Goodreads helps you follow your favorite authors. Be the first to learn about new releases!
Start by following Hugo Pratt.
Showing 1-30 of 30
“When we do not succeed to be ourselves, we finally realize that is was completely useless to exist...”
―
―
“... women would be wonderful if we could fall into their arms instead of their hands.”
― Sous le signe du Capricorne
― Sous le signe du Capricorne
“Corto à lui même: Ce serait bon de vivre dans une fable.
Bouche Dorée à Corto: Oh oui!… Mais toi tu vis continuellement une fable et tu ne t'en aperçois plus. Lorsqu'un adulte entre dans le monde des fables, il ne peut plus en sortir. Le savais-tu?”
― En Sibérie
Bouche Dorée à Corto: Oh oui!… Mais toi tu vis continuellement une fable et tu ne t'en aperçois plus. Lorsqu'un adulte entre dans le monde des fables, il ne peut plus en sortir. Le savais-tu?”
― En Sibérie
“Kimbilir, belki kahramanlığa, cömertliğe inanan, soyu tükenmek üzere olan bir hanedanın son temsilcisi, yani, belki de salakların şahıyımdır !”
― Sous le signe du Capricorne
― Sous le signe du Capricorne
“Il y a, à Venise, trois lieux magiques et secrets : l'un dans la "rue de l'amour des amis", le deuxième près du "pont des merveilles" et le troisième dans le "sentier des marranes", près de San Geremia, dans le vieux ghetto. Quand les Vénitiens - parfois ce sont les Maltais - sont fatigués des autorités, ils vont dans ces lieux secrets et, ouvrant les portes au fond de ces cours, ils s'en vont pour toujours vers des pays merveilleux et vers d'autres histoires...”
― Fable de Venise
― Fable de Venise
“Proprio perché non assomigli a nessuna avrei voluto incontrarti sempre... In qualsiasi posto...”
― Corto Maltese - Una ballata del mare salato
― Corto Maltese - Una ballata del mare salato
“When I was a boy I noticed I didn't have a fortune line on my palm... so I took my father's razor and... zak... I made myself one, just the way I wanted.”
― La ballade de la mer salée
― La ballade de la mer salée
“Lorsqu’un adulte entre dans le monde des fables il ne peut plus en sortir”
―
―
“Mietin että naiset olisivat ihania jos voisi langeta niiden syliin lankeamatta samalla niiden käsiin.”
―
―
“Paras nukkua... Paeta tätä järjetöntä ja rikoksentäyteistä elämää joka nieli nuoruuteni...”
―
―
“Nuorten velvollisuus on erehtyä! Millaisia nuoria ne muuten olisivat?”
―
―
“Penso che le donne sarebbero meravigliose se tutto potesse cadere nello loro braccia, senza cadere nelle loro mani”
― Corto Maltese - Un'aquila nella giungla
― Corto Maltese - Un'aquila nella giungla
“Getting stuck in the past is like guarding a cemetery.”
― La ballade de la mer salée
― La ballade de la mer salée
“Quand j'étais petit, je me suis aperçu que je n'avais pas de ligne de chance, alors avec le rasoir de mon pére... zac, je m'en suis fait une comme je voulais.”
― La ballade de la mer salée
― La ballade de la mer salée
“Olen ehkä ääliöiden kuningas. Viimeinen vesa sammunutta dynastiaa... Sitä joka uskoi jalouteen!... Urheuteen.”
―
―
“Minä olen tuhkimus! Raivoisa tuhkimus!”
―
―
“Ma tu vivi continuamente nelle favole, solamente non te ne accorgi più. Quando un adulto entra nel mondo delle fiabe non riesce più ad uscirne. Non lo sapevi?”
― Corto Maltese - Corte Sconta detta Arcana
― Corto Maltese - Corte Sconta detta Arcana
“The heart is a muscle that pumps blood, not sentimentality!”
― La ballade de la mer salée
― La ballade de la mer salée
“Morgana:"Qualcuno c'è... Quel marinaio addormentato... che forse sta sognando..."
