Tehlikeli Oyunlar Quotes

Quotes tagged as "tehlikeli-oyunlar" Showing 1-17 of 17
Oğuz Atay
“Korktuğun her olaydan, başına gelmesinden ürktüğün her kötü rastlantıdan kaçınmak için onu ayrıntılarıyla düşünürsün hemen. Ayrıntılarıyla düşünmek şart. Yoksa bir noktayı bile düşünmeyi unutsan o nokta başına gelir. Yalnız yaşayanlar her şeyi hesaba katmak zorundadır. Başka türlü korunamazlar. Başka türlü yaşayamazlar. Allahım neler düşünüyorum! Düşün oğlum Hikmet. Düşün ki bunlar başına gelmesin ha-ha. İyi şeyleri düşünmekten kaçın sadece. Onlar başına gelsin. Mesele bu kadar basit işte.”
Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar

Oğuz Atay
“Ne var ki dünyada “sizi anlıyorum” gözlerinin sahteleri türemişti;gerçeği sahteden ayırmak çok zordu.”Sizi anlıyorum konuşmanıza ihtiyaç yok” ya da “siz onlara bakmayın yalnız gözlerime inananın” bakışlarını çoğu aslında “bugünü geçirmek için birine ihtiyacım var” kalıbından ibaretti.İnsanın böyle sahtekarları görünce başı ağrıyordu.”
Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar

“Ben Bilge’yi istiyorum albayım. Belki kızacaksınız ama, onunla her şey başka türlü oluyordu. Siz şimdi ağladığıma bakmayın aslında böyle hissediyorum.

Bilge’ye de bunu söyledim mi yoksa? Galiba, biraz başka türlü anlattım ona. Dedim ki: Bilge, aklını başına topla, beni yalnız bırakma Bilge, Bilge, neden beni yalnız bıraktın? dedim sonra.

Bilge bana dön. Bir daha seni üzmeyeceğim. Bir gölge gibi dolaşacağım çevrende.”
Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar

Oğuz Atay
“(..)
Sonra Nazlı’yı kaybettim. Şimdi bazen düşünürüm: Ne olurdu, aramızda her şeyi konuşmuş olsaydık. Nazlı bana evden ayrıldıktan sonra nasıl yaşadığını anlatsaydı, neden birdenbire kaybolmak istediğini açıklasaydı. O kadar sevdiğim karımın hayatına ait bir kısmı, hiç bir zaman bilemedim. Sanki iki yıl, Nazlı hiç yaşamadı bana göre. Biliyorum, denebilir ki, üzücü olaylarla karşılaşacaktı; insan, belki de hiç istemediği sözleri duyacaktı. Olsun; hiç bilmemekten, bir insan hayatının o kadar yılını hiçe saymaktan daha iyidir herhalde. Onun iki yılını yok saymakla, onun bu yıllarda neler hissettiğini bilmek istememekle, çok sevdiğim bu insana da bir bakıma hürmetsizlik etmiş oldum.
(..)”
Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar

“Hep tetikte olacaksın, hep ilerisini düşüneceksin: Sabah olmadan öleceksin ki cenazen öğle namazına yetişsin.”
Oğuz Atay - Tehlikeli Oyunlar

“İnsan korktuğu halde yaşıyor. Bir şeyler yapmak istediği için, korkunun gölgesinde kendini oradan oraya vuruyor. Çok acıklı durumlara düşüyor insan, dostlarım!”
Oğuz Atay - Tehlikeli Oyunlar

“Yalnızlığın dinini yayıyordum.”
Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar

“İnsan bazı güçlüklerden, ancak onları unutmak suretiyle kurtulabiliyor albayım.”
Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar

“başkaları gibi yaşamasını bilmeyenler, başkalarını taklit etmeliydi. onlar da ellerinden geleni yapıyorlardı: deniz kıyısında bir kahveye oturuyorlar, ah ne kadar güzel! diyorlardı. deniz havası bize iyi geldi, diyorlardı. önlerinden takalar geçiyordu: ne sıcak renklere boyanmış tekneler! diyorlardı; o renkleri rengi hangi ressam yan yana getirmeye cesaret edebilir? ( bunları nursel hanımdan öğrenmişlerdi.) sağlam deniz havasını içlerine çekiyorlardı; insanın temiz havaya ihtiyacı var, diyorlardı. ( bunu da bilge'den öğrenmişlerdi.)" Bütün bu temiz havaya rağmen, gece iyi uyuyamıyorlardı.”
Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar

“Damat sevgisi, albayım, insan sevgisine oranla çok kısa sürüyor.”
Oğuz Atay - Tehlikeli Oyunlar

“Allahın cezası kulak! Her şeyi duyuyor.”
Oğuz Atay - Tehlikeli Oyunlar

“Az şiddet, şiddetlerin en kötüsüdür.”
Oğuz Atay - Tehlikeli Oyunlar

“İnsanlar, tam kötülüklerinden temizlendikleri ve ileride kurulacak yumuşak dünyada yer almaya hak kazandıkları sırada ölüyorlardı.”
Oğuz Atay - Tehlikeli Oyunlar

“Bütün işlerimizi böyle düzenleyebilseydik albayım, gece yatısı adetimize rağmen gene de İngilizleri geçerdik.”
Oğuz Atay - Tehlikeli Oyunlar

“Bana kötü bakmıştınız. Okurken sayfalarımı buruşturmuştunuz.”
Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar

“Olmadı. Kısmet değilmiş Albayım. Mutfak temizliğiyle olmuyormuş. Uyanınca boynuma sarılmıştı uykulu kollarıyla. Ben de bütün iş bundan ibaret diye sevinmiştim. Tabakların suları bile akmadan onları kurulamıştım. Beni azarlamıştı, çünkü kurulama bezleri hemen ıslanmıştı, ondan azarlamıştı. Beni bu kadar seven ve ikide bir kollarını boynuma saran kadın neden böyle önemsiz bir mesele için beni azarlamıştı? İyi niyetlerle iyi eserler verilemeyeceğini neden hatırlatmıştı?”
Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar

Oğuz Atay
“Olmadı. Kısmet değilmiş Albayım. Mutfak temizliğiyle olmuyormuş. Uyanınca boynuma sarılmıştı uykulu kollarıyla. Ben de bütün iş bundan ibaret diye sevinmiştim. Tabakların suları bile akmadan onları kurulamıştım. Beni azarlamıştı, çünkü kurulama bezleri hemen ıslanmıştı, ondan azarlamıştı. Beni bu kadar seven ve ikide bir kollarını boynuma saran kadın neden böyle önemsiz bir mesele için beni azarlamıştı? İyi niyetlerle iyi eserler verilemeyeceğini neden hatırlatmıştı?”
Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar