78,136 books
—
291,308 voters
“Sorarlarsa, "Ne iş yaptın bu dünyada?" diye, rahatça verebilirim yanıtını: "Yalnız kaldım. Kalabildim! Altı milyarın arasına doğdum. Ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından...”
― Kinyas ve Kayra
― Kinyas ve Kayra
“Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi…
Bu yüzden, belki de, az çoktan fazladır. Belki de az, hayat ve ölüm kadardır! Belki de, seni az tanıyorum demek, seni kendimden çok biliyorum, demektir. Bilmesem de, öğrenmek için her şeyi yaparım, demektir. Belki de az, her şey demektir. Ve belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir…”
― AZ
Bu yüzden, belki de, az çoktan fazladır. Belki de az, hayat ve ölüm kadardır! Belki de, seni az tanıyorum demek, seni kendimden çok biliyorum, demektir. Bilmesem de, öğrenmek için her şeyi yaparım, demektir. Belki de az, her şey demektir. Ve belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir…”
― AZ
“hüzün, which denotes a melancholy that is communal rather than private. Offering no clarity, veiling reality instead, hüzün brings us comfort, softening the view like the condensation on a window when a teakettle has been spouting steam on a winter’s day. Steamed-up windows make me feel hüzün, and I still love getting up and walking over to those windows to trace words on them with my finger. As I shape words and figures on the steamy window, the hüzün inside me dissipates and I can relax; after I have done all my writing and drawing, I can erase it all with the back of my hand and look outside. But the view itself can bring its own hüzün. It is time to come to a better understanding of this feeling that the city of Istanbul carries as its fate.”
― Istanbul
― Istanbul
“Sanki kime sorsam yalnızlıktan bahsedecekti. Bu kalabalıkta nasıl yalnız hissedildiğini anlıyordum. Kaç kişi ısrarla ve kararlılıkla kendi değeri üzerinde çalışıyordu ki? Kaç kişi kurduğu ilişkileri kötü anılarla bitirmemeyi başarabilirdi? İnsan olmak böyle bir şey miydi?.. Sonsuz olasılıkların hep bilmediğimiz bir soruyla karşımıza çıkacağını öğrendiğimden beri cevapları da çok umursamıyordum.”
― Terapi Odasında İyileşen İlişkiler
― Terapi Odasında İyileşen İlişkiler
“Dikenim çiçek açmış, gördün mü? dedi Handan. Mutfak penceresinin denizliğindeki dikeni işaret etti. Pembe bir çiçek patlamıştı dallardan birinin ucunda.
'Aylarca yanından geçtim gittim, yüzüne bakmadım, bir çift laf olsun konuşmadım. Ne yaptı etti, açtı o çiçeği.'
"Kal demiş sana.”
― Nohut Oda
'Aylarca yanından geçtim gittim, yüzüne bakmadım, bir çift laf olsun konuşmadım. Ne yaptı etti, açtı o çiçeği.'
"Kal demiş sana.”
― Nohut Oda
Ceren’s 2025 Year in Books
Take a look at Ceren’s Year in Books, including some fun facts about their reading.
Ceren hasn't connected with her friends on Goodreads, yet.
Favorite Genres
Polls voted on by Ceren
Lists liked by Ceren












