kubilay
https://www.goodreads.com/entelvaros
“Serüven seven adam, tek başına yaşayabilir, tek başına yaşamak için yaratılmıştır. Çocukluğunda, az mı gemici, balıkçı öyküsü dinledi... Şimdi, o gemicileri, o balıkçıları gerçekten anlayabiliyor. Kendini düşünüyor; yalnızlıktan, başkalarıyla ancak istediği zaman görüşmekten, istemediği zaman başkalarından kaçmaktan hoşlanıyor. Ama yalnızlıktan hoşlandığı, yalnızlığı aradığı halde, asıl sevdiği, asıl aradığı, asıl kalabalık içinde bulunduğu, kalabalıktan uzak olmadığı bir sırada, bu kalabalıktan ayrılabilmek, yalnız kalabilmek, başkalarının yanından çekilmek, istediği için tek başına durabilmek... Farkında bunun. Yalnızlık zorunlu bir durum olmadığı zaman daha çok hoşlanıyor. Ama bir şey daha var bu duyguların içinde. Bir şey daha. Anlatılması güç... Sanki başkalarının varlığı uzaktan da olsa kendini sezdirmedikçe, Andronikos, bir türlü rahat edemiyor. Kendilerinden uzaklaşmak için de olsa başkalarının varlığı kendisine gerekli. Öyle bir şeyler, öyle bir şeyler dönüyor kafasında... Hep başkalarının varlığı gerek bu yalnızlığına. Şimdi ise, gerçekten yalnız, şehirden uzak, gerçekten tek başına kaldığı şu anda, şehirdeki yaşayışı, şehir yaşayışının küçük alışkanlıklarını arıyor; aradığının farkında; aramaktan korkuyor. Çekidüzen vermek istiyor kendine. Barınağı düşünüyor. Suyu, yiyececği düşünüyor.”
― A Long Day's Evening
― A Long Day's Evening
“Because subjects like literature and art history have no obvious material pay-off, they tend to attract those who look askance at capitalist notions of utility. The idea of doing something purely for the delight of it has always rattled the grey-bearded guardians of the state. Sheer pointlessness has always been a deeply subversive affair.”
―
―
“Belki de bütün sıkıntıların sebebi bu. Belki paranın kendisi değil de sayısı önemlidir. İnsanların yaşamasında önemli olan ayrıntılar değil mi? Ayrıntısız yaşayan yalnız bitkler. Azotlu, sulu, klorofilli, güneş ışıklı bir yaşama. Biraz da hayvanlar. At, aşacağı kısrak topalmış, kemikliymiş aldırmaz. Genen de yem yediği ahırın, çifte koşulduğu tarlanın yolunu ayırır. Köpekler, görmeye alışmadıkları bir çeşit giysi giymiş insana havlarlar. Ya insanlar? Onların yaşamında her şey ayrıntı. Önemli olan yemek değil, yenece yemeğin çeşididir; giysi değil, giysinin çeşidi. Günlerin adı bile... Belli günlerde belli yaşamaları vardır. Pazar günleri pazarlık yaşamalarını kuşanırlar, çarşambaları çarşambalık! Hep ayrıntılar! Paranın sayısı gibi. Güler'in mavi gözlü oluşu gibi.”
― Aylak Adam
― Aylak Adam
“Theirs is the customary human reaction when confronted with innovation: to flounder about attempting to adapt old responses to new situations or to simply condemn or ignore the harbingers of change--a practice refined by the Chinese emperors, who used to execute messengers bringing bad news. The new technological environments generate the most pain among those least prepared to alter their old value structures. The literati find the new electronic environment far more threatening than do those less committed to literacy as a way of life. When an individual or social group feels that its whole identity is jeopardized by social or psychic change, its natural reaction is to lash out in defensive fury. But for all their lamentations, the revolution has already taken place.”
―
―
kubilay’s 2025 Year in Books
Take a look at kubilay’s Year in Books, including some fun facts about their reading.
More friends…
Favorite Genres
Polls voted on by kubilay
Lists liked by kubilay











