“Yaşamımın, öyküdeki yeşil incir ağacı gibi önümde dallanıp budaklandığını görüyordum. Her dalın ucunda tombul, mor bir incir gibi eşsiz bir gelecek beni çağırıyor, göz kırpıyordu. İncirlerden biri, bir eş, mutlu bir yuva ve çocuklardı. Bir başkası, ünlü bir ozan, öteki parlak bir profesör, biri şaşırtıcı editör Ee Gee, öbürü Avrupa, Afrika ve Güney Amerika, biri Constantin, Sokrates, Attila ve garip adları değişik meslekleri olan daha bir yığın aşık, bir başkasıysa Olimpiyat takım şampiyonu bir kadındı. Bu incirlerin üzerinde ve ötesinde, ne olduklarını pek çıkaramadığım daha bir sürü incir daha vardı.
Kendimi dalların çatallandığı noktada otururken görüyordum.
Ve incirlerden hangisini seçeceğime bir türlü karar veremediğim için açlıktan ölüyordum. Hepsini ayrı ayrı istiyordum incirlerin, ama birini seçmek ötekilerin hepsini kaybetmek demekti. Ve ben orada karar veremeden otururken incirler buruşup kararmaya başlıyor ve birer birer toprağa, ayaklarımın dibine düşüyorlardı.”
― The Bell Jar
Kendimi dalların çatallandığı noktada otururken görüyordum.
Ve incirlerden hangisini seçeceğime bir türlü karar veremediğim için açlıktan ölüyordum. Hepsini ayrı ayrı istiyordum incirlerin, ama birini seçmek ötekilerin hepsini kaybetmek demekti. Ve ben orada karar veremeden otururken incirler buruşup kararmaya başlıyor ve birer birer toprağa, ayaklarımın dibine düşüyorlardı.”
― The Bell Jar
“O gidince hayatlarınızın yabani bitkiler gibi yıllarca birbirine doğru büyüyüp iç içe geçtiği yeri, bu müşterek alandaki şahsi hikayeni, yani onun yanında seni de kaybediyordun. Karşılıklı oturduğunuz masaları kaybediyordun mesela. Sadece ona anlatacağın şeyleri kaybediyordun. Onu bir sabah kahvaltıya çağırma ihtimalini.Ondan ödünç alacağın ve vermeyi unutup unutup sonunda el mecbur senin edilen giysileri.Günlerdir içini kemiren bir meseleyi gecenin bir vakti kapısını çalıp anlatma şansını ve onun verdiği akılla belli bir yönde alacağın kararları.Yüz yıldır tanıdığın birine iç rahatlığıyla şımarma, kızma, surat asma, bozuk çalma, onunla kavga etme hakkını.Birinin sen leb demeden leblebi diyecek olmasını kaybediyordun. O, seninkilere dolanmış köklerini söküp alırken, seni de yerinden ediyordu.Aynı bahçenin çiçekleri olmak böyle bir şeydi.”
― Nohut Oda
― Nohut Oda
“I love you. I love you. I love you. I'll write it in waves. In skies. In my heart. You'll never see, but you will know. I'll be all the poets, I'll kill them all and take each one's place in turn, and every time love's written in all the strands it will be to you.”
― This Is How You Lose the Time War
― This Is How You Lose the Time War
“Is there anything better than iced coffee and a bookstore on a sunny day? I mean, aside from hot coffee and a bookstore on a rainy day.”
― Book Lovers
― Book Lovers
“There’s a billion different versions of you out there, in a trillion different universes. And I still can’t get over how lucky I am that, out of all those versions you’re the one that’s mine.”
― Obsidio
― Obsidio
thebookishdreamers
— 211 members
— last activity Jan 05, 2022 06:28PM
“One must always be careful of books, and what is inside them, for words have the power to change us. Only the very weak-minded refuse to be influence ...more
portigül book club
— 132 members
— last activity Jan 05, 2025 07:01AM
for adults who choose reading as an escapism when they were child, i guess.
Goodreads Türkiye Kütüphanecileri
— 6649 members
— last activity 10 hours, 8 min ago
Bu grup kütüphaneci olmayan arkadaşlarımıza yardımcı olmakla beraber bir çok türkçe eseri Goodreads'e kazandırmak için açılmıştır. Tüm Türk kullanıcıl ...more
ekinthereader’s 2025 Year in Books
Take a look at ekinthereader’s Year in Books, including some fun facts about their reading.
More friends…
Favorite Genres
Polls voted on by ekinthereader
Lists liked by ekinthereader





































