Remzi Gokdag

Goodreads Author


Born
Istanbul, Turkey
Website

Twitter

Genre

Influences
Herodotus, Zülfü Livaneli, Yaşar Kemal, Wilfred Thesiger, John Steinbe ...more

Member Since
August 2015

URL


Remzi Gökdağ (d. 1968, İstanbul), gazetecilik ve yazarlık alanında yirmi yılı aşkın deneyime sahip bir isimdir. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu mezuniyetinin ardından 1989 yılında Cumhuriyet Gazetesi'nde muhabir olarak çalışmaya başlamıştır. Gökdağ, eserlerinde bir gazetecinin hakikat arayışını, bir gezginin keşif ruhuyla birleştirir. Özellikle toplumsal olayları aydınlatan araştırmacı gazetecilik çalışmaları ile tanınır.

ÖNE ÇIKAN ESERLERİ VE TEMALARI:

Sevgili İstanbul (Deneme): Yazarın doğup büyüdüğü şehre, İstanbul'a duyduğu derin sevgiyi ve bağlılığı anlatan denemelerinden oluşan duygusal bir çalışmadır.

Başka Şehirler (Gezi & Kültür İncelemesi): Yazarın Los Angeles, Moskova, Zürih ve halen yaşamakta olduğu Dubai gibi küresel
...more

To ask Remzi Gokdag questions, please sign up.

Popular Answered Questions

Remzi Gokdag Writer's block could be a sign that your ideas need time to gestate. Idleness can be a key part of the creative process. Give yourself time to gather …moreWriter's block could be a sign that your ideas need time to gestate. Idleness can be a key part of the creative process. Give yourself time to gather new experiences and new ideas, from life, reading, or other forms of art, before you start again.

As much as it may remind you of your high school writing class, writing exercises can loosen up the mind and get you to write things you would never write otherwise. If nothing else, they get words on the page, and if you do enough of that, some of it is bound to be good.

The writing that feels most like play will end up delighting you the most, and this is the writing your readers will instinctively connect with. At the end of the day, writing is too hard to do it for anything other than love. If you continue to touch base with the joy you first felt in writing, it will sustain you, not only through your current block but through whatever the future holds.(less)
Remzi Gokdag
This answer contains spoilers… (view spoiler)
Average rating: 4.67 · 15 ratings · 2 reviews · 7 distinct works
Başka Şehirler

4.60 avg rating — 5 ratings — published 2019
Rate this book
Clear rating
Sevgili İstanbul

4.50 avg rating — 4 ratings — published 2015
Rate this book
Clear rating
Park Otel Olayı

4.67 avg rating — 3 ratings — published 1992
Rate this book
Clear rating
Amerikan Medyasında 11 Eylül

it was amazing 5.00 avg rating — 2 ratings — published 2001
Rate this book
Clear rating

* Note: these are all the books on Goodreads for this author. To add more, click here.

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor
 •  0 comments  •  flag
Share on Twitter
Published on January 19, 2026 06:44

Remzi’s Recent Updates

Remzi Gokdag wants to read
Funny Story by Emily Henry
Funny Story
by Emily Henry (Goodreads Author)
Rate this book
Clear rating
Remzi Gokdag rated a book it was amazing
Sevgili İstanbul by Remzi Gokdag
Rate this book
Clear rating
Remzi Gokdag rated a book it was amazing
Dear Istanbul by Remzi Gökdağ
Rate this book
Clear rating
Remzi Gokdag rated a book it was amazing
Following Footsteps by Remzi Gökdağ
Rate this book
Clear rating
Remzi Gokdag rated a book it was amazing
Başka Şehirler by Remzi Gokdag
Başka Şehirler
by Remzi Gokdag (Goodreads Author)
Rate this book
Clear rating
20 kenti, 20 ismin rehberliğinde gezen Remzi Gökdağ, okuru düşle gerçek arasında gizemli yolculuklara davet ediyor. Her şehre efsane bir isim rehberlik ediyor. Yolculuklar Alp Dağları’nın büyüleyici yamaçlarından ‘Vahşi Batı’nın çöllerine uzanıyor. T ...more
More of Remzi's books…
Quotes by Remzi Gokdag  (?)
Quotes are added by the Goodreads community and are not verified by Goodreads. (Learn more)

