Goodreads helps you follow your favorite authors. Be the first to learn about new releases!
Start by following Yaşar Kemal.
Showing 1-30 of 149
“Bu dağlarda bin kere ölmeden, bir kere dirilemezsin.”
― İnce Memed 4
― İnce Memed 4
“Dost olacak, düşman olacak, sonuna kadar, köküne kadar dost, düşman olabilecek insan soyu tükendi. Şu ot gibi yaşayanlar, beşe alıp da ona satanlar ne dost olabilirler iliklerine kadar, sırılsıklam, ne düşman olabilirler ölümüne.”
― Demirciler Çarşısı Cinayeti
― Demirciler Çarşısı Cinayeti
“Kuşlar da gitti," dedi Mahmut.
Sonra hiç konuşmadık. Kuşlar da gitti, kuşlarla birlikte de... Ne olacak, kuşlar da gitti.”
― The Birds Have Also Gone
Sonra hiç konuşmadık. Kuşlar da gitti, kuşlarla birlikte de... Ne olacak, kuşlar da gitti.”
― The Birds Have Also Gone
“İnsan evrende gövdesi kadar değil, gönlü kadar yer kaplar.”
―
―
“O iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler.”
― Demirciler Çarşısı Cinayeti
― Demirciler Çarşısı Cinayeti
“Gelecek yıl işte burada, şu bakır rengi dikenliğin yerinde için bulanmadan bakamayacağın çirkin apartmanlar, villalar yükselecek. Sokaklarında yalnız birbirlerine gösteriş yapmak, para para, yalnız para kazanmak için yaşayan, insanlıklarını unutmuş yaratıklar caka satacaklar. Otomobiller yüz elli, iki yüz kilometreyle Londra asfaltında insan ezerek buraya girecek... Belki kuşlar çok derin, eski bir içgüdüyle buraya, o zaman kesilmiş olacak olan şu ulu çınarın üstüne, göğüne uğrayacaklar, bir an duraklayıp bir şeyler arayacak, bir şeyleri anımsamaya çalışacak, beton yığını evlerin üstünde küme küme dolaşacak, konacak bir yer bulamayıp bir uzak keder gibi başlarını alıp çekip gidecekler.”
―
―
“Görüş sahası ne kadar dar olursa olsun, insan muhayyilesi geniştir. Değirmenoluk köyünden başka hiçbir yere çıkmamış bir insanın bile geniş bir hayal dünyası mevcuttur. Yıldızların ötelerine kadar uzanabilir. Hiçbir yer bulamazsa Kafdağının arkasına kadar gider. O da olmazsa, düşlerinde yaşadığı yer başkalaşır. Cennetleşir. Şimdi, şu anda düşler veryansın ediyordur uykuların altında. Şu fıkara, şu kahırlı Değirmenoluk köyünde, değişmiş dünyalar yaşanıyordur.”
― İnce Memed
― İnce Memed
“Sen bana bak, oğlum, yalanın gücü doğrunun güçsüzlüğünden değildir. Yalan teşkilat kurmuş, doğru yalnızdır. Yalanın geleneği var, senin doğrunun her gün yeniden yaratılması gerek. Her gün bir şafak çiçeği gibi yeniden açması gerek. Sen yenileceksin.”
―
―
“Ben, kendim, bu şehirden gidemem. Bütün mümkünüm çarelerim kesilmiş. Ama böylesi bir dünyada da sevinemem. Hayal kurarım hayal. Işıklı, sevinçli, çiçekli, kimsenin kimseyi sömürmediği, kimsenin kimseden korkmadığı, kuşkulanmadığı, kimsenin kimseye düşmanca bakmadığı bir dünyanın hayalini kurarım. Kimsenin kimseye diş gıcırdatmadığı bir dünya... Gönlü gani bir adam sayarım kendimi. Bu kadarı bile bana yeter, bu kadarı bile beni mutlu eder.”
