Umutsuz Quotes
Quotes tagged as "umutsuz"
Showing 1-21 of 21
“Ne hissettiğini çok iyi biliyordum, çünkü aynı acıyı paylaşıyorduk. Onun hissettiklerini ben de hissediyordum. Aynı şekilde, benim hissettiklerimi de o hissediyordu. İki insan bir olduğunda olan şey buydu: artık sadece sevgiyi paylaşmakla kalmazlardı. Acıyı, üzüntüyü ve kederi de paylaşırlardı.”
― Hopeless
― Hopeless
“Bu beni öldürüyor, çünkü senin için hissettiklerimi bilmeden bir gün daha geçirmeni istemiyorum. Ama sana âşık olduğumu söylemeye hazır değilim, çünkü âşık değilim. Henüz değil. Ama bu hissettiğim her neyse hoşlanmaktan çok daha fazla. Çok daha fazla. Son birkaç haftadır bunu anlamaya çalışıyordum. Neden tarif edebileceğim başka bir kelime olmadığını düşünüyordum. Sana tam olarak ne hissettiğimi söylemeyi istiyorum, ama lanet olası sözlükte hoşlanmak ve sevmek arasındaki noktayı tarif edebilecek bir kelime yok, ve o kelimeye ihtiyacım var. İhtiyacım var, çünkü söylediğimi duymanı istiyorum.”
Yaşamak.
Kelime sanki hep orada, sözlükte ait olduğu yerde, hoşlanmak ve sevmek arasına saklı kalmıştı. “Yaşamak,” dedim. "Bu kelimeyi kullanabilirsin."
"Seni yaşıyorum, Sky" dedi dudaklarıma doğru. "Seni doya doya yaşıyorum.”
― Hopeless
Yaşamak.
Kelime sanki hep orada, sözlükte ait olduğu yerde, hoşlanmak ve sevmek arasına saklı kalmıştı. “Yaşamak,” dedim. "Bu kelimeyi kullanabilirsin."
"Seni yaşıyorum, Sky" dedi dudaklarıma doğru. "Seni doya doya yaşıyorum.”
― Hopeless
“Ne diye bunun böyle olmasından mustaribim?” diyordum. “Niçin mutlaka hayatta bir devam istemeli ve neden bir ihtiras sahibi olmalı? Bütün bunların lüzumu ne? Bütün pınarlardan içmiş olsam bile ne çıkar? Lezzetle bitirdiğimiz her kadehin dibinde hep aynı ifrit, kül rengi hadekalarında hiçbir aydınlığın gülmediği kayıtsız, sabit gözlerle sarhoşluğumuzda gülecek olduktan sonra... Ömrümüzü idare eden kudretler arzularımıza ne kadar uygun olurlarsa olsunlar, bizi ondan kurtaramazlar. Bütün hilkat, geniş ve eşsiz kudretinde canı sıkılan bir tanrının kendi kendini eğlendirmek için icat ettiği bir oyundur. Hayat nimetlerinin değişikliği içinde bize, yaratıcı işaretten kalan en büyük miras bu can sıkıntısıdır. Diyarlar fethedelim, mucizesine erilmez eserler verelim, her ânımıza bir ebediyet derinliği veren ihsasların birinden öbürüne atlayalım, aradaki en kısa fasıllarda onun zalim alayı ile karşılaşırız. Hiç ummadığımız zamanda o gelir, karşımıza oturur, gözlerini gözlerimize diker... Kaç defa ondan en uzak bulunduğumu sandığım bir anda bulanık, ıslak nefesini alnımda duydum. Okşadığım tende, kokladığım gülde, içtiğim içkide hep o zehir vardı. En hazlı, en mesut uykudan uyanır uyanmaz bu acayip ifriti siyah meşinden bir mahlük gibi kollarımın arasında bulmadım mı? Kim bilir belki de bizim için zamanın hakikî ritmini o yapıyor. Dakikalarımızı kendi arzusuyla uzatıp kısaltan ve bizi, küçük uyanışlara benzeyen itişlerle ölümün uçurum ağzına atan odur. En sonunda şeytanî kahkahasını atarak üstümüze zamanın sürgüsünü çeker, fırının kapağını kapatır...”
― Beş Şehir
― Beş Şehir
“Burada olduğu için ona kızgındım, ama en çok da burada olmasını istediğim için kendime kızıyordum. Ona bağırmayı ve gitmesini söylemeyi ne kadar istesem de, kendimi beni biraz daha sıkmasını isterken buluyordum. Kollarını etrafıma dolayıp beni hiç bırakmamasını istiyordum, çünkü ait olduğu yer burasıydı ve beni yine terk etmesinden korkuyordum.”
