Aysegul

Add friend
Sign in to Goodreads to learn more about Aysegul.


Loading...
Oruç Aruoba
“Sana aldırmaz; öyle hemen de çıkıp gelmez sana, sen onu ne denli bekliyor olsan da.

Senin beklemen: bir boşunalık duygusudur yalnızca; gerçekler içinde hayallerin; olup-bitenler içinde olamayacakların düşlenmesi — boyuna ve boşuna bir düşüş — oysa o, gelişmektedir. Sana doğru. Sen hiç bilmeden — beklerken, bilmeden.

Senin beklediğindir o;ama sen, bilmiyorsundur. Gelmeyeceğini sanarsın. Yıllar geçtikçe, hatta, hiç gelmeyeceğini bildiğini sanarsın — yıllar geçer, emin olduğunu da sanarsın, artık hiç gelmeyeceğinden.

Senin beklemen: hüzünlü ama dingin bir umutsuzluktur; bir an önce bitirip gitme isteği çökmüştür üzerine — hatta bitiremeyeceğini de bildiğin birçok şeye aldırmazca ve umarsızlıkla girişip, hepsini yarım bırakıp gitmek, bir ayartı kadar keskindir artık.
—Yaşamının anlamı bulunmamıştır, bulunamayacaktır — o, gelmeyecektir — ya;

sonuçsuz bir son olarak, ölüm, gelebilir, artık, işte…”
Oruç Aruoba, hani

Jean-Jacques Rousseau
“Çevremizde her şey değişir. Kendimiz de değişiriz ve kimse bugün sevdiğini yarın da seveceğinden emin olamaz. Böylece şu dünyayla ilgili mutluluk tasarılarımız hep ham düşlemlerdir. Gönül rahatına kavuştuğumuz zaman, zevkine varalım; kendi kusurumuzla onu kaçırmayalım; ama onu bağlamayı düşünmek de bir çılgınlıktır. Mutlu olan az kişi gördüm, belki de görmedim; ama, gönlü hoşnut kimselere sık sık rastlarım. Mutluluğumun dış belirtileri yoktur; onu keşfetmek için mutlu insanın yüreğindekini görebilmeli.”
Jean-Jacques Rousseau, Bir Yalnız Gezerin Düşleri

Cemal Süreya
“Tamam mesafeler aşka engel değil ama, Ben burada ağlasam senin yanakların ıslanır mı orada ?”
Cemal Süreya, Aşk Şiirleri

Melisa Kesmez
“Pencerenin çerçevelediği balkonun sarı ışığında oturmuş, eşyanın tabiatı marifetiyle aynı fotoğraf karesine girmekle yükümlü ama gerçekte birbirlerinden kilometrelerce uzak annemle babama baktım. Beni bu dünyaya getiren iki insana. Bir yaz gecesinin ortasında, bir balkonun ya eserse ihtimaline sığınmışlar, plastik bir balkon masasının hatırına aynı metrekarede buluşmuşlardı.
Herhalde ev mobilyalarını tasarlarken bunu amaçlamıştı birileri; biraz cereyanda kalsa hastalanmaya teşne çekirdek ailenin parçalanmasına, her bir parçanın kopup uzay boşluğunda birbirinden uzağa sürüklenmesine engel olmak içindi mobilyalar. Bir masanın en az iki sandalyesi oluyordu mesela. İkili koltuk hakeza. Hele iki kişilik yatak. İnsanı sokakta yanından geçip gideceği bir adamla ya da kadınla ömür boyu birlikte uyumaya mecbur kılmaktan başka neydi ki bu kötü fikrin özü? Her gece aynı yorganın altında uyuyan iki insan değil kopmaya, kopmayı aklının ucundan geçirmeye dahi nasıl cesaret edebilirdi.
Ailemizi aynı çatı altında kenetleyen şey eşyaydı sanki; tek sandalyesini kullanmadığımız dört kişilik yemek masamızdı, odalarımızı birbirine bağlayan koridorlardı, yüzümüzü birbirimizin ıslaklığına kuruladığımız havluydu, paltolarımızı birbirine sarılma mesafesinde muhafaza eden portmanto, çamaşırlarımızı birbirimizin kirli sularında döndürüp duran çamaşır makinesi...”
Melisa Kesmez, Nohut Oda

Simone de Beauvoir
“Sovyetler birliğinde evlilik devrimin ilk yıllarında yalnızca eşlerin özgürlüğüne bağlı bireyler arası bir sözleşme sayılmıştır; bugünse devletin eşlere yüklediği bir hizmet sayılmaktadır.
Aranan şey, bireysel mutluluğu sağlamak değil, kadınla erkeğin cinsel ve ekonomik birliğini topluluk çıkarı doğrultusunda aşmaktır.”
Simone de Beauvoir, Le deuxième sexe II

year in books
yigital...
742 books | 105 friends

Onur Etöz
288 books | 81 friends

Bilgesu...
268 books | 19 friends

Sertaç ...
301 books | 139 friends

Kemal A...
268 books | 67 friends

Idil Da...
1,071 books | 121 friends

Seda
266 books | 134 friends

Büşra G...
393 books | 73 friends

More friends…



Polls voted on by Aysegul

Lists liked by Aysegul