Sosyal Bilimler Quotes

Quotes tagged as "sosyal-bilimler" Showing 1-5 of 5
Claude Lévi-Strauss
“Antropologlar, yaşam biçimlerimizin, inandığımız değerlerin, mümkün olan yegâne yaşam biçimleri ve değerler olmadığını; başka yaşam tarzlarının, başka değer sistemlerinin de insan topluluklarının mutluluğa ulaşmasına imkân vermiş olduğunu ve hâlâ da vermeye devam ettiğini kanıtlamaya çalışırlar. Dolayısıyla antropoloji, böbürlenmelerimize gem vurmaya, başka yaşam tarzlarına saygı duymaya, bizi şaşırtan, şoke eden ya da tiksindiren başka usulleri öğrenmek suretiyle kendimizi sorgulamaya çağırır bizleri.
...
Antropoloğun kendine özgü kültürler arasındaki farklara gösterdiği dikkat ve duyduğu saygı, yaklaşımının özünü oluşturur.”
Claude Lévi-Strauss, Antropologia si problemele lumii moderne

“Antropoloji başka hiçbir bilim dalının olmadığı kadar karşılaştırmaya dayalı ve holistik (bütüncül) bir bilimdir. Holizm insan olmayı her yönüyle incelemeye karşılık gelen bir tabirdir: geçmiş, şu an ve gelecek; biyoloji, toplum, dil ve kültür.
(...)
Diğer sosyal bilimler, genellikle Birleşik Devletler veya Kanada gibi tek bir sanayileşmiş topluma odaklanırlar. Antropoloji ise devamlı olarak bir toplumun âdetlerini bir başka toplumla karşılaştırarak eşsiz bir kültürlerarası bakış açısı sağlar.”
Conrad Phillip Kottak, Anthropology: Appreciating Human Diversity

“Antropolojinin insan olmanın ne demek olduğu konusunda bu kadar çok bilgiyi gün ışığına çıkarabilmesinin nedeni, kültür-aşırı bir bakış açısı üzerine kurulmuş olmasıdır. İnsan olmanın ne demek olduğunu bize bir tek kültürün söylemesi mümkün değildir. Kültür, başka bir kültürle kıyaslanana kadar (normal ya da her şeyin zaten olması gerektiği gibi olması yüzünden) 'görünmez'dir.”
Conrad Phillip Kottak, Anthropology: Appreciating Human Diversity

“Bilinmeyeni öğrenmek, denetleyenemeyeni dizginlemek ve karmaşadan düzen çıkarmak arayışları bütün insan topluluklarında ifade bulur.”
Conrad Phillip Kottak, Anthropology: Appreciating Human Diversity

Doğan Avcıoğlu
“Bir hakikati bir türlü kavrayamadık. Bir adam iki efendiye birden hizmet edemez. Ya devlet, ya şeyh ve beyler! Devlet, şeyh ve beylerin bu halka yaptığı hizmetleri aynı süratle, aynı kolaylıkla yerine getiremezse, elbette şeyhine ve beyine bağlı kalır. Şeyh ve bey mahallindeki haksızlıkları ve meseleleri kendi geleneklerine, inançlarına göre hemen hallediyor. Bize gelince, bir nüfus kağıdı çıkarmak için adamları on gün dağlardan, taşlardan yaya yürüterek şehire getiriyoruz. Şeyh bir koyun hırsızını kendi ölçülerine göre hemen cezalandırıyor. Biz aynı hırsızı, koyunu çalınan adamı, şâhitleri günlerce yürüterek şehire indirip aylarca mahkemelerde süründürüyoruz. Bu halk, bu şartlar içinde elbette şeyhine ve beyine bağlı kalır ve kalacaktır.”
Doğan Avcıoğlu, Türkiye'nin Düzeni 2: Dün - Bugün - Yarın