Carson Mccullers Quotes

Quotes tagged as "carson-mccullers" Showing 1-7 of 7
Carson McCullers
“La mente es como un tapiz ricamente tejido en el que los colores son dados por la experiencia de los sentimientos y el diseño por las operaciones del intelecto. La mente del soldado Williams se hallaba impregnada de diversos colores de extraños tonos, pero carecía de diseño y forma.”
Carson McCullers, Reflections in a Golden Eye

Charles Bukowski
“she died of alcoholism
wrapped in a blanket
on a deck chair
on an ocean
steamer.

all her books of
terrified loneliness

all her books about
the cruelty
of loveless love

were all that was left
of her

as the strolling vacationer
discovered her body

notified the captain

and she was quickly dispatched
to somewhere else
on the ship

as everything
continued just
as
she had written it.”
Charles Bukowski, The Pleasures of the Damned

Sherill Tippins
“Her new friends especially liked the southern phrases she recalled from her childhood, such as her father's remark that 'if I hadn't sold that Coca Cola stock I could just sit and pat my foot.”
Sherill Tippins

Carson McCullers
“Hay ocasiones en que la mayor necesidad de un hombre es tener a quien amar, un punto en el que centrar sus emociones difusas.”
Carson McCullers, Reflections in a Golden Eye

Carson McCullers
“... İyi dinle. Sevgiyi düşündüm ve bir çözüme vardım. Nerede yanıldığımızı anladım. Diyelim ki insan ilk kez seviyor. Peki neyi seviyor?”

Çocuğun yumuşak dudakları yarı aralıktı. Hiç sesini çıkarmadı.

“Bir kadını,” dedi yaşlı adam. “Bilimsiz, dayanaksız, Tanrı’nın dünyasındaki en tehlikeli ve kutsal deneyime girişiyor. Bir kadını seviyor. Tamam mı, evlat?”

“Evet,” dedi çocuk yavaşça.
“Sevmeye yanlış yönden başlıyor. En sonundan başlıyor. Böyle çile çekmesine şaşacak ne var? İnsan nasıl sevmeli biliyor musun?”

Yaşlı adam uzanıp çocuğun deri ceketinin yakasını tuttu. Hafifçe sarstı onu. Yeşil gözlerini hiç kırpmadan ciddi ciddi bakıyordu.

“Evlat, sevmeye nereden başlamalı biliyor musun?”

Çocuk daha da büzülmüş, kımıldamadan oturmuş dinliyordu. Yavaş yavaş başını ikiyana salladı. Yaşlı adam ona doğru eğilip fısıldadı:

“Bir ağaçtan. Bir taştan. Bir buluttan.”
Carson McCullers, The Ballad of the Sad Cafe

Carson McCullers
“İnsan yaşamının 'doğaçlamasını', hiçbir şey bitmemiş bir ezgi kadar iyi anlatamaz. Ya da eski bir adres defteri kadar.”
Carson McCullers, The Ballad of the Sad Café and Other Stories

Carson McCullers
“Bir seven vardır, bir de sevilen. Ama bunlar başka başka diyarların insanlarıdır. Sevilen çoğu zaman sevenin içinde uzun zamandır saklı duran sevgi için yalnızca bir uyarıcıdır. Her nasılsa, seven de bilir bunu. Ruhunda sevgisini eşsiz bir duygu olarak algılar. Tuhaf, yeni bir yalnızlık duymaya başlar. Ona acı veren de bu duygudur işte. Bu yüzden, sevgisini elinden geldiğince içinde barındırmalı, kendisine yepyeni bir iç dünya yaratmalıdır. Kendisiyle bütünleşen, yoğun, tuhaf bir dünya...”
Carson McCullers, The Ballad of the Sad Café and Other Stories