to-read
(628)
currently-reading (49)
read (690)
did-not-finish (0)
my-reviews (134)
cizgi-roman-baldandatlı (104)
cizgi-roman-eh (77)
currently-reading (49)
read (690)
did-not-finish (0)
my-reviews (134)
cizgi-roman-baldandatlı (104)
cizgi-roman-eh (77)
cizgi-roman-yavan
(44)
whishlist (41)
discworld (32)
nefret-ettigim-kitaplar (14)
borges-yazi (12)
tier-1-reviews (12)
tier-2-reviews (12)
whishlist (41)
discworld (32)
nefret-ettigim-kitaplar (14)
borges-yazi (12)
tier-1-reviews (12)
tier-2-reviews (12)
“Ama bizim dünyamızı gölgeleyen başka bir dünya var mı gerçekten de? Kim bilebilir ve bu neden umurumuzda olsun? Duyularımızla algılanmaya karşı koyar gibi görünen dünyaların, gerçekten de var olan tek gizemin -yani kendi hayatlarımızın- parazitlerinden başka bir şey olmadığını da iddia edebiliriz pekala. Bilmemenin işimize yaradığı, yaygın bir düşüncedir. Aynı zamanda, kaderimizin görünmez güçler tarafından yönetildiğine inanan insanların hoş karşıladığı bir kavram da değildir. Asla doğrulamaya çalışmamamız gereken bir kuşkudur bu: Bütün yaradılışın en iyi biçimde, hiçliğin yankılarıyla dolu kiracısız bir oda olarak betimlenebileceği. Bu durum, gerçekdışının bu iması manevi ihtiyaçlarımız için neden yetersiz olsun ki?”
― Songs of a Dead Dreamer
― Songs of a Dead Dreamer
“Bin beş yüz yıllık krallık tarihi, Ortaçağ, vasallık, serflik ve derebeylik Tourgue'da yoğunlaşmıştı. Giyotinde ise yalnızca tek bir yıl, 93 vardı; ve bu on iki ay, bin beş yüz yılın karşısına dikilmişti.
Tourgue monarşi, giyotin ise ihtilaldi. Trajik bir karşılaştırma.
Bir tarafta borç, öteki tarafta vadesi gelmiş senet. Bir tarafta anlaşılmaz ve içinden çıkılmaz gotik karmaşa; serf, senyör, köle, efendi, teba, soyluluk, kök salmış gelenekler, papaz-yargıç ittifakı, bin bir hesap, maliye, vergiler, salmalar, tuz vergileri, muafiyetler, hurafeler, önyargılar, bağnazlık, kraliyet ayrıcalıkları, taç, taht, debdebe, ilahi kudret; öteki tarafta ise o basit şey, bir satır.
Bir tarafta düğüm, öteki tarafta kılıç.”
― Ninety-Three
Tourgue monarşi, giyotin ise ihtilaldi. Trajik bir karşılaştırma.
Bir tarafta borç, öteki tarafta vadesi gelmiş senet. Bir tarafta anlaşılmaz ve içinden çıkılmaz gotik karmaşa; serf, senyör, köle, efendi, teba, soyluluk, kök salmış gelenekler, papaz-yargıç ittifakı, bin bir hesap, maliye, vergiler, salmalar, tuz vergileri, muafiyetler, hurafeler, önyargılar, bağnazlık, kraliyet ayrıcalıkları, taç, taht, debdebe, ilahi kudret; öteki tarafta ise o basit şey, bir satır.
Bir tarafta düğüm, öteki tarafta kılıç.”
― Ninety-Three
“Gerilimden sarhoşa dönen, sessizliğin mucizevi derinliğinden etkilenen ve ölüm tutkusuyla kenetlenmiş kalabalığı hiçbir şeyin yerinden kıpırdatamayacağına inanan Jose Arcadio Segundo, ayaklarının ucuna basarak, başını önündekilerden daha yukarı kaldırdı ve ömründe ilk kez sesini yükseltti:
-Sizi gidi hergeleler! diye bağırdı.
-Verdiğiniz o bir dakikayı alın da kıçınıza sokun!