Merlino:"Si... ma sta sognando a occhi aperti, e chi sogna ad occhi aperti è pericoloso perchè non sa quando finisce il sogno”
― Corto Maltese - Sogno di un mattino di mezzo inverno
Merlino:"Si... ma sta sognando a occhi aperti, e chi sogna ad occhi aperti è pericoloso perchè non sa quando finisce il sogno”
― Corto Maltese - Sogno di un mattino di mezzo inverno
“I don't believe in principles. They don't exist! There are laws and facts...”
― La ballade de la mer salée
― La ballade de la mer salée
“Viagiar descanta, ma chi parte mona torna mona”
―
―
“L’aria era completamente immobile, ma elettrica: come se fosse passata una pennellata di lucido a risvegliare i colori, o uno strofinio di dita a liberare gli odori.”
― Ballad of the Salt Sea (Corto Maltese Adventure S.) by Hugo Pratt (1-Oct-1996) Paperback
― Ballad of the Salt Sea (Corto Maltese Adventure S.) by Hugo Pratt (1-Oct-1996) Paperback
“C'è sempre un ingenuo... pronto a sacrificarsi per una donna...”
― Corto Maltese - L'angelo della finestra d'Oriente
― Corto Maltese - L'angelo della finestra d'Oriente
“Corto Maltese:"L'Eldorado di Raleigh, la Città d'Oro di Orellana, il regno favoloso di Cibola del Coronado... sono fatti della stessa sostanza dei sogni. E' sorprendente vedere uomini di cultura come lei interessarsi a simili storie..."
Levi Colombia:"I sogni sono d'oro, la realtà è di piombo...”
― Corto Maltese - Teste e funghi
Levi Colombia:"I sogni sono d'oro, la realtà è di piombo...”
― Corto Maltese - Teste e funghi
“Chi insegue un sogno non desidera, in realtà, la sua realizzazione, ma vuole solo poter continuare a sognare.”
― Ballad of the Salt Sea (Corto Maltese Adventure S.) by Hugo Pratt (1-Oct-1996) Paperback
― Ballad of the Salt Sea (Corto Maltese Adventure S.) by Hugo Pratt (1-Oct-1996) Paperback
“... one has control only until he's forced to exercise it.”
― La ballade de la mer salée
― La ballade de la mer salée
“Let's go drink our beers and thumb our noses at those who would do us harm.”
―
―
“Quando ero bambino mi accorsi che non avevo la linea della fortuna sulla mano e allora presi il rasoio di mio padre e zac... Me ne feci una come volevo.”
― Corto Maltese - Una ballata del mare salato
― Corto Maltese - Una ballata del mare salato
“Yalnız kalınca Cranio'nun sözlerini yeniden düşündü. Haklıydı. O uzaktaki savaşın çalkantısının yarattığı dalgalar bu sakin suları da bulandırmaktaydı. Karşıt çıkarlar arasındaki bu çekişme bir zincirleme tepkime halinde masum halkları da kendi içine çekiyordu.
Fakat şimdi kendini düşünmeliydi ve yaşamının geri kalan kısmında ne yapacağına karar vermeliydi.
Keşiş onu komuta etmeyi bilmemekle suçlamıştı ve haklıydı da, ama işin aslı şu ki, o buna hiç aldırmıyordu. Onu bireyci olmakla da suçlamıştı ve bu da doğruydu. Peki ama niye akmakta olan bir akıntıdan faydalanmakla sınırlandırmalıydı kendini? Neden kendini, bir kural, bir ordu, bir saflaşma içine hapsetmeliydi? Hayatın kokusu onu her zaman deneyimlerin, ülkelerin ve insanların en umutsuzlarına doğru çekmişti. Yaşam oyunu çok hassasi nazik bir oyundu ve çok fazla dikkat ve saygıyla oynanmalıydı. Kendisinin olduğu kadar başkalarının da özgürlüğüne saygı, karar verme özgürlüğüne ve hepsinden de önemlisi davranış özgürlüğüne saygı duymak gerekliydi. Martılar portakal - turkuaz rengi gökyüzünde uçuşmakta ve okyanus davetkar bir halde sozsuz ufka doğru açılmaktaydı. Hayal gücü onu buralardan, bu kulübeden uzaklara sürüklüyordu ama biraz daha beklemesi gerekecekti.
