Kaplumbağa Felsefecisi
502 ratings (3.81 avg)
479 reviews

#76 best reviewers
#92 top reviewers

Kaplumbağa Felsefecisi

Add friend
Sign in to Goodreads to learn more about Kaplumbağa.

https://www.instagram.com/_dusunkara_
https://www.goodreads.com/dusunkara

Loading...
Zygmunt Bauman
“Milan Kundera'nın söylediği gibi: Cervantes Don Kişot'u mitlerden, maskelerden, basmakalıplardan, önyargılardan ve önyorumlardan örülü perdeyi yırtmak için gönderdi, içinde bulunduğumuz ve anlamaya çabaladığımız dünyayı sıkı sıkı örten perdelerden... Ancak perde kalkmadıkça ya da yırtılmadıkça boşuna uğraşıyoruz. Don Kişot bir fatih değildi, 0 fethedilmişti. Ancak, yenilgisi ile, bize gösterdiği, “hayat denen kaçınılmaz yenilginin karşısında yapabileceğimiz tek şey durup onu anlamaya çalışmaktır” oldu. Bu Miguel de Cervantes'in büyük, çığır açan keşfiydi; bir kere bulundu mu bir daha unutulamazdı. Beşeri bilimlerle uğraşan bizler önümüzde serili duran bu keşfin izlerini takip ediyoruz. Cervantes sayesinde buralardayız.

Perdeyi yırtmak, hayatı anlamak... Bunun anlamı ne? Biz, insanlar, iyinin ve kötünün, güzelin ve çirkinin, gerçeğin ve yalanın birbirlerinden kesin bir şekilde ayrıldığı ve asla bir diğerine karışmadığı, böylece şeylerin nasıl olduğundan, nereye gidebileceğimizden ve nasıl ilerleyebileceğimizden emin olduğumuz sıradan, temiz ve saydam bir dünyayı tercih ediyoruz; çaba gerektiren bir anlayış olmadan hükümlere ulaşmayı ve kararlar almayı hayal ediyoruz. İşte bizim bu hayalimizden ideolojiler doğdu. Görüşümüzü kapatan o kalın perdeler. . . Bizim bu etkisizleştirici eğilimimize Etienne de la Boétie "gönüllü kölelik” adını verdi. Cervantes bizim bu tür bir
kölelikten çıkmamızı istiyordu; dünyanın tümüyle çıplak, rahatsız, ancak özgürleştirici gerçekliğini sunarak;
anlam çokluğu gerçekliğini ve onarılamaz mutlak gerçekler açığını. Bu tür bir dünyada, kesin olan tek şeyin hiçbir şeyin kesin olmaması olduğu bir dünyada, tekrar tekrar ve sonuç almaksızın kendimizi ve birbirimizi anlamaya, iletişim kurmaya ve birbirimiz için yaşamaya çalışacağız.”
Zygmunt Bauman, This Is Not a Diary

Wilhelm Reich
“Bu gibi durumlarda en acıklısı. insanların «bilimsel yantutmazlık»la övünmeleridir. İnsan bağımlılık ağına daldıkça, avazı çıktığınca yaşasın bağımsızlık, yantutmazlık diye bağırır."

"Nitekim, kapkara düşüncelere dalan, ikide bir canına kıymaya yeltenen. korkunç yürek daralması çeken bir hanımı bana gönderen ruhçözümcünün biri, kadının eline sıkıştırdığı kağıda «aman evliliğini yıkma» diye yazmıştı. Konuşmamızın ilk saatinde, dört yıldır birlikte yaşadıkları kocasının henüz kızlığını bozamadığını, bunun yerine birtakım sapık oyunlar oynadığını öğrendim. Cinsel konuda tam anlamıyla
bilgisiz olduğundan, bütün bu sapıklıklara doğal eşlik görevi diye katlanmıştı. Yukarda sözünü ettiğim ruhçözümeciyse «aman bu evlilik
yıkılmasınn. diyordu. Üç saat sonra, hasta beni bırakıp gitti, yüreğinin
daralması dayanılmaz hale gelmişti ve ruhçözümlemesini bir tavlama
girişimi gibi algılamaya başlamıştı. Ben bunu biliyordum, ama elimden
bir şey gelmezdi. Birkaç ay sonra canına kıydığını haber aldım. Bu türlü
«bilimsel tarafsızlık» boğulmakta olan insanlığın boynuna bağlanmış ağır bir taştır." Sy163”
Wilhelm Reich, The Function of the Orgasm

Zygmunt Bauman
“Dirilen Tarih Meleği üzerine....