Onun bağırmasından sonra olanlar kimseyi korkutmadı. Herkes hayal gördüğünü sandı. Yüzbaşı ateş emri verdi ve on dört makineli tüfek o anda emri yerine getirdi. Ama bütün bunlar gülünç bir oyun gibi görünüyordu. Sanki makineli tüfeklere boş kapsül doldurulmuş gibiydi. Çünkü tüfeklerin tarrakası duyulduğu ve ardı kesilmeden kurşun tükürdüğü görüldüğü halde, kalabalıkta en ufak bir tepki yoktu. Bir anda taş kesilmiş gibi duran kalabalıktan ne bir ses, ne bir soluk duyuluyordu. Birden istasyon tarafından yükselen bir ölüm çığlığı büyüyü bozdu. Duyulan, Aaah, anacığım, avazesi yeri göğü titreten bir ses, volkanik bir soluk, dünyalar değiştiren bir kükreme olup bomba gibi patladı kalabalığın ortasında. Panik içinde bir anda kaynaşan kalabalık, kadınla kucağındaki çocuğu yutup sürüklerken, Jose Arcadio Segundo, ancak öteki çocuğu yakalamaya fırsat bulabildi. Yıllarca sonra o çocuk, kendisini bunak bir ihtiyar yerine koymalarına aldırmaksızın o günü anlatacak, Jose Arcadio Segundo'nun kendisini nasıl havaya kaldırdığını, kalabalığın dehşeti üzerinden yüzercesine geçirerek yakındaki bir sokağa nasıl götürdüğünü ballandıra ballandıra anlatacaktı. Çocuk, herkesten yukarıda olduğu için, o anda alandaki çılgına dönmüş kitlenin köşeye doğru koşuştuğunu ve makinelilerin ateş açtığını görebilmiş, aynı anda birkaç kişinin birden, -Yere yatın! Yere yatın! diye bağırdıklarını duyabilmişti.
Öndekiler, ilk kurşun dalgasıyla taranmış ve yere yıkılmışlardı bile. Sağ kalanlar yere yatacakları yerde ufak alana çekilmeye çalıştılar. Ne var ki, karşı sokaktaki makineliler de yaylım ateşine başlamışlardı. İki ateş arasında sıkışan kalabalık, iki yöne atılan bir ejder kuyruğuna benziyordu. Kitle devasa bir girdap gibi dönmeye başladı. Hiç kesilmeyen makinelilerin ateşiyle kat kat soyulan soğan gibi ortaya doğru azalıyorlardı. Çocuk, açıkta diz çökmüş bir kadının, gizemli bir güçle kurşunlardan korunarak, kollarını haç biçiminde tuttuğunu gördü. Jose Arcadio Segundo yüzü kana bulanarak yere yıkıldığı anda, çocuğu oraya bıraktı. Hemen sonra da büyük kalabalık, o boşluğu, diz çöken kadını, kurak gökyüzündeki ışığı, Ursula Iguara'nın yığın yığın hayvan biçiminde şekerleme sattığı bu orospu dünyayı örtüverdi.”
― One Hundred Years of Solitude
-Sizi gidi hergeleler! diye bağırdı.
-Verdiğiniz o bir dakikayı alın da kıçınıza sokun!
Onun bağırmasından sonra olanlar kimseyi korkutmadı. Herkes hayal gördüğünü sandı. Yüzbaşı ateş emri verdi ve on dört makineli tüfek o anda emri yerine getirdi. Ama bütün bunlar gülünç bir oyun gibi görünüyordu. Sanki makineli tüfeklere boş kapsül doldurulmuş gibiydi. Çünkü tüfeklerin tarrakası duyulduğu ve ardı kesilmeden kurşun tükürdüğü görüldüğü halde, kalabalıkta en ufak bir tepki yoktu. Bir anda taş kesilmiş gibi duran kalabalıktan ne bir ses, ne bir soluk duyuluyordu. Birden istasyon tarafından yükselen bir ölüm çığlığı büyüyü bozdu. Duyulan, Aaah, anacığım, avazesi yeri göğü titreten bir ses, volkanik bir soluk, dünyalar değiştiren bir kükreme olup bomba gibi patladı kalabalığın ortasında. Panik içinde bir anda kaynaşan kalabalık, kadınla kucağındaki çocuğu yutup sürüklerken, Jose Arcadio Segundo, ancak öteki çocuğu yakalamaya fırsat bulabildi. Yıllarca sonra o çocuk, kendisini bunak bir ihtiyar yerine koymalarına aldırmaksızın o günü anlatacak, Jose Arcadio Segundo'nun kendisini nasıl havaya kaldırdığını, kalabalığın dehşeti üzerinden yüzercesine geçirerek yakındaki bir sokağa nasıl götürdüğünü ballandıra ballandıra anlatacaktı. Çocuk, herkesten yukarıda olduğu için, o anda alandaki çılgına dönmüş kitlenin köşeye doğru koşuştuğunu ve makinelilerin ateş açtığını görebilmiş, aynı anda birkaç kişinin birden, -Yere yatın! Yere yatın! diye bağırdıklarını duyabilmişti.
