulabiliyordu; garip, insana hitap eden, davetkar ve vahşi bir sesti bu, ama sanki Hristiyan bir ülkedeki çan sesleri kadar derine işleyen bir anlama sahipti.”
Joseph Conrad, Karanlığın Yüreği

Anton Chekhov
“Gökyüzüne bakıp da kuyruklu piyanoya benzeyen şu bulutun süzülüp gittiğini mi gördüm, hemen bir hikayemin bir yerine gökyüzünden kuyruklu piyanoya benzeyen bir bulutun süzülüp gittiğini koymalıyım diye düşünürüm. Vanilya çiçeği kokuyor değil mi? Hemen mim koyarım: "Ağdalı bir koku, çiçeği dul kadın giysisi renginde, bir yaz akşamı tasvirinde kullanılacak..." Sizin ağzınızdan ve kendi ağzımdan çıkan her sözcüğü kaptığım gibi, edebiyat dağarıma tıkıştırırım, bakarsın işe yarar!”
Anton Chekhov, Marti

Anton Chekhov
“Küçük yazar, hele de şansı yardım etmiyorsa, bir fazlalık gibi hisseder kendini. Beceriksiz, sakar, diken üstünde gibi tedirgindir. Karşı konulmaz bir güç, edebiyat ve sanat çevrelerine çeker onu. İnsanların gözlerine, doğrudan doğruya ve cesurca bakmaya korkarak, silik ve ürkek, dolanıp durur oralarda.”
Anton Chekhov, Marti

Erlend Loe
“Orman hem veriyor hem alıyor. Ona gelenleri de kendine benzetiyor.”
Erlend Loe, Doppler