―
―
“Sen ne sanıyorsun oğlum Memed, İnce Memedler bitecek mi sanıyorsun? Her insanın içinde bir mecbur kurdu, bir İnce Memedlik, bir Köroğluluk kurdu var. Köroğlu gitti İnce Memed geldi. İnsanoğlunun içinde bu kurt oldukça insanoğlu ne olursa olsun yenilmeyecek. Sen insanoğlunun içindeki kurtsun, ne olursan ol, nereye gidersen git. İşte insanoğlunun içindeki bu kurt yiterse insanlık da işte o zaman insanlıktan çıkar.”
― İnce Memed 3
― İnce Memed 3
“Şu Taksim alanında biribirlerini ezenler, o kadar insanın içinde hak tu, diye ortalığa tükürük savuranlar, sümkürenler, sümüklerini ağaç gövdelerine sürenler, hasta yüzlüler, vıcık vıcık boyalılar, suratlarından düşen bin parça olanlar, düşman gözlüler, gülmeyenler, biribirlerine düşmanlar gibi, birbirlerini yiyeceklermiş gibi, biribirlerinin gözlerim oyacak, kuyusunu kazacaklarmış gibi bakanlar, korkanlar, utananlar, bunlar mı, korkanlar, ben ben, ben, diyenler, bunlar mı? Kuşlar da gitti... Giden kuşlarla...”
―
―
“İnsanın içindeki adalet duygusunu köreltirsek, insanın insana saygısı kalmaz. İnsanın insana itimadı, hürmeti kalmayınca da bir yerde insanlık çok şey kaybeder, hayat çirkinleşir.”
― İnce Memed 3
― İnce Memed 3
“Saklanmışlar kendi içlerine, burunlarının ucunu görmüyorlar. Saklanmışlar, yumulmuşlar kendi karanlıklarına. Bunlar şu Yeni Cami önündeki kurtarılmayı, kurtulup da şu kirlenmiş Boğazın üstüne doğru uçmayı bekleyen küçücük, parlak, kafesterin içinde çırpınan kuşçukları mı görecekler? Binmişler biribirlerinin sırtına, biribirlerinin karanlıklarına gidiyorlar kıyamete.”
―
―
“Yalnız atları, denizi sevmek marifet değil, kurdu kuşu, yerdeki karıncayı, petekteki arıyı, dünyada ne var ne yoksa, taşı toprağı, esen yeli, kayan yıldızları, her şeyi, her şeyi taa iliklerine, taa yüreğinin köküne kadar seveceksin. Dünyayı okşamaya doyamayacaksın.”
― Tanyeri Horozları
― Tanyeri Horozları
“Every age has its own way of mythmaking. Ancient Egypt had its myths, the Sumerians and the Assyrians, the Christians and the Muslims, the North and the South -- the style of creating myths always varies. What myths are being created as a shelter even in the chaotic atmosphere of today! Until doomsday humanity will create these shelters. What else could people do when they come from one darkness and travel to another? And with so much deprivation? Man remains man so long as he dreams.”
―
―
“Bu dünya böyledir" diyordu. "Sular hendeğine dolar. İnsanlar doğar ölür, gün doğar batar. Ağaçlar büyür çürür. Sular akar, bulut ağar. Ağayı öldürürsün, ağa gelir yerine. Bir daha öldürürsün, bir daha gelir.”
― They Burn the Thistles
― They Burn the Thistles
“Hangi günü gördük akşam olmamış.”
―
―
“Var, var tabii, olmaz olur mu? İnsanlıktır bu. Kat kattır, en sağlam, en güzel mücevheri en alttadır, soydukça insanlığı, kabuğundan soydukça, bir kat, iki, üç, dört, beş kat, gittikçe aydınlanır insanlık, güzelleşir. Çirkin olan insanlığın en üst kabuğudur. Adam olan hem kendi kabuğunu, hem insanlığın kabuğunu durmadan soymaya çalışır. Soydukça ortalık aydınlanır, soydukça...”
― Kuşlar da Gitti
― Kuşlar da Gitti
“Çocuk, ellerini koynuna sokmuş büzülmüştü. Yaşlı adam geldi çocuğun yanma oturdu. Ocağın gür yalımları arkalarına tuhaf gölgeler düşürüyordu. Bu gölgelere bakarak adam, çocuğun kafasından ne geçiyor, anlayabilirdi. Yaşlı adam da uzun zaman bir yerde durmayan, yalımlara göre yer değiştiren gölgelere gözünü dikti.”
