marjinal’s Reviews > Dingin Liman > Status Update

marjinal
marjinal is finished
Başıma ilk kez geliyor:
Şu yaşıma geldim elimden bırakamadığım yüzlerce kitap hatırlarım ama bu roman başka; öğlen saat on bir gibi kota bitti! Sayfaları geriye çevirerek "bu sayfaları okudum mu" diye bakıyorum.
Ben ki aile hikayelerine pek takılmam bayıldım!
Benim için şu çok açık artık: Aile hikayeleri Amerikalı yazarlardan sorulur. Yani bu kadar olur.
Stegner beni ışınladı.
Dün yazamadım;  Sid'le Charity'nin kızgı
Jun 24, 2026 04:37AM
Dingin Liman

2 likes ·  flag

marjinal’s Previous Updates

marjinal
marjinal is finished
Yarın ara verelim. Bir gün fazlamız var. Sen de GÜVEN'i toparlarsın.
10 hours, 43 min ago
Dingin Liman


marjinal
marjinal is finished
Kitabı komşuya bıraktım. Sabah alırım dedim.
Jun 24, 2026 11:57AM
Dingin Liman


marjinal
marjinal is finished
"Beni sinirlendirmek tehlikelidir."
🤔 Emile Teyzenin misafirine söylediği bu laf beni niye etkiledi bir türlü çıkaramıyorum.
Jun 23, 2026 07:15PM
Dingin Liman


marjinal
marjinal is 70% done
Düzensizler her şeyden çok bir düzen isterler ve yerinden edilenler en çok bir yer edinmeyi arzularlar.
Kaos doğa kanunudur; düzen insanın hayalidir.
Jun 22, 2026 03:00PM
Dingin Liman


Comments Showing 1-15 of 15 (15 new)

dateUp arrow    newest »

message 1: by marjinal (new) - added it

marjinal Dün yazamadım;  Sid'le Charity'nin kızgınlıkla tartıştıkları akşam yemeğindeydim resmen ve bugün Larry'nin verdiği kutlama partisindeydim resmen!
İşin komik tarafı var: Bütün bu olup bitenler berbat çeviriye rağmen yaşanıyor. Lina'cığın morali bozulmasın diye ses etmiyordum.
Birazdan okumaya oturacağım. Kızlar doğum yapacaktı sıkıntı var gibi sezinledim. Meraktan kuduruyorum...


message 2: by Lina (new) - added it

Lina Çeviriden ben de şikayetçiyim, Battle Gölü'nün yanlış yazılmasından tut cümlelerdeki tutarsızlıklar, anlatıcının kendinden üçüncü şahıs gibi bahsetmesi...romanın hatırına sineye çektim.


message 3: by marjinal (new) - added it

marjinal İyi de bu roman beni niye etkiledi diye sabahtan beri kafam takılı. Şükürler olsun ki buldum:
Dingin Liman bende meditasyon etkisi yaptı.


message 4: by Lina (new) - added it

Lina Eyvah mı, şükürler olsun mu diyeyim bilemedim! İncelemelerinde "yazarın" kendini iyi hissetmek için yazdığı meditatif romanlara iki yıldızdan fazlasını vermemişsin gördüm. Bu kez kendini iyi hissediyorsan durum başka demektir.


message 5: by marjinal (new) - added it

marjinal Senden muhteşem dedektif olur.
Okurun romanda kendini iyi hissetmesinde yanlış taraf yok.
Romanın sadece meditasyon amaçlı yazılmasında yanlış taraf var.
Stegner açık örtük (eğitim) sistem eleştirisi yapıyor, karakterleri sorguluyor, satır aralarını okura bırakıyor ki ben kendimce tespitler yapıyorum. Stegner bu ortamı sağlıyor.
Evet bu roman başka, 162. sayfaya kadar başka. İlerki sayfalar ne getirir götürür bilemem.


message 6: by marjinal (new) - added it

marjinal Sessizlik Oteli de meditasyon etkisi veriyor.


message 7: by marjinal (new) - added it

marjinal 😯 Sezeryan sahnesi var Lina, çok zorlandım. Anladın?


message 8: by marjinal (new) - added it

marjinal 114-118 sayfalarındaki akşam yemeği sahnesinde yeni bir şey söylenmiyor ama karakterlerin temsillediği değerleri vermesi açısından önemli bir sahne ve açıkcası sinirlerle oynandığı bir sahne de çünkü aptalca bir tartışma sözkonusu.
Evlilik için iknaya gelmiş Sid, ben hayatımı şiir üzerine kurdum. Edebiyat eğitimi alacağım deyince Charity daha ilk saniyede tepesi atıyor; şiir karın doyurmaz, daha önemli amaçlar için yaşamalıyız. Başarman gereken bir sürü iş var, yeter ki iste diyor. Sid emellerinde ısrar edince tartışma büyüyor. Emely Teyze sessiz kalıyor. Tartışma aptalca! Sid idealistliği temsil ediyor; delikanlı zamanlarında kapıldığı şiir tutkusunu yetişkinlik zamanlarına taşıyarak büyümediğini çocuk kaldığını belli ediyor. Charity ise Amerikan değerlerinin haydutsu tarafını temsil ediyor. İstediğini yapabileceğini haydutlar düşünür. "İstersen yaparsın"  anlayışını çalıştırırsan bir gün gelir başkalarının üzerine bomba atarken bulursun kendini ki, farkına da varmazsın barbarlığının. Emily Teyze de dünyanın her kültüründe geçerli toplumsal değerlerin temsilcisi.
Eğer o yemekte dün andığım Edinburg kadınlarından biri olsaydı Sid'in de Charity'nin de hakkından gelirdi. Tahminim şöyle derdi: "Kesin sesinizi. Şapşallar."