“Safa Önal

“Paranın herşeyden önemli olduğu bir dönem yaşıyoruz. Herşeyin bir ruhu vardır. Şehirlerin de ruhu olduğuna inanırım. Değişimle o şehrin ruhu da yavaş yavaş ortadan kalkıyorsa, yabancılaşıyorsa hatta taşralaşıyorsa ortaya çıkan ‘yeni’den çok fazla birşey beklemek anlamsız oluyor.”
“İstanbul’un her yerinde film çektim. İstanbul benim için başka bir medeniyet, başka bir güzelliktir.”
“Bu kent kendi kimliğine nasıl bu kadar yabancılaştırır?”
“Değişen birşeyler var. Bu değişim yavaş yavaş olduğundan biz birden bire bir şoka girmiyoruz. Değişimin sanki bir paraşütü var. Birden bire düşmüyorsunuz, yavaş yavaş iniyorsunuz. Değişim her yerde var ama bu kent kendi kimliğine kendini nasıl bu kadar yabancılaştırır bilemiyorum.”
“O zamanın komşulukları yamandı. Okuldan döndüğünüzde evinizde kimse yoksa, komşunuz sizi çağırır, elinizi yüzünüzü siler, önünüze bir tabak yemek koyardı. Evde olmayanların yokluğunu kapatmak anlamında önemli bir davranıştı bu...”
“Son derece tatsız ve eğitimsiz bir toplum oluyoruz. Eğitimden kastım okul meselesi değildir. Hayata karşı başka insanlara karşı kendi görevini, haddini anlayışını sunması gereken insanlık bence bu şehirde artık ölmüştür.”
“O zamanlar işhanları sinema haline getirilirdi. Bugün sinemalar alışveriş merkezlerine dönüştürülüyor.”
Remzi Gökdağ, Sevgili İstanbul

“Ribeira’nın taş kaldırımlarından kıyıya inenleri gördüm. Karanlık denizlere yelken açmaya hazırlanan yelkenlileri izledim. Denizcileri uğurlamaya gelenlerin seslerini işitir gibi oldum. Böyle anlarda sokaklar sustu, şehir derin bir sessizliğe gömüldü.”
Remzi Gökdağ, Başka Şehirler

“Tarihin cömert davrandığı şehirler bende kalıcı izler bırakır. Onlara bakarken geçmişe döner, geçtiğim yollarda yaşanan gizemli hikâyeleri düşünürüm. Masallarda anlatılan sokaklarda dolaşırken bulunduğum zamanı terk ederim. Bazen zindana hapsedilen bir prensesin sesini duyar, bazen de beyaz atı, demir zırhı, uzun kılıcıyla uzakta beliren şövalyenin nereye gittiğini merak ederim. Bern’i izlerken yaptığım gibi, zaman yolculuğuna çıkar, tarihin unutulan yüzleriyle birlikte, efsane olmuş isimlerini hatırlarım.”
Remzi Gökdağ, Başka Şehirler

Topics Mentioning This Author

topics posts views last activity  
Sevgili İstanbul'u okudunuz mu? Kitap hakkındaki düşünceleriniz neler? 1 1 Feb 14, 2018 08:15AM  
“Aydın Boysan (2015):

"Bir zamanlar İstanbul’un nufusu 600 bindi. Şişli’den Boğaziçi’ne doğru yola çıktığımızda bir anda ıssız yerlerde bulurduk kendimizi."

"Eskiden insanlar birbirine yakındı. Hayat mahallede yaşanırdı. Sevinçlerimizi, hüzünlerimizi, bayramlarımızı, hastalıklarımızı birlikte yaşardık. Mahallede yaşayanlar birbirlerini tanırdı. Tanımayanların da göz aşinalığı vardı, selamlaşırlardı."

"Dünyanın pekçok kentini gördüm ama bunların hangisi İstanbul’a benzer sorusunun yanıtı zor. Başka kentleri İstanbul’la kıyaslamak doğru olmaz. 5 kıtada bulundum ama İstanbul dışında bir yerde yaşamayı düşünmedim. Çünkü yaşadığım yerden şikayetçi değilim.”
Remzi Gökdağ, Sevgili İstanbul

“Çin mahallesinden gelen kızartma kokusu, North Beach'ten gelen spagetti sosu kokusu, Fisherman's Wharf'tan gelen yumuşak kabuklu ıstakoz kokusu, oh, hepsi nasıl da karışıp havayı tatlandırıyordu! Ya Fillmore'un şişte dönen pirzolaları? Market Caddesinin ateşten yeni inmiş fasulyeli çilisi, ayyaş Embarcadero gecesinin Fransız usulü kızarmış patatesi, körfezin karşı tarafındaki Sausalito'nun tütsülenmiş istiridyesi: işte benim ahlarla dolu San Francisco düşüm. Ve sis, insanı acıktıran sis, yumuşacık gecede titreşen neonlar, yüksek ökçeli güzelliklerin tıkırtısı, bir Çinlinin dükkanını süsleyen beyaz güvercinler...”
Jack Kerouac, On the Road