Çok fazla hassas dengeler, farklı ilgi alanları ve karşıt çıkarlar, çok fazla otorite ve sineye çekilecek çok fazla boyun eğme, uzlaşma vardı. Bir sigara yaktı ve bacak bacak üstüne atarak ayaklarını verandanın parmaklıklarına dayadı, sonra uzun bir duman üfledi ve büyük bir zevkle romundan bir yudum aldı. Önemli olan, her zaman, günün en iyi anlarının tadını çıkarmayı bilmekti ve şimdi günün en sevdiği anıydı.
Kendini dumanın onu sarıp sarmalamasına bıraktı ve içkisini bitirdi. Daha sonra bugün olup bitenler hakkında düşünecekti ama sonuçta, bütün bu hikayeden sıkılmıştı ve ilk fırsatta başka bir adaya çekip gidecekti. Bu okyanusun ufkunda fırtınalardan korunmak veya dinlenmek ve aşık olmak için her zaman başka bir ada olacaktı. O açık ufuk yola çıkmak için bir davetiye gibi her zaman orada onu bekliyordu.”
― Corto maltese. Una ballata del mare salato
Fakat şimdi kendini düşünmeliydi ve yaşamının geri kalan kısmında ne yapacağına karar vermeliydi.
Keşiş onu komuta etmeyi bilmemekle suçlamıştı ve haklıydı da, ama işin aslı şu ki, o buna hiç aldırmıyordu. Onu bireyci olmakla da suçlamıştı ve bu da doğruydu. Peki ama niye akmakta olan bir akıntıdan faydalanmakla sınırlandırmalıydı kendini? Neden kendini, bir kural, bir ordu, bir saflaşma içine hapsetmeliydi? Hayatın kokusu onu her zaman deneyimlerin, ülkelerin ve insanların en umutsuzlarına doğru çekmişti. Yaşam oyunu çok hassasi nazik bir oyundu ve çok fazla dikkat ve saygıyla oynanmalıydı. Kendisinin olduğu kadar başkalarının da özgürlüğüne saygı, karar verme özgürlüğüne ve hepsinden de önemlisi davranış özgürlüğüne saygı duymak gerekliydi. Martılar portakal - turkuaz rengi gökyüzünde uçuşmakta ve okyanus davetkar bir halde sozsuz ufka doğru açılmaktaydı. Hayal gücü onu buralardan, bu kulübeden uzaklara sürüklüyordu ama biraz daha beklemesi gerekecekti.
Çok fazla hassas dengeler, farklı ilgi alanları ve karşıt çıkarlar, çok fazla otorite ve sineye çekilecek çok fazla boyun eğme, uzlaşma vardı. Bir sigara yaktı ve bacak bacak üstüne atarak ayaklarını verandanın parmaklıklarına dayadı, sonra uzun bir duman üfledi ve büyük bir zevkle romundan bir yudum aldı. Önemli olan, her zaman, günün en iyi anlarının tadını çıkarmayı bilmekti ve şimdi günün en sevdiği anıydı.
Kendini dumanın onu sarıp sarmalamasına bıraktı ve içkisini bitirdi. Daha sonra bugün olup bitenler hakkında düşünecekti ama sonuçta, bütün bu hikayeden sıkılmıştı ve ilk fırsatta başka bir adaya çekip gidecekti. Bu okyanusun ufkunda fırtınalardan korunmak veya dinlenmek ve aşık olmak için her zaman başka bir ada olacaktı. O açık ufuk yola çıkmak için bir davetiye gibi her zaman orada onu bekliyordu.”
― Corto maltese. Una ballata del mare salato
“The heart is a muscle that pumps blood, not sentimentality! I'll do what I please!”
― Corto Maltese - Una ballata del mare salato
― Corto Maltese - Una ballata del mare salato