«Angelus Novus dalıp seyrettiği bir şeyden uzaklaşmak üzereymiş gibi duran bir meleği anlatır. Gözleri dik dik bakıyor, ağzı aralık, kanatları iki yana açılmış. Tarih Meleği bu şekilde betimlenir. Yüzü geçmişe dönüktür, Bizim olaylar zinciri olarak gördüğümüzü, o üst üste binmiş yıkıntılardan oluşan tek bir felaket olarak görür ve onu ayaklarının önüne fırlatır. Melek, kalıp ölüleri uyandırmak ister ve kırılıp dökülenleri bütün hâline getirmeyi. Ancak cennetten gelen bir rüzgâr esmektedir; kanatları bu rüzgâra öyle kapılmıştır ki artık onları kapatamaz. Önündeki yıkıntı gökyüzüne doğru büyürken fırtına onu sırtını döndüğü geleceğe karşl koyamadlğı bir şekilde savurur. Bu fırtına bizim gelişme dediğimiz şeydir.”

Walter Benjamin, Paul Klee'nin çizimine bakıp yazmış bunları. Bu çizimden sızan önermelerden ilham alan Benjamin “tarihsel gelişim”e tapınanların, ihtiram edenlerin, saray şairlerin, dalkavukların ve yolcuların inancını, daha büyük bir mutluluğun planları, hayalleri ve umutlarının çekip yürüttüğü bu hareket hâlindeki tarih temsilini alaşağı ediyor. Benjamin aydınlık bir geleceğin bizi ileriye doğru çekmediği, ancak geçmişin karanlık korkularıyla itilip kovalandığımız ve koşmaya zorlandığımız konusunda ısrar ediyor. Benjamin'in en özgün keşfi “gelişim”i her zaman ve hâlâ ...-e doğru bir hareketten ziyade -den kaçış olduğunu söylemesi.”
Zygmunt Bauman, This Is Not a Diary

Wilhelm Reich
“Sinir hastalığı, doğal cinsel hazza vurulan ketlerin toplamından başka bir şey değildir, bu ketlemeler zamanla, makinemsi bir hale gelir. Sinir hastalığının bütün öbür belirtileri, bu kökensel bozukluğun sonuçlarıdır.”
Wilhelm Reich, The Function of the Orgasm

Walter Benjamin
“Sarhoşluğun gücünü devrime kazanmak – işte tüm kitapları ve çabalarıyla gerçeküstücülük bunun peşindedir. En özgün görevinin bu olduğunu söyleyebilir. Her devrimci eylemin içinde bir kendinden geçme öğesi olduğunu bilmek onlara yetmez. Bu öğe, anarşik olanla özdeştir. Ama yalnızca bunu vurgulamak, yöntemli ve disiplinli bir devrim hazırlığını, tümüyle alıştırma ve peşin devrim kutlamaları arasında salınan bir pratik karşısında arka plana iter. Sarhoşluğun doğasının yetersiz, diyalektik olmayan bir biçimde kavranması da buna eklenir. En şaşkın haldeki şairin, ressamın, şaşıranın tepkisi olarak sanatın estetiği, bazı tehlikeli romantik önyargılara saplanır. Gizli gerçeküstücü, düşsel yetenek ve olgularla ilgili ciddi bir araştırma, romantik bir kafanın hiçbir zaman kabullenemeyeceği diyalektik bir örgüyle mümkündür ancak. Abartılı bir duygusallık ve bağnazlıkla esrarengiz olanın esrarını vurgulamak bizi bir yere götürmez. Esrarı ancak gündelik hayat içinde bulduğumuzda, yani gündelik olanı anlaşılmaz, anlaşılmazı da gündelik olarak gören diyalektik bir bakış sayesinde anlayabiliriz.”
Walter Benjamin, Son Bakışta Aşk

year in books
Eyup
1,299 books | 90 friends

Umut Ça...
373 books | 192 friends

Sinem A.
1,755 books | 1,234 friends

Bülent Ö.
920 books | 525 friends

Orçun G...
9,257 books | 185 friends

Damla
3,206 books | 398 friends

Bern
2,279 books | 494 friends

Gaurav ...
2,951 books | 2,711 friends

More friends…



Polls voted on by Kaplumbağa

Lists liked by Kaplumbağa