Öndekiler, ilk kurşun dalgasıyla taranmış ve yere yıkılmışlardı bile. Sağ kalanlar yere yatacakları yerde ufak alana çekilmeye çalıştılar. Ne var ki, karşı sokaktaki makineliler de yaylım ateşine başlamışlardı. İki ateş arasında sıkışan kalabalık, iki yöne atılan bir ejder kuyruğuna benziyordu. Kitle devasa bir girdap gibi dönmeye başladı. Hiç kesilmeyen makinelilerin ateşiyle kat kat soyulan soğan gibi ortaya doğru azalıyorlardı. Çocuk, açıkta diz çökmüş bir kadının, gizemli bir güçle kurşunlardan korunarak, kollarını haç biçiminde tuttuğunu gördü. Jose Arcadio Segundo yüzü kana bulanarak yere yıkıldığı anda, çocuğu oraya bıraktı. Hemen sonra da büyük kalabalık, o boşluğu, diz çöken kadını, kurak gökyüzündeki ışığı, Ursula Iguara'nın yığın yığın hayvan biçiminde şekerleme sattığı bu orospu dünyayı örtüverdi.”
― One Hundred Years of Solitude
“Ne acayiptir ki İncil de hep ızdırap ve yıkımla sona eriyor sanki. Onların öfkeli ve şiddetli Tanrı'sının bu kadar popüler olmasına çoğunlukla şaşırmışımdır. İnsanlık çok acayip ve herhangi bir şeyi anlıyormuş gibi yapmayacağım, ama size yalnızca vebalar ve katliamlar gönderen bir şeye neden inanılır ki? Ve neden her şeyden Havva suçlanmıştır?”
― The Hearing Trumpet
― The Hearing Trumpet
“(...) polisten dayak yiyenlerin veya başka türlü eziyet görenlerin büyük bir çoğunluğunun sonunda hiçbir suçu olmadığının anlaşıldığı tespit edilmiştir.”
― The Utopia of Rules: On Technology, Stupidity, and the Secret Joys of Bureaucracy
― The Utopia of Rules: On Technology, Stupidity, and the Secret Joys of Bureaucracy
Meritokrasi
— 3065 members
— last activity Mar 06, 2026 03:07AM
Meritokrasi grubu ekşi sözlük çevresinde ortaya çıkmış kitapseverler grubudur. Kitap önerilerinizi, en son okuduğunuz kitaplar ya da aklınıza gelen he ...more
Kindle Turkiye
— 1879 members
— last activity Dec 03, 2025 02:16AM
Kindle Türkiye Facebook grubu üyelerinin kitap inceleme - tavsiye sayfası. Grup sayfamız: fb.com/kindleturkiye
The Sundered Book Club
— 159 members
— last activity Mar 21, 2024 08:53AM
A band of dislocated adventurers who are starting over in a new land. Formerly known as the WOTC novels book club, The Sundering has stolen our home, ...more
Kayıp Rıhtım
— 845 members
— last activity Mar 06, 2026 04:49AM
Edebiyatta Kaybolanların adresi Kayıp Rıhtım üyeleri Goodreads'te! https://kayiprihtim.com/ ...more
Çizgi Roman Okurları
— 89 members
— last activity Apr 03, 2017 06:39AM
Ülkemizdeki Çizgi roman okurlarını biraraya getirerek, çeşitli etkinlikler yapılmasını sağlamayı amaçlayan grup.
Rygard’s 2025 Year in Books
Take a look at Rygard’s Year in Books, including some fun facts about their reading.
More friends…
Favorite Genres
Art, Classics, Comics, Crime, Ebooks, Fantasy, Graphic novels, Humor and Comedy, Music, Mystery, Psychology, Science, and Science fiction
Polls voted on by Rygard
Lists liked by Rygard











































