bogalar’s Reviews > Selected Stories of Anton Chekhov > Status Update

bogalar
bogalar is 60% done
Prenses öyküsünde Vera Gavrilovna'nın kendisine dışarıdan bakışıyla diğer insanların onu algılayışı arasında büyük bir uçurum var. Bana nedense saatlerce vibelarını curate eden Pinterest kızlarını hatırlattı.
Apr 10, 2022 01:08AM
Selected Stories of Anton Chekhov

flag

bogalar’s Previous Updates

bogalar
bogalar is 70% done
benim için kitaptaki en etkileyici öykü "köylüler" oldu şu ana kadar. aslında stereotipik çehov teması işleniyor ama detaylardaki gözlemler ayırt edici. moskova'da slav pazarında çalışan nikolay hasta olunca çocukluk anılarındaki o sıcak atmosferi bulmak için eşi ve çocuğunu da yanına alıp köyüne dönüyor, ancak karşılaştığı manzara elbette beklediğinden çok daha karanlık ve sefil bir halde oluyor.
Aug 27, 2022 07:20AM
Selected Stories of Anton Chekhov


bogalar
bogalar is 70% done
aşk üzerine öyküsünün teması ve plotu = wong kat wai'nin in the mood for love'ı
Jul 16, 2022 08:33AM
Selected Stories of Anton Chekhov


bogalar
bogalar is 70% done
peçenek jmuhin kitaptaki en büyük mansplainer
Jul 16, 2022 08:08AM
Selected Stories of Anton Chekhov


bogalar
bogalar is 60% done
Karakterlerin bir gemide hastalıktan ölmeyi beklediği Gusev öyküsünde Pavel İvaniç adeta bir antikahraman.
"Konuşmak bitkin düşürmüştü Pavel İvanıç'ı. Sık sık solumaya başlamıştı. Ama yine de sürdürüyordu konuşmasını:
— Evet ben de her zaman gerçeği söylerim insanın yüzüne. Hiç kimseden, hiçbir şeyden korkmam. Bu bakımdan sizlerle benim aramda büyük bir ayrılık vardır. Beyinsiz, kör, pinti insanlarsınız siz. Bir...
Apr 10, 2022 12:47AM
Selected Stories of Anton Chekhov


bogalar
bogalar is 60% done
Korku öyküsünde de yine tipik edilgen ve karamsar Çehov karakteriyle karşılaşıyoruz, sanırım yazar 1890 civarı iyice tarzını oturtmaya başlamış.
Apr 10, 2022 12:25AM
Selected Stories of Anton Chekhov


bogalar
bogalar is 60% done
ilk defa çehov okuyacak birine “komşular”ı öneririm. pyotr mihayloviç'in kardeşinin kocaya kaçtığını duyunca hikaye boyunca kafasında onlara şöyle bağırırım şöyle hesap sorarım diye gaza gelip gelip sonunda bir halt yiyememesi hatta sus pus oturup söylediklerini onaylaması onu tipik edilgen, ezik ve huzursuz çehov karakterlerinin özeti yapıyor.
Apr 10, 2022 12:03AM
Selected Stories of Anton Chekhov


bogalar
bogalar is 20% done
sinir bozukluğu öyküsünde vasilyev etrafında gördüğü eşitsizliklere dayanamayıp sinir krizleri geçiriyor, sürekli ağlıyor, fahişelerle empati kurup bunalımlara giriyor, toplumda bir şeyleri değiştirmenin yollarını düşünüyor ama eğitimle değişeceğine dair umudu kalmamış çünkü okumul kendi arkadaşları da beş para etmez tipler.

sonunda vasilyevi alıp doktora götürüyorlar, o da morfin veriyor buna
Apr 06, 2022 11:30AM
Selected Stories of Anton Chekhov


bogalar
bogalar is 20% done
başkalarının derdi öyküsündeki kovalev özgür demirtaşın atalarından olabilir.
hukuk mezunu yeni evli bir çift, bir köy evini satın almak üzere gezmeye gidiyolar. ev sahibinin karısı ağlıyor, çocukları mutsuz, evi borçlu oldukları için mecburen satıyorlarmış. genç kadın ev sahiplerinin haline üzülüyor, yardım etmeyi öneriyor. eşi kovalev de diyor ki: niye borçlanmışlar BİLİM YAPSALARMIŞ
Apr 06, 2022 11:24AM
Selected Stories of Anton Chekhov


bogalar
bogalar is 10% done
All I want to say about The Black Monk is that I just get why Karhov went insane
Apr 03, 2022 04:16PM
Selected Stories of Anton Chekhov


