Ermeni Quotes

Quotes tagged as "ermeni" Showing 1-13 of 13
Krikor Zohrap
“Bütün aşk hikayeleri az çok böyle değil midir? Karşımızdaki kişide, kalbimizde ve zihnimizde yarattığımız o hayali varlığı bulmaz mıyız gerçekten de? Bulduğumuzu sanıp tapındığımız, o muhayyel, o mükemmel varlık değil midir aslında?

Arzu edilen ve imkansız mükemmellikteki varlığı gerçekten karşımızda bulacak olsaydık asla bıkkınlık yaşamaz, aşkımıza acıları karıştırmazdık. İnsanlar, her şeyden çok tapındığını sandığı kişide bile kendi Cogo'sunu, yaratıp da bulamadığını sever daima. İşte bu sebepten, yavaş yavaş açılan bir perde misali, yanlışımızı fark etmeye başlamamızla birlikte bu yanılsama son bulur ve en güçlü, en sarsılmaz sandığımız sevgiden geriye sadece ufak tefek hatıralar kalır.”
Krikor Zohrab, Hayat, Olduğu Gibi

Feryal Saygılıgil
“Kadın hangi milliyette veya hangi sınıfa mensup olursa olsun barıştan yanadır. 8 Haziran 1911, Kadın... Barış İçin, Zabel Yesayan”
Feryal Saygılıgil, Kadınlar Hep Vardı: Türkiye Solundan Kadın Portreleri

“İspanyollar Yahudileri sınırdışına sürer, Almanlar Slavlarla birbirlerini diri diri yakarlarken Kutsal Kitap'ta ne kadar millet varsa biz Türkler hepsine kapılarımızı açtık, onları barındırdık. Ama olmadı, bu imparatorluğun içinde yaşayan ne kadar azınlık varsa hepsi de kendilerini Türk'ün zulmüne uğramış fedai birer millet diye hayal ediyor.”
Richard Reinhardt, The Ashes of Smyrna

Feryal Saygılıgil
“Ermeni feminist kadınlar incelenirken Mari Beyleryan ismi, Ermeni feminist basın incelenirken ARDEMİS pek anılmayacaktır.”
Feryal Saygılıgil, Kadınlar Hep Vardı: Türkiye Solundan Kadın Portreleri

Feryal Saygılıgil
“Erkeklerin kendi egemenlik sınırlarının tecavüze uğramaması uğruna kadınları baskı altında tutmak ve bu amaçla onları eğitimsiz bırakmak için gösterdikleri çabaya karşın ilk kez kadınlara eğitim çağrısı yapan, eğitimin özgürlüğe atılan en önemli adım olduğunu savunan Elbis Gesaratsyan olmuştur”
Feryal Saygılıgil, Kadınlar Hep Vardı: Türkiye Solundan Kadın Portreleri

Feryal Saygılıgil
“(Yıkıntılar Arasında-Zabel Yesayan) 1909 Adana katliamını anlattığı bu kitap, 'bir tanıklık kitabıdır ve kuşkusuz, tanıklığı edebiyata dönüştürebilen tek Ermenice eserdir.' Ölülerin gömülemeyişinin, ölümün yarattığı boşluğun kapanamayışının, açtığı yaranın iyileştirilemeyişinin tanıklığı. Acı öylesine derin, barbarlık öylesine tarifsizdir ki tek çare kaybetmektir. Yas başka türlü nasıl tutulacak, ağıt nasıl yakılacaktır?
Zira bu kitap, bir kurmaca değil; felaketzedelerin ve felaketin resmidir. Çoğu kadın ve yaşlı, yetim, hayatta kalabilmiş kişilerle konuşmalara yer verir. Her bir satırı gözleyen/ izleyen/ tanıklık edenin ağrısını, çözümsüz çaresiz hissedişini, acıdan boğum boğum oluşunu taşır. Yazanın derdi, olanı biteni bu haliyle görünür kılmaz, hafızaya işlemektir. Melike Koçak”
Feryal Saygılıgil

