76,907 books
—
286,186 voters
“And first of all, the science of jurisprudence, the pride of the human intellect, which with all its defects, redundancies, and errors is the collected reason of ages, combining the principles of original justice with the infinite variety of human concerns, as a heap of old exploded errors, would be no longer studied. Personal self-sufficiency and arrogance (the certain attendants upon all those who have never experienced a wisdom greater than their own) would usurp the tribunal. Of course, no certain laws, establishing invariable grounds of hope and fear, would keep the actions of men in a certain course or direct them to a certain end. Nothing stable in the modes of holding property or exercising function could form a solid ground on which any parent could speculate in the education of his offspring or in a choice for their future establishment in the world. No principles would be early worked into the habits. As soon as the most able instructor had completed his laborious course of institution, instead of sending forth his pupil, accomplished in a virtuous discipline, fitted to procure him attention and respect in his place in society, he would find everything altered, and that he had turned out a poor creature to the contempt and derision of the world, ignorant of the true grounds of estimation. Who would insure a tender and delicate sense of honor to beat almost with the first pulses of the heart when no man could know what would be the test of honor in a nation continually varying the standard of its coin? No part of life would retain its acquisitions. Barbarism with regard to science and literature, unskilfulness with regard to arts and manufactures, would infallibly succeed to the want of a steady education and settled principle; and thus the commonwealth itself would, in a few generations, crumble away, be disconnected into the dust and powder of individuality, and at length dispersed to all the winds of heaven.”
― Reflections on the Revolution in France
― Reflections on the Revolution in France
“Cox'a göre bir yapının temelinde maddi güç ilişkileri varsa,
bir zorlama potansiyeli de vardır. Burada güçlü olan eger gerekli oldugunu düşünürse, zayıfa iradesini kuvvet kullanarak diretebilmektedir. Ancak zayıf olan, var olan güç ilişkilerini meşru
kabul ederse, o durumda güçlünün kuvvete başvurmasına gerek kalmaz. Güçlüler misyonlarını "baskın olmak" ya da "diktatorya kurmak" olarak görmez, "hegemonya oluşturmak" olarak görürlerse bunu başarabilirler. Başka bir deyişle, zayıfların
kendi liderliklerine gösterdikleri rızayı korumak için tavizler
vermeye hazırlarsa ve eger liderliklerini kendi özel çıkarlarından çok evrensel ve genel çıkariara hizmet ediyor olarak sunabilirlerse, baskınlıklarını kanıtlamak için kuvvete başvurmak
zorunda kalmayabilirler.”
―
bir zorlama potansiyeli de vardır. Burada güçlü olan eger gerekli oldugunu düşünürse, zayıfa iradesini kuvvet kullanarak diretebilmektedir. Ancak zayıf olan, var olan güç ilişkilerini meşru
kabul ederse, o durumda güçlünün kuvvete başvurmasına gerek kalmaz. Güçlüler misyonlarını "baskın olmak" ya da "diktatorya kurmak" olarak görmez, "hegemonya oluşturmak" olarak görürlerse bunu başarabilirler. Başka bir deyişle, zayıfların
kendi liderliklerine gösterdikleri rızayı korumak için tavizler
vermeye hazırlarsa ve eger liderliklerini kendi özel çıkarlarından çok evrensel ve genel çıkariara hizmet ediyor olarak sunabilirlerse, baskınlıklarını kanıtlamak için kuvvete başvurmak
zorunda kalmayabilirler.”
―
“Çift Sütun (Twin pillar) politikası, Nixon'ın başkanlıgı döneminde Ortadogu'daki Amerikan çıkarlarını korumak için geliştirilen yaklaşım. Bu dönemde
ABD, Sovyetler'in Ortadogu'ya yayılması konusunda ortak endişeleri paylaşan Suud i Arabistan ve Iran yönetimlerini destekleyerek Amerika'nın bölgesel
çıkarlarını korumayı benimsemiştir. Söz konusu politika, Suudi Arabistan'ın
petrole dayalı güçlü finans kaynakları ile Iran'ın büyüyen askeri gücü birleştirilerek Körfez'de Amerikan politikalarını uygulayacak bir araç tesis etme fikrine dayanmaktadır.”
― İncirlik Üssü: ABD’nin Üs Politikası ve Türkiye
ABD, Sovyetler'in Ortadogu'ya yayılması konusunda ortak endişeleri paylaşan Suud i Arabistan ve Iran yönetimlerini destekleyerek Amerika'nın bölgesel
çıkarlarını korumayı benimsemiştir. Söz konusu politika, Suudi Arabistan'ın
petrole dayalı güçlü finans kaynakları ile Iran'ın büyüyen askeri gücü birleştirilerek Körfez'de Amerikan politikalarını uygulayacak bir araç tesis etme fikrine dayanmaktadır.”
― İncirlik Üssü: ABD’nin Üs Politikası ve Türkiye
“imtiyazlar o kadar geniştir ki bu durum, kağıt üstünde Türkiye'ye ait olan, NATO üssü
tarafından kullanılmaya izin verilen bu tesislerde hiç de haksız olmayan bir şekilde "Amerikan merkezi" olarak adlandırılmalarına yol açmıştır. Aslında konuyla ilgili İşçi Partisi Milletvekili iken yaşadığı bir anısını aktaran gazeteci
Çetin Altan, Paris'te NATO'nun Başkomutanı Orgeneral Norstad'a neden Türkiye'deki üslere Türk bakanları, valileri sokmadıklarını sordular ve Norstad'ın kendisi, "Onlar NATO'ya
bağlı üsler değil, ABD'nin özel üsleri," yanıtını verdiği aktarılmaktadır.Oysa Türkiye'de hukuki olarak ABD'nin özel
merkezleri yoktur. Ancak General Norstad'ın desteği gerek Amerikan
makamlarınınca da ABD'ye tahsisli Türk Üssü kabul edilen İncirlik'in bir NATO düzeyinde olan Çiğli'nin ve Türkiye'deki diğer üslerin kullanımı için çizilen hukuki çerçevenin
ne kadar kağıt üstünde kaldığını gösteriyor”
― İncirlik Üssü: ABD’nin Üs Politikası ve Türkiye
tarafından kullanılmaya izin verilen bu tesislerde hiç de haksız olmayan bir şekilde "Amerikan merkezi" olarak adlandırılmalarına yol açmıştır. Aslında konuyla ilgili İşçi Partisi Milletvekili iken yaşadığı bir anısını aktaran gazeteci
Çetin Altan, Paris'te NATO'nun Başkomutanı Orgeneral Norstad'a neden Türkiye'deki üslere Türk bakanları, valileri sokmadıklarını sordular ve Norstad'ın kendisi, "Onlar NATO'ya
bağlı üsler değil, ABD'nin özel üsleri," yanıtını verdiği aktarılmaktadır.Oysa Türkiye'de hukuki olarak ABD'nin özel
merkezleri yoktur. Ancak General Norstad'ın desteği gerek Amerikan
makamlarınınca da ABD'ye tahsisli Türk Üssü kabul edilen İncirlik'in bir NATO düzeyinde olan Çiğli'nin ve Türkiye'deki diğer üslerin kullanımı için çizilen hukuki çerçevenin
ne kadar kağıt üstünde kaldığını gösteriyor”
― İncirlik Üssü: ABD’nin Üs Politikası ve Türkiye
B’s 2025 Year in Books
Take a look at B’s Year in Books, including some fun facts about their reading.
Favorite Genres
Polls voted on by B
Lists liked by B