― Hopeless
― Hopeless
“Sarhoş musun?" diye sordum.
Parmaklarını dudaklarıma bastırıp gülmesine engel olmaya çalıştı, ama beceremedi. "Hayır. Evet."
"Ne kadar sarhoş?"
Başını boynuma yaklaştırıp dudaklarını köprücük kemiğimde hafifçe gezdirince içime bir sıcaklık yayıldı. "Sana kötü şeyler yapmayı isteyecek kadar sarhoşum, ama sarhoşken yapmak isteyecek kadar sarhoş değilim," dedi. "Ama yaparsam, yarın yaptıklarımı hatırlayacak kadar sarhoşum.”
― Hopeless
Parmaklarını dudaklarıma bastırıp gülmesine engel olmaya çalıştı, ama beceremedi. "Hayır. Evet."
"Ne kadar sarhoş?"
Başını boynuma yaklaştırıp dudaklarını köprücük kemiğimde hafifçe gezdirince içime bir sıcaklık yayıldı. "Sana kötü şeyler yapmayı isteyecek kadar sarhoşum, ama sarhoşken yapmak isteyecek kadar sarhoş değilim," dedi. "Ama yaparsam, yarın yaptıklarımı hatırlayacak kadar sarhoşum.”
― Hopeless
“Beni izleme şekli daha önce hiç kimsenin hissettirmediği şekilde bana ihtiyacı varmış gibi hissetmeme neden oluyordu. Bir anlamda kendimi gerekli hissetmemi sağlıyordu. Varlığını sürdürmesi için varlığıma ihtiyacı varmış gibi.”
― Hopeless
― Hopeless
“Seni üzdüğünde gökyüzünü düşüneceğine söz verir misin?"
Benden neden bu sözü vermemi istediğini bilmiyordum, yine de kafamı salladım. "Ama neden?"
"Çünkü." Başını yıldızlara çevirdi. "Gökyüzü her zaman güzeldir. Karanlık, yağmurlu ya da bulutlu olsun, bakmak her zaman keyif verir. Bu en sevdiğim şey, çünkü kaybolursam, kendimi yalnız hissedersem ya da korkarsam, tek yapmam gereken kafamı kaldırıp bakmak, ne olursa olsun orada olacak... ve her zaman güzel olacağını bileceğim.”
― Hopeless
Benden neden bu sözü vermemi istediğini bilmiyordum, yine de kafamı salladım. "Ama neden?"
"Çünkü." Başını yıldızlara çevirdi. "Gökyüzü her zaman güzeldir. Karanlık, yağmurlu ya da bulutlu olsun, bakmak her zaman keyif verir. Bu en sevdiğim şey, çünkü kaybolursam, kendimi yalnız hissedersem ya da korkarsam, tek yapmam gereken kafamı kaldırıp bakmak, ne olursa olsun orada olacak... ve her zaman güzel olacağını bileceğim.”
― Hopeless
“Mutsuz bir insan olabilirsin, fakat umutsuz bir insan asla olmamalısın! Başarısız bir insan veya yenilmiş veya terkedilmiş şansız bir insan olabilirsin, fakat umutsuz bir insan asla olmamalısın! Umutsuz olmak kötünün kötüsüdür, nihai kötüdür!”
―
―
“En umutsuz anlarında, solucanlar gibi yerde sürünürken bazen aniden bir kurtarıcının sesini duyarsın, seni hemen yıldızlara alıp götüren müziğin sesini!”
―
―
“Gerçeğin özgürleştirici ışığına umutsuzca ihtiyaç duyan her konuda uyanık olanlar uyuyanları uyandırsınlar yoksa uyuyanlar sonsuza dek uyurlar!”
―
―
“Eğer durumun yolsuz ve umutsuz görünüyorsa, bu sadece zihninin bir umut bulmakta ve bir yol yaratmada yeteri kadar yetenekli olmamasından kaynaklanır!”
―
―
“O günkü davranışım yüzünden Breckin özrü hak ediyordu."
"Peki ben hak etmiyor muydum?"
"Hayır," dedi kesin bir tavırla. "Sen kelimeleri hak etmiyorsun, Sky. Sen harekete geçmeyi hak ediyorsun.”
― Hopeless
"Peki ben hak etmiyor muydum?"
"Hayır," dedi kesin bir tavırla. "Sen kelimeleri hak etmiyorsun, Sky. Sen harekete geçmeyi hak ediyorsun.”
― Hopeless
“Beni çekici bulduğuna inanamıyorum."