― Memed, My Hawk
― Memed, My Hawk
“Horasandan geldik, atlarin sirtinda... cok isler gecti basimizdan. Kadinlara, cocuklara dokunmadik. Sevdalara, gonullere dokunmadik. Incitmedik analari. Budur bizim toremiz.”
―
―
“Merdivenlerde... Sabahlara kadar böyle... Uyumak istiyorum, böyle... Uyuyamıyorum.”
― Allahın Askerleri
― Allahın Askerleri
“Yalan organizedir. Doğru tek. Yenilmezse doğru olmaz zaten.”
―
―
“Bir türkü duyulur... Gecede başka türlü, gündüzde başka türlüdür. Çocuk söylerse başka tatta, kadın söylerse... Genç söylerse başka türlü olur, yaşlı söylerse... Dağda söylenirse başka, ovada, ormanda, denizde başka türlüdür. Hep ayrı ayrı tattadır. Sabahleyin başka, öğle, ikindin, akşamlayın başkadır.”
― İnce Memed
― İnce Memed
“-ولی ماهی ها تو آب گیر نمی افتن که...یعنی گیر نیفتادن که. اونا اون تو دارن زندگی می کنن.
-من که فکر می کنم گیر افتادن. یعنی ماهی ها اول تو آب گیر افتادن بعد دیگه چی کار کنن؟ مجبور شدن که زندگی کنن دیگه.”
― Allahın Askerleri
-من که فکر می کنم گیر افتادن. یعنی ماهی ها اول تو آب گیر افتادن بعد دیگه چی کار کنن؟ مجبور شدن که زندگی کنن دیگه.”
― Allahın Askerleri
“Doğrusun. Haklısın Cabbar. Ama gel bana sor. İçerime sor. Yüreğimi iki el tutmus sık babam sık ediyor. Edemem. Hatçeyi görmeden edemem. Görmezsem ölürüm. Öyle ölceğime, böyle ölüyüm...”
―
―
“Zulme karşı koymamak kafirliktir" diyordu. "Çocuğunun rızkını, baba yurdunu korumamak, bırakıp gurbet ellere düşmek kafirliktir. Zulme karşı koymamak zalime ortak olmaktır. Korkmak, korkudan dolayı yılmak kafirliktir.”
― They Burn the Thistles
― They Burn the Thistles
“Eşkıya demek yatak demektir. Yatakları eşkıyanın canıdır. Yatağını belli eden eşkıya yaşamaz. Bura senin baş yatağın. Bir daha buraya ayak basmayacaksın
Sayfa: 32”
― Çakırcalı Efe
Sayfa: 32”
― Çakırcalı Efe
“Yalanın gücü doğrunun güçsüzlüğünden değildir. Yalan teşkilat kurmuş,doğru yalnızdır.
Yalanın geleneği var, senin doğrunun her gün yeniden yaratılması gerek.
Her gün şafak çiçeği gibi yeniden açması gerek. Sen yenileceksin.
Yenileceksin! Yenilmenin tadına varacaksın, doğru yenilmeli.
....
Yenilmeyen doğru yenmiş sayılmaz. Doğru yenile yenile öyle keskin bir hale gelmeli ki... Yüz bin yıl su altında, yıkanmış, düzelmiş çakıltaşı gibi.”
― Teneke
Yalanın geleneği var, senin doğrunun her gün yeniden yaratılması gerek.
Her gün şafak çiçeği gibi yeniden açması gerek. Sen yenileceksin.
Yenileceksin! Yenilmenin tadına varacaksın, doğru yenilmeli.
....
Yenilmeyen doğru yenmiş sayılmaz. Doğru yenile yenile öyle keskin bir hale gelmeli ki... Yüz bin yıl su altında, yıkanmış, düzelmiş çakıltaşı gibi.”
― Teneke
“Bütün korkaklar, korkularının üstüne yürüdüklerinde insanlığın en yürekli insanları olurlar.”
― Tanyeri Horozları
― Tanyeri Horozları