Mehmet Bayrak
“Kürtlerin İslamiyete geçişleri son derece sancılı ve göreceli olarak geç olmuştur. İranlılar, eski dinlerini İslamlıkla emiştirerek Şiîlik potasında eritirken; Kürtler Alevi ve Sunni karakterli dinler ve tarikatlarla örtüştürerek yaşatageldiler.”
Mehmet Bayrak, Alevi - Bektaşi Edebiyatında Ermeni Aşıkları

Mehmet Bayrak
“Aleviler ile yerli Hıristiyanların ilişkileri he rzaman Alevilerle Sunnilerin ilişkilerinden daha samimi olmuştur. Çünkü bu iki kesim de, kendilerini egemen din karşısında 'öteki' olarak görüyordu. Bu gerçekliği misyoner raporlarında gördüğümüz gibi Türk Devletinin gizli belgelerinde de görüyoruz.”
Mehmet Bayrak, Alevi - Bektaşi Edebiyatında Ermeni Aşıkları

“Vartan bana, yanımda kıymetli evrak veya para varsa Marhatun'a vermemi hatırlattı; çünkü Dersimli haydutlar kadınlara tepeden tırnağa altın veya elmasla dahi olsalar yanaşmazlardı.”
Antranik Yeritsyan, Dersim - Seyahatname

“Manastır, bundan önce de söylediğimiz gibi Dersimli Ermeniler ve Kızılbaşlar için çok önemliydi. Tanrı'ya olan inançlarını güçlendirmesi ve Ermenilere ait olan bu kutsal yere yürekten bağlanmalarını sağlamasıyla, dağlılar üzerinde etkisi şüphesiz büyük olan bu manastır eski ihtişamını ve güçlü din adamı kadrosunu yitirmiş olsa da, Dersim'deki tek faal manastır olarak yine de bölgenin her yerinde büyük manevi etkiye sahiptir. Havlor Surp Garabed manastırı herkes için, herkes de onun için var. Ermenisi de Kürdü de tapar ona. Senede bir iki kez büyük armağanlarla, kurbanlarla Dersim'in her yerinden adağa gelirler.”
Antranik Yeritsyan, Dersim - Seyahatname

“Pertek, Harputlu ve Dersimliler için alışveriş merkezi durumunda olduğundan her cuma pazar haline geline gelmesi kaçınılmazdır. Her hafta Harputlu Ermeni ve dacig* tüccarlar, Dersimlilerle bir araya geldiklerinde tatsız olaylar da olur; hatta Kürtler ve dacigler arasında kan bile dökülür. Buna fırsat verenler aşağılayıcı sözler ve bağnaz davranışları ile dacigler olur. Öyle ki Kürtler kendilerine yapılan bu saygısızlık karşısında sabredemeyerek onların üzerine saldırır, mallarını talan eder, çoğunu cansız yere sererler.

*dacig: Türk Müslümanlara denir”
Antranik Yeritsyan, Dersim - Seyahatname

“Dersim'i kapsayan Yukarı Fırat havzasında Ermeniler, kesin verilerle en az 2600 yıllık bir geçmişe sahiptir. Ondan önceki tarih, Ermeni dili ve kimliğinin şekillenmesine dair farklı tezler nedeniyle hala tartışmalıdır.”
Hovsep Hayreni, Yukarı Fırat Ermenileri 1915 ve Dersim

Muzaffer Oruçoğlu
“Ermeni mezalimini bırakın, bu değneğe bakın!’ diye bağırdı. ‘vicdan gözüyle, merhamet gözüyle bakın! Bu değnek, Xızır’ın değneğidir. İtikat eden, seven öpsün, altından geçsin!’ Herkes susmuş, gün boyu boşuna tartıştığını anlamıştı. ‘Bunu bext bilin! Bir tek Ermeni’yi bile teslim etmeyeceksiniz!”
Muzaffer Oruçoğlu, Dersim