Türkçe Quotes

Quotes tagged as "türkçe" Showing 1-30 of 133
John  Green
“Ah Hazel Grace, hiç sorun değil. Kalbimin senin tarafından kırılması bir onur olurdu.”
John Green, The Fault in Our Stars

Yaşar Kemal
“Kuşlar da gitti," dedi Mahmut.
Sonra hiç konuşmadık. Kuşlar da gitti, kuşlarla birlikte de... Ne olacak, kuşlar da gitti.”
Yaşar Kemal, The Birds Have Also Gone

Ahmet Ümit
“Birini çok seversen, ama sahiden seversen, sana ne yapmış olursa olsun, eninde sonunda mutlaka bağışlanırsın.”
Ahmet Ümit, Bab-ı Esrar

William Styron
“İyi bir kitap... sonunda seni azıcık yorgun bırakmalı. Onu okurken bir sürü hayat yaşıyorsun.”
William Styron

John  Green
“O okurken uykuya dalar gibi aşık oldum: Önce yavaş yavaş sonra bir anda.”
John Green, The Fault in Our Stars

John  Green
“Acı hissedilmeyi talep eder.”
John Green, The Fault in Our Stars

John  Green
“Peki," dedi sonsuzluk kadar uzun gelen bir süre sonra. "Belki peki bizim sonsuza dek'imiz olur."
"Peki," dedim.”
John Green, The Fault in Our Stars

Gillian Flynn
“Birini gerçekten sevmekle onu sevme fikrini sevmek arasında çok büyük fark vardır.”
Gillian Flynn, Gone Girl

Gillian Flynn
“Aşk daha iyi bir adam olma isteği yaratır. Doğru bu, doğru. Ama belki aşk, gerçek aşk aynı zamanda olduğum adam olmama da izin veriyordur.”
Gillian Flynn, Gone Girl

Gillian Flynn
“Arkadaşlar birbirlerinin kusurlarını görür. Eşlerse birbirlerinin en kuytu kusurlarını bilir.”
Gillian Flynn, Gone Girl

Jack Kerouac
“Romanlarımla evlenip, çocuk yerine de kısa hikayeler edineceğim.”
Jack Kerouac

Laurell K. Hamilton
“Seni tanımadan önce cesaretin hiç korkmamak olduğunu sanırdım Anita .Sen bana cesaretin korkudan ölmene rağmen yapman gerekeni yapmak olduğunu öğrettin.”
Laurell K. Hamilton

Bana bir kitap mı fırlattın sen?Benim inimde? Evet.Ve yine yaparım. Fearghus şaşkınlıkla başını kaşıdı.Ona meydan
“Bana bir kitap mı fırlattın sen?Benim inimde?"
" Evet.Ve yine yaparım". Fearghus şaşkınlıkla başını kaşıdı.Ona meydan okuyabilecek kadar cesur - veya aptal bakış açısına göre değişir- biriyle daha önce hiç karşılaşmamıştı."Ama" diye gakladı şaşkın bir şekilde" Ben bir ejderhayım"
"Benimde memelerim var.Bu bana hiçbir şey ifade etmiyor”
G.A. Aiken, Dragon Actually

Nancy Pickard
“İnsanların iyi niyetleri suistimal ediliyor.”
“Kim tarafından?”
“Biz tabii ki!Hasta insanların buraya gelip o aptalca hikayelere inanmalarına izin veriyoruz ve işleri onlar için daha kötü hale getiriyoruz.”
“İnsanların okudukları şeylere inanmalrınıengelleyen bir yasa henüz yok ,Abby.”
“Fakat dolandırmayı engelleyen var.”
Nancy Pickard , The Virgin of Small Plains

James  Thompson
“Güzelliğinin doğaüstü bir yanı vardı. Onun gibi bir yaratığın var olması mümkün değildi sanki. Bir hediye gibi görünen şey yanlış birinin ilgisini çekmiş ve öldürülmesine neden olmuş olabilir. Ne yazık ki dünyadaki birçok insanın güzellikle yüz yüze geldiğindeki ilk isteği, onu yok etmektir.”
James Thompson

Annwyl paniğini frenledi.Kraliçe ona, Hefaidd-Hen savaşması için bir hediye vermişti.Onun alevlerinin ne yapacağına dair en
“Annwyl paniğini frenledi.Kraliçe ona, Hefaidd-Hen savaşması için bir hediye vermişti.Onun alevlerinin ne yapacağına dair en ufak bir fikri yoktu,ama kraliçenin onagerçekten yardım ettiğini umuyordu.Dua etti, Briastias'ın adamlarına seslendiğini duysa dabiliyordu.Hefaidd-Hen havayı içine çekmek için kendini geriye atarken , onların asla zamanında gelemeyeceğini biliyordu.