“Az sonra bir de baktık, Oakland yakınlarındaki bayırlardayız. Ardından, bir noktada, o doyumsuz güzellikteki beyaz şehir San Francisco gözlerimizin önüne serildi: masmavi Pasifik'in kenarında onbir gizemli tepe, etrafında yama yama patates tarlalarından bir sis duvarı, akşamüstü saatlerinin dumanı ve altın rengi. "Nefes alışını duyuyorum!" diye bağırdı Dean. "Vay be! Başardık! Hem de tam benzin biterken! Su verin bana! Buradan sonra kara yok! Daha ileri gidemeyiz çünkü kara buraya kadar! Marylou, tatlım, hadi siz hemen bir otele kapağı atın. Sabah görüşürüz. Benim Camille'le konuşup birtakım şeyleri ayarlamam lazım biliyorsun, ayrıca demiryolundaki iş için şu Fransız'ı da arayacağım. Siz de Sal'la gazete alıp iş ilanlarına bakarsınız." Oakland Bay Köprüsüne varmıştık bile. Şehir merkezindeki işyerlerinin ışıkları yanıyordu, Sam Spade'i hatırladım. O'Farrell Caddesinde sendür sundur arabadan indik ve havayı koklayıp gerindik. Uzun bir deniz yolculuğundan sonra karaya ayak basmış gibiydik. Cadde altımızda sallanıyordu. Çin mahallesinden gelen yemek kokuları sarmıştı ortalığı. Arabada ne kadar eşyamız varsa çıkarıp kaldırıma yığdık.”
Jack Kerouac, On the Road

“Safa Önal

“Paranın herşeyden önemli olduğu bir dönem yaşıyoruz. Herşeyin bir ruhu vardır. Şehirlerin de ruhu olduğuna inanırım. Değişimle o şehrin ruhu da yavaş yavaş ortadan kalkıyorsa, yabancılaşıyorsa hatta taşralaşıyorsa ortaya çıkan ‘yeni’den çok fazla birşey beklemek anlamsız oluyor.”
“İstanbul’un her yerinde film çektim. İstanbul benim için başka bir medeniyet, başka bir güzelliktir.”
“Bu kent kendi kimliğine nasıl bu kadar yabancılaştırır?”
“Değişen birşeyler var. Bu değişim yavaş yavaş olduğundan biz birden bire bir şoka girmiyoruz. Değişimin sanki bir paraşütü var. Birden bire düşmüyorsunuz, yavaş yavaş iniyorsunuz. Değişim her yerde var ama bu kent kendi kimliğine kendini nasıl bu kadar yabancılaştırır bilemiyorum.”
“O zamanın komşulukları yamandı. Okuldan döndüğünüzde evinizde kimse yoksa, komşunuz sizi çağırır, elinizi yüzünüzü siler, önünüze bir tabak yemek koyardı. Evde olmayanların yokluğunu kapatmak anlamında önemli bir davranıştı bu...”
“Son derece tatsız ve eğitimsiz bir toplum oluyoruz. Eğitimden kastım okul meselesi değildir. Hayata karşı başka insanlara karşı kendi görevini, haddini anlayışını sunması gereken insanlık bence bu şehirde artık ölmüştür.”
“O zamanlar işhanları sinema haline getirilirdi. Bugün sinemalar alışveriş merkezlerine dönüştürülüyor.”
Remzi Gökdağ, Sevgili İstanbul

“Tarihin cömert davrandığı şehirler bende kalıcı izler bırakır. Onlara bakarken geçmişe döner, geçtiğim yollarda yaşanan gizemli hikâyeleri düşünürüm. Masallarda anlatılan sokaklarda dolaşırken bulunduğum zamanı terk ederim. Bazen zindana hapsedilen bir prensesin sesini duyar, bazen de beyaz atı, demir zırhı, uzun kılıcıyla uzakta beliren şövalyenin nereye gittiğini merak ederim. Bern’i izlerken yaptığım gibi, zaman yolculuğuna çıkar, tarihin unutulan yüzleriyle birlikte, efsane olmuş isimlerini hatırlarım.”
Remzi Gökdağ, Başka Şehirler

No comments have been added yet.