Comments Showing 1-5 of 5 (5 new)

dateUp arrow    newest »

bogalar "... Buraya dış dünyadan, güneş ışınının ya da kuşun hücreye getirdiği gibi bir avunç getirdiğine inanırdı prenses. Neşe dolu hoş gülümsemesinin, yumuşak bakışının, sesinin, şakalarının, genel olarak ufak tefek düzgün yapısıyla ve sade siyah giysisiyle kendisinin bu neşesiz, temiz ruhlu insanlarlara sevinç getirmesi gerekirdi. Ona bakarken hepsi içlerşnden şöyle geçiriyorlardı "Tanrı bir melek yolladı bize." Prenses, manastırda herkesin elinde olmadan böyle düşündüğünü hissettiği için olabildiğince tatlı gülümsemeye, küçük bir kuşa benzemeye çalışırdı."


bogalar "Hatalarınız çok, ama bana sorarsanız bunların içinde en önemli olanı, davranışlarınıza yön vereni çiftliklerinizin hepsinde varolan o ruhtur. Gördüğünüz gibi, anlaşılır biçimde konuşmasını beceremiyorum. Yani önemli olan, kendini her şeyde tam anlamıyla hissettiren bir sevgi yokluğu, insanlara karşı bir tiksintidir. Yaşamınız bu tiksinti üzerine kurulmuştur sizin. İnsan sesine duyulan tiksinti, insan yüzüne, ensesine, adım atışına... Sözün kısası, insanı oluşturan her şeye duyulan bir tiksinti. Giyimi kuşamı yerinde olmayanları evinize sokmamak için her kapıda, her merdiven başında resmi giysili, tembel bir insan azmanı dikilir evinizde; balolarda, konuk günlerinde uşaklar enselerinş dayayıp da duvar kağıtlarını kirletmesin diye antrenizde yüksek arkalıklı sandalyeler vardır; insanların ayak seslerinin duyulmaması için odalarınızın hepsinde yere kalın halılar serilirdi. Evinize her gelene önce alçak sesle az konuşması tembihlenir, sinir bozabilecek, keyif kaçırabilecek bir şey söylememesi için uyarılır; odanızda el uzatılmaz sıradan bir insana, oturması söylenmez, tıpkı şimdi bana elinizi uzatmadığınız, oturmamı söylemediğiniz gibi."


bogalar Doktor eleştirilerine devam ediyor:
"...Genç hekimleri, ziraatçileri, öğretmenleri, genel olarak aydın işçileri -oh Tanrım!- işten, dürüst emekten geri çekiyorsunuz. Bir lokma ekmek uğruna aklı başında her insanın yüzünü kızartacak gülünç birtakım kukla oyunlarına katılmak zorunda bırakıyorsunuz onları! Bir gencin ikiyüzlü, bayağı, jurnalci bir uşak olması için üç yıl yetiyor da artıyor. İyi bir şey mi bu? Leh kâhyalarınız, o aşağılık ispiyoncular bütün o Kazimirler, Kaetanlar on binlerce hektarınızı sabahtan gece yarılarına dek adım adım dolaşıyorlar. (...) Basit halkı insandan saymazlar sizde. Doğrusunu isterseniz, size gelip giden o prensler, kontlar, piskoposlar da canlı bşrer insan değil yalnızca birer eşyadır gözünüzde. Ama önemli olan... beni en çok şaşırtan da milyonun üzerinde varlığınız olduğu halde insanlar için hiçbir şey yapmamanızdır, hiçbir şey!"


bogalar Doktor örnek veriyor:
"Sizin şu kimsesiz yaşlı kadınlar için açtığınız, beni de başhekimliğine getirdiğiniz, kendinizin de onur vasisi olduğunuz düşkünler yurdunuzu alalım. Çatısının tepesinde bir fırıldak dönen, yerleri parke bir ev yaptırdınız, köylerden yirmi otuz kimsesiz yaşlı kadın toplayıp pazen yorganların altında, Hollanda keteninden çarşafların üzerşnde uyumaya, akide şekeri yemeye zorladınız onları. (...) Bir oyundu bu! Yurttaki küçük görevliler kocakarıların kirletmemeleri için yorganları, çarşafları kilit altına kaldırıyorlardı. Varsın yerde yatsınlardı pis cadılar, nelerine yetmiyordu! Kadıncağızlar karyolalarda oturmaya da gecelik giymeye de, pırıl pırıl parkelere basmaya da cesaret edemezdi. (...) Bu hapislikten, yaşlı kadınlar gözaltında bulundurmakla görevlendirdiğiniz karınları tok alçakların verdikleri dinsel öğütlerden bir an önce kurtulmak için gece gündüz dua ederdi zavallılar. Peki yüksek görevlerde olanlar ne yapardı? Doğrusu göz kamaştırıcı bir durumdu bu! Haftada iki kez akşamüzeri bir sürğ hizmetçi dörtnala gelir, yarın prensesin yurda geleceğini haber verirdi.

üşendim devamını yazmaya


back to top