Ağabeyine baktı "Ne olursa olsun, bu iş burda bitmedi ağabey”
G.A. Aiken, Dragon Actually

Caroline Leavitt
“Gary'nin hatırlayabildiği kadarıyla Gerta,ilk defa bu kadar hassas görünüyordu.Kirpikleri titriyor,ağzı bir köşeye doğru seyiriyordu.'Mükemmel bir iş çıkarıyorsun.Otis seni çok seviyor.”
Caroline Leavitt

“‎''Hayır!Duymak istemiyorum!''Gözlerinden,ıslanmış saçlarını çekmek için çabaladı.''Bugün neler atlattığım hakkında en ufak fikrin var mı?Birgün de ejderha alevinin içinde durmak zorunda kaldım.Hemde iki defa!''
''Ama ben...''
''Sessiz ol''Feraghus şaşkınlıkla sustu.''Ayrıca senin anne dediğin o soğuk o.. yüzleşmek zorunda kaldım!Kendi ağabeyimin kellesini aldım!Ve senin kardeşinin elini kırmak zorunda kaldım çünkü bana dokunmayı bırakmıyordu!
Feraghus birdenbire sırıtınca Annwly tiradını kesti.''Ne?''
''Elini mi kırdın?''Gülmeden edemedi.
''Aslında bir parmaktı.Ama tepkisine bakacak olursan,kolunu kırdığımı sanabilirsin.''
Feraghus güldü. Ve sonunda, Annwly de gülümsedi.”
G.A. Aiken, Dragon Actually

Gillian Flynn
“Uyku tıpkı bir kedi gibi. Sadece onu görmezden geldiğinde yanına yaklaşıyor.”
Gillian Flynn, Gone Girl

Anita Brookner
“Kavgalar tatlıya bağlanabilir, ama başkalarını mahcup düşürenler asla tümüyle unutulamaz.”
Anita Brookner, Hotel du Lac

Juliette Fay
“‎"Seni çok özlüyorum" diye mırıldandı Ethan."Üniversite berbat.Sen yoksun.Bunun iyi birşey olacağını düşünmüştüm,sanki hiç kimsenin tanımadığı biri olmak beni rahatlatacaktı.Öyleydi de.Bir hafta kadar." Ethan birden kapının eşiğine çöktü. "Fakat sonra çok yalnız kaldım.Bunun bir baş ağrısı falan gibi geçmesini bekledim." Bitkin bir şekilde omuzlarını silkti”
Juliette Fay

Gillian Flynn
“O günlerde yayıncılık dünyası için internet, bir köşede tutulan egzotik bir evcil hayvandan ibaretti.”
Gillian Flynn, Gone Girl

Gillian Flynn
“Evlilik fedakarlık ve çaba gerektirir, sonrasında daha çok çaba ve fedakarlık gerektirir. Sonra daha çok çaba. Buyurun, buyurun yalnız içeri girerken bütün umutlarınızı kapıda bırakın.”
Gillian Flynn, Gone Girl

“Anneme giderken onlara Eukleides’ten söz etmeye başladım. Geometrisinin temelini oluşturan beş aksiyomunu anlattım. Beşincisi üzerine yapılan tartışmalara değindim, konuyla ilgilenmiş birkaç büyük matematikçinin adını andım ve gelip Eukleides’çi olmayan geometriye dayandım çünkü hiçbir şey göründüğü, hatta yaşandığı gibi değil!

Her şey hatırlandığı gibi.”
Barış Bıçakçı, Aramızdaki En Kısa Mesafe

Burçin Tetik
“Evin kalbi derler mutfağa, herhalde erkekler demiş olacak. Oysaki nasıl da bir meşru müdafaa alanı olabilirdi mutfak, eğer günlerinin yarısını mutfakta geçiren her kadın o bıçak setlerini yalnız soğan doğramak için değil, kendisine kalkan eli indirmek için de kullanabilseydi.”
Burçin Tetik, Annemin Kaburgası

Laurell K. Hamilton
“Orospu çocuğu kan emicilerle çıkmaya başladığından beri bana hiç bir konuda tüm gerçeği anlattığına inanmıyorum Anita'
'Politik olarak doğrusunu söylemek gerekirse,senin o orospu çocuğu kan emici dediğin vampir, ST Louis'nin Şehir Efendisi Dolp'
'O seninde efendinmi Anita?'
'Ne?'
'Şehir Efendisinin insan hizmetkarımısın?”
Laurell K. Hamilton, Danse Macabre

Laurell K. Hamilton
“Anita: Sen neden yoruldun ?
Jason: Bütün kulübe seks ve büyü saçtın şimdi neden yorulduğumu mu soruyorsun ? Çok cilveliymişsin.”
Laurell K. Hamilton, Narcissus in Chains

Juliette Fay
“Bundan sonra ne yapılması gerekliydi.Şimdi gidip Morgan’la konuşmalı mıydı*Tam olarak ne söyleyecekti?”Kendini kusturmaktan vazgeç,tatlım.Dişlerine zarar veriyor.”Ya da belki,”AKLINDAN NELER GEÇİRİYORDUN?” Veya dürüst olup,”Sana çok ağır,çok derin ve telafi edilemez hayal kırıklıkları yaşattığım için üzgünüm”mü demeliydi.”
Juliette Fay

Abhijit Naskar
“En sevdiğim kitap Mesnevi,
En sevdiğim şair Mevlana,
En sevdiğim dil Türkçe.”
Abhijit Naskar, Kral Fakir: When Calls The Kainat

Abhijit Naskar
“Laiklik yani dini reddetmek değil, laiklik yani köktenciliği reddetmek.”
Abhijit Naskar, Dervis Vadisi: 100 Promissory Sonnets

« previous 1 3 4 5