“Ancak nereden okumuş görmüşse sözüm ona tanrıyı öldüren o pos bıyıklı filozofun Sokrates'le alıp veremediği konularda kestiği ahkamlar aklına gelen adam bütün teklifsizliğiyle, "Şimdi Beybaba, barika-i efkardan mukaddeme-i hakikat doğar, doğar da eytişim yapacağız diye maymuna dönmeyelim. Anladım ki sen düşünürken suyu bulandıranlardansın. Böylece çirkinliğin ve soysuzluğun görünmediği gibi canavarca düşüncelerin de okunmuyor, cehaletini kanıtlamaya mecbur bıraktığın kimseler de senin çamuruna batıp kalıyor." deyip atmıştı. Sakin görünmeye çalışsa da Sokrates'in etekleri çoktan tutuşmuş, tokatla tutturduğu ritim sanki hafiften aksamış ve karşısındaki daltabana ettiği lafları teker teker yutturmak için yeniden lafa girmişti, "Evlat ben Atina yargıçlarının idama mahkum ettiği ama Atina halkının kurtarmaya, kaçırmaya çalıştığı buna rağmen kaderine boyun eğmiş bir zavallı adamım, nerem çamur nerem pislik olabilir, üstelik..." dediği an adam lafını yine kabaca bölmüş ve saldırmıştı, "Be hımbıl, Atina'dan yahut ölümden kaçmadıysan bir sebebi vardır. Ki bence sen, ölüme mahkum edilmedin ölümü çağırdın ve böylece yaşamanın değil ölmenin, tövbe ederek affedilmenin, günah çıkartarak temizlenmenin o iğrenç çağını açtın.”
― Habis Kıssa
― Habis Kıssa
“İsyan bayrağını çeken ateş ahalisi, "bat dünya, bat" tezahüratları ve düsturuyla ekinleri yakmış, hayvanları telef etmiş, hatta mezkur ve mükedder melodiyi işitemediklerinden ortalığı kırıp geçiren keder dalgasına anlam veremeyen sağırların kulaklarından içeri kızgın yağ akıtmışlardı. İşte bu yıkım ve talandan nasibini alan biri vardı ki onun payına düşen cefa Boncuk'un büyük melekler karşısında aldığı bir başka galibiyet olarak anılacaktı. Evet, Azrail'i yakalayan nehir perileri, ölüm meleğinin kesesini yırtmış ve son üç aydır topladığı tüm canların ruhunu serbest bırakmıştı. Işık küreleri haline dışarı fırlayan ruhlar derhal bedenlerine akmış ve yarım da olsa can bulmuşlardı. Zira kiminin bedeni toprak altında çürümekten ağzı burnu kaymış bulunduğundan, kiminin de tahnit edilip korunmuş olmasına rağmen kansızlık derdi yüzünden eskisi gibi cana gelememişti. Zombilik ve vampirlik müesseselerinin doğuşuna sebep olan bu hadise Satanay'ın da ruhunun serbest kalmasını ve henüz çok taze olan bedenine akmasını sağlamıştı. Bu bir mucizeydi! Satanay, gözlerini açmış ve öylece tavana bakıyordu.”
― Habis Kıssa
― Habis Kıssa
“Be hey angut, hiç mi korkun yok benden? Hadi İsrafil olduğumu bilmiyorsun da aramızdaki sıklet farkından da mı çekinmiyorsun?" Galiba bu kez Boncuk'un işi biraz zordu. Yine de yiğitliği elden bırakmadan adeta bir bitirim gibi doğruldu ve sanki hiç etkilenmemişçesine karşısındaki deve şunları söyledi, "Ne yani anasını biraz fazla emmiş her ergen irisine eyvallah çekip, boyun mu eğeceğiz? Ben adına İmparator denen ve kendini muhafızlarla, kılıç ve kalkanla, mızrak ve oklarla, büyüyle ve zehirler ile sarıp sarmalayan boyu senin en az on katın büyük devlere kafa tuttum vaktiyle. Neden senden korkayım?”
― Habis Kıssa
― Habis Kıssa
“aklına nereden geldiyse bu potansiyeli yüksek silahı tıpkı kendi gibi gücün karanlık tarafına geçmiş o sith lordunun büyük bir ustalıkla kullandığı ölümcül silaha çevirdi. Madem burası zamandan ve mekandan yoksun bir kıyamet sonrası dünya idi neden Haydar'ı ara sıra rüyalarına giren o büyük hikayedeki lordun dövüşürken kullandığı silaha, yani ışın kılıcına çevirmesindi? Çevirdi hem de llum gezegeninden gelme mor bir ışın kılıcına çevirdi ve aynen şunları fısıldadı, "şimdi gelin ulan tabansızlar!”
―
―
“Oysa bir anlatıcı olarak her karaktere eşit mesafede bulunmaya gayret gösteren bizleri tenkite kapalı yaklaşımıyla politize ederek zehirli teolojisi ve terminolojisini ortalığa saçma işini başarıyla yapıyordu ki, bizi bile biz olmadığımız halde yoldan çıkmış kitapların birinci çoğul şahsına çevirebiliyordu. Galiba esas vazifesi sayılan vahiy taşıma işini yaparken, Allah’tan gelen emirleri son derece yüksek bir konsantrasyon sonucu simultane aktardığı için gaipten gelen seslere karşı da büyük bir hassasiyet geliştirmişti. Bu haliyle kulağı kirişte dedikodu kumkuması mahalle karılarından pek farkı kalmayan Cebrail, şu sayfalar aracılığıyla Boncuk’a ve kendisine ve hatta Allah’ına bile Allah’lık yapabilme salahiyetine sahip anlatıcının fikirleri hoşuna gitmese bile duymazdan gelse fena olmayacaktı. Zira olay örgüsü sekteye uğramaktaydı...”
― Habis Kıssa
― Habis Kıssa
Salih’s 2025 Year in Books
Take a look at Salih’s Year in Books, including some fun facts about their reading.
More friends…
Favorite Genres
Polls voted on by Salih
Lists liked by Salih

