message 9: by marjinal (new) - added it

marjinal Şartların her saniye değiştiğini hesaba katmadan bir ömrü bağlayacak şekilde "söz vermeler"in kişileri yanlış yaşantılara sürükleyip mutsuzluklara gömdüğünü anlatan güzel bir sahne var:
Larry bırak başını kaşıyacak zaman bulamamayı nefes almayı unutacak kadar zavallıca, aptalca bir yaşam sürmektedir. Ve bir gün aynı Larry'e piyango vurur: Romanı basılacaktır. Ciddi miktarda telif ücreti alır. Yazarlığının önü açılmıştır artık. Kutlamak için bir araya geldiği Sid'le durumu konuşuyorlar. Sid bir ara "ee artık öğretmenliği bırakıp yazarlığa geçersin" diyor. L arry de "mümkün değil" diyor.  Sally'le hayatlarını birleştirken öğretmenliği asla bırakmayacağına dair Sally'e söz vermiş. Yazık! Sözü çiğnemesi gerekirken parasıyla sefilce hayat sürmesinin bağışlanır tarafı yoktur.


message 10: by Lina (new) - added it

Lina Sezaryen sahnesini okurken zorlandım diyorsun, o sahneyi iki defa yaşadım! Yine de otuzlu yılların şartları ile 90'lı yılların kıyaslanması benim lehime bir durum elbette.

Emily Teyze'nin damat adayına bakışını sevdim; para pul mevki konusunda beklentisi yok; fakir görünümünü dert etmiyor. Sanayi şehrinde büyüdüğü için ona acıyor hatta. Kültürlü ve kibar bu gencin özgür ruhlu kızını idare edebilecek halden anlayan biri olması önemli onun için; elbette bir de yaş ve iş meselesi var ki sonuna kadar katılıyorum. İkisi de çok genç, evlilikleri ikisinden birinin kariyerini tıkayacak baştan belli, geçinmek için biri fedakarlık yapmak zorunda kalacak Larry- Sally çiftinde Sally'nin yaptığı gibi eğitimini yarıda bırakarak...
Fakat onları kandırmış Sid, çok zengin. Emily Teyze 'nin dili tutuluyor; Battle Gölü'ndeki araziyi satın alarak çevrenin yağmalanmasını önlüyor Sid. Bunlar yeterli oluyor evlenmelerini kabul etmesi için. Charity eğitimine devam edebilirdi ancak o dört yılda üç çocuk yapmayı tercih ediyor.
Karısına o sözü veren Sid değil miydi? Çünkü Charity'nin gözü kocasının akademik alanda iyi bir yere gelmesine odaklı, kendi ailesindeki erkekler gibi olmalı illa ki. Lary gerçekçi, yazarlığın düzenli bir para getirmeyeceğinin farkında, hem öğretmenliği de seviyor.


message 11: by marjinal (new) - added it

marjinal Geçmiş olsun Lina.
Emily Teyze eli öpülecek kadın diye ikinci kez yazayım. Takıntılı otoriter tarafını görmezd4en gelerek tabii. Sid'i sorguya çektiği sahneyi önemli ve değerli buluyorum.
Larry'nin durumu içler acısı; kendi ifadesiyle "yaşamıyor çalışıyor."
Tecrübesiz zamanları. Gün gelecek o hayatı bırakacak. Bunu yapmazsa aptallığını tescil edecek. Seçenekleri olduğu halde kötü koşullarda "kalmak" bir aptalın yazgısıdır.
Larry öğretmenliği seviyor fakat öğretmenlik Larry'i sevmiyor. Okulda kalmak için içine düştüğü angarya işler ve karar vericilerin keyfiliği
İnsanı meslekten soğutur.
Bakalım n'olacak...


message 12: by marjinal (new) - added it

marjinal Charity Meditasyon Merkezi


message 13: by Lina (new) - added it

Lina Orası bir Arkadya, olmak istediğim yer!
Ama bir yerden sonra Charity 'nin kuralları beni boğar, eninde sonunda çatışırım gibime geliyor:)


message 14: by marjinal (new) - added it

marjinal Sen ben planlı cennette yapamayız!
Doğa yürüyüşüne geldin mi? Dakika bir, kriz çıktı, çay krizi. Larry'nin tutumu dikkatini çekiyor mu, topa girmiyor, göl kazasında da girmemişti. Benim gezim değil diyerek. Neyse ben gidiyorum. 215'deyim.


message 15: by Lina (new) - added it

Lina 195.sayfadan itibaren yola çıkıyorum, henüz o bölüme gelmedim.


back to top