"Kapa çeneni."
"Sırf çekici, terli ve erkeksi kollarımda seni taşımam için geçen gün bayılma numarası yapmış olmalısın."
"Kapa çeneni."
"Bahse girerim geceleri bu yatakta beni hayal ediyorsundur."
"Kapa çeneni, Holder."
"Hatta.."
Uzanıp elimle ağzını kapattım. "Konuşmadığın zaman daha çekici oluyorsun.”
― Hopeless
"Kapa çeneni."
"Sırf çekici, terli ve erkeksi kollarımda seni taşımam için geçen gün bayılma numarası yapmış olmalısın."
"Kapa çeneni."
"Bahse girerim geceleri bu yatakta beni hayal ediyorsundur."
"Kapa çeneni, Holder."
"Hatta.."
Uzanıp elimle ağzını kapattım. "Konuşmadığın zaman daha çekici oluyorsun.”
― Hopeless
“İnanılmaz derecede cesursun. Ve bunu atlatacaksın, çünkü çok güçlü bir kalbin var. Hayata ve insanlara dair birçok şeyi sevebileceğini asla düşünemeyeceğin bir kalbin var. Ve çok güzelsin." Elimi kalbine götürdüm. "Burada. Kalbin o kadar güzel ki, günün birinde biri kalbini hak ettiği şekilde sevecek.”
― Hopeless
― Hopeless
“Ağzıma o kadar odaklanmıştı ki, okuduğumun tek kelimesini bile duymadığını düşünüyordum. Kitabı kapatıp karnıma koydum. Kitabı kapattığımın bile farkında olduğunu sanmıyordum.
"Neden konuşmayı kestin?" dedi, ne ifadesi değişmiş ne de bakışlarını dudaklarımdan ayırmıştı.
"Konuşmak mı?" diye sordum merakla. "Holder, kitap okuyorum. Arada fark var. Ve görünüşe bakılırsa, hiç dikkat etmiyorsun."
Gözlerimin içine bakıp sırıttı. "Ah, dikkat ediyorum," dedi. "Dudaklarına. Ağzından çıkan kelimelere dikkat etmemiş olabilirim, ama dudaklarına kesinlikle dikkat ediyordum.”
― Hopeless
"Neden konuşmayı kestin?" dedi, ne ifadesi değişmiş ne de bakışlarını dudaklarımdan ayırmıştı.
"Konuşmak mı?" diye sordum merakla. "Holder, kitap okuyorum. Arada fark var. Ve görünüşe bakılırsa, hiç dikkat etmiyorsun."
Gözlerimin içine bakıp sırıttı. "Ah, dikkat ediyorum," dedi. "Dudaklarına. Ağzından çıkan kelimelere dikkat etmemiş olabilirim, ama dudaklarına kesinlikle dikkat ediyordum.”
― Hopeless
“İnsanoğlunun en trajik çabası, tamamen umutsuz bir sorunu büyük bir umutla çözmeye çalıştığı andaki çabasıdır!”
―
―
“Umutsuz insanların yüzlerine bir bak, sanki donmuşlar, öylece boş bakışlar, boş duruşlar, korkunç bir sessizlik, sanki bu dünyada yoklar! Ama unutma, hiç kimse umutsuzluğu hiçbir şey yapmadan öylece heykel gibi durarak yenemez! Umudun kalmamışsa hemen git bul onu, onsuz var olunmaz!”
―
―
All Quotes
|
My Quotes
|
Add A Quote
Browse By Tag
- Love Quotes 102k
- Life Quotes 80k
- Inspirational Quotes 76.5k
- Humor Quotes 44.5k
- Philosophy Quotes 31k
- Inspirational Quotes Quotes 29k
- God Quotes 27k
- Truth Quotes 25k
- Wisdom Quotes 25k
- Romance Quotes 24.5k
- Poetry Quotes 23.5k
- Life Lessons Quotes 22.5k
- Quotes Quotes 21k
- Death Quotes 20.5k
- Happiness Quotes 19k
- Hope Quotes 18.5k
- Faith Quotes 18.5k
- Inspiration Quotes 17.5k
- Spirituality Quotes 16k
- Relationships Quotes 15.5k
- Life Quotes Quotes 15.5k
- Travel Quotes 15.5k
- Motivational Quotes 15.5k
- Religion Quotes 15.5k
- Love Quotes Quotes 15.5k
- Writing Quotes 15k
- Success Quotes 14k
- Motivation Quotes 13.5k
- Time Quotes 13k
- Motivational Quotes Quotes 12.5k
