,

Burak Cem Coşkun

Goodreads Author


Website

Twitter

Genre

Member Since
March 2023


1994 yılında İstanbul’da doğdu. 2017 yılında İTÜ Fizik Mühendisliği bölümünden dereceyle mezun olan Burak Cem Coşkun, İsveç Kraliyet Teknoloji Enstitüsü’nde nötron yıldızları ve nükleer fizik alanında çalışmalar yaptı. Almanya’nın Bonn şehrindeki Friedrich Wilhelm Üniversitesi’nde teorik astrofizik alanında master yapmaktayken, Sabancı Üniversitesi’nde yüksek öğrenimine devam etmiştir. Çalışmaları süper-yoğun nötron süperakışkanıyla egzotik çekirdeklerin etkileşimi üzerine yoğunlaşmıştır. Yazar, Herkese Bilim ve Teknoloji dergisinde popüler bilim ve bilim tarihi yazıları yazmakta ve çizgi roman çevirileri yapmaktadır. Alfa Yayınları’ndan çıkan Feynman adlı çizgi romanın Türkçeye çevirisini gerçekleştirmiştir. KDY tarafından basılmış “Kusur” ...more

YBKY 94. Sayı | Karlova'nın Sisli Pençesi - The Misty Claw of Karlova | November 2025 - Published

 


KARLOVA'NIN SİSLİ PENÇESİ

THE MISTY CLAW OF KARLOVA 


YBKY KASIM SAYISINDA!

Yerli Bilimkurgu Yükseliyor




TANITIM











Telif 

Yazarın işbu eser üzerindeki sahipliği Sahiplen.com, TurkTrust ve BCCart güvencesi altında tescil edilmiştir. İşbu eser, yazarın yazılı izni olmadan hiçbir biçimde üçüncü şahıslarla paylaşılamaz; kamuya sunulamaz, çoğaltılamaz.


Copyright
The author' Read more of this blog post »
 •  0 comments  •  flag
Share on Twitter
Published on November 28, 2025 20:25
Average rating: 4.36 · 25 ratings · 7 reviews · 10 distinct works
Feynman

by
3.81 avg rating — 7,093 ratings — published 2011 — 26 editions
Rate this book
Clear rating
Yerli Bilimkurgu Yükseliyor...

by
4.43 avg rating — 7 ratings
Rate this book
Clear rating
Yerli Bilimkurgu Yükseliyor...

by
4.17 avg rating — 6 ratings
Rate this book
Clear rating
Kusur

it was amazing 5.00 avg rating — 1 rating — published 2020
Rate this book
Clear rating
Işık Getiren

it was amazing 5.00 avg rating — 1 rating — published 2021
Rate this book
Clear rating
Bilim ve Şiir

it was amazing 5.00 avg rating — 1 rating — published 2022
Rate this book
Clear rating
UGLATA

it was amazing 5.00 avg rating — 1 rating
Rate this book
Clear rating
Hayal Krizi & Gün'düşü Hika...

it was amazing 5.00 avg rating — 1 rating
Rate this book
Clear rating
Doğa Üzerine ve Yönteme Karşı

0.00 avg rating — 0 ratings — published 2025
Rate this book
Clear rating
Yerli bilimkurgunun yükseli...

by
0.00 avg rating — 0 ratings
Rate this book
Clear rating
More books by Burak Cem Coşkun…

Burak’s Recent Updates

Burak Cem Coşkun wrote a new blog post

YBKY 94. Sayı | Karlova'nın Sisli Pençesi - The Misty Claw of Karlova | November 2025 - Published

 



KARLOVA'NIN SİSLİ PENÇESİ
THE MISTY CLAW OF KARLOVA 


YBKY KASIM SAYISINDA!Yerli Bilimkurgu Yükseliyor





TANITIM





Telif Yazarın işbu eser üzerindek Read more of this blog post »
Burak Coşkun shared a quote
Kusur by Burak Cem Coşkun
“Kusur bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Kime, niye ve nasıl anlatmaya
çalıştığı ise okuyucunun hayal gücüne ve doğayı anlamlandırma
çabasına bırakılmıştır. Kimi zaman spekülatif, kimi
zaman ise sağlam bilimsel temellere oturtulmuş olaylar, öyküsel
olarak kurgusallaştırılarak, bilimsel yöntemin algılanmasında
insanlara bir seçenek sunmaktadır. Aslında bu bilim kurgu türünün
en temel problemlerinden biri. Düşünülenin aksine çoğu
zaman bilim kurgunun insan odaklı olduğunu görürüz. Bilimin,
sosyolojik ve felsefi çıkarımlara ulaşmada bir araç olarak kullanıldığı
ise bir gerçektir fakat her zaman böyle olmak zorunda da
değildir. Bu kısa öyküde kurgu ile bilim arasındaki etkileşimden
yola çıkılmıştır. Nobel ödüllü haylaz fizikçi Richard Feynman
kurgunun bilimdeki rolü üzerine çok önemli tespitlerde bulunmaktadır.
Fizikte dahi teorilerimizi kurarken daha anlaşılır olabilmesi
ve en basit açıklamaya ulaşmak adına bazı küçük hileler
kullanırız, bu hileler analojilerdir. Analojilerden de esinlenerek
bir örgü ağ üz
...more
Burak Cem Coşkun
Burak Coşkun shared a quote
Işık Getiren by Burak Cem Coşkun
“Martinson’un yönteminden ilham aldığımız ve bir uzay operasına
evrilme potansiyeli olan bu anlatımızda; evreni ve zamanı
anlama çabasıyla yetiştirdiği zihinlere sonsuz nimetler
sunan Anadolu toprakları, uzay-zaman sürekliliğinde de kendisine
yer buldu. Binlerce âleme, hiç bitmeyen hikâyeleri anlatacak
olan ışık getirenlere selam olsun.”
Burak Cem Coşkun
Burak Coşkun wants to read
Rapanui vabastamine ehk kajakad jumalate kalmistul by Uku Masing
Rate this book
Clear rating
Burak Coşkun wants to read
Hayal Krizi & Gün'düşü Hikayeleri by Burak Cem Coşkun
Rate this book
Clear rating
Burak Coşkun rated a book it was amazing
Anthology of Turkish Science Fiction Stories by Sümeyra Buran
Rate this book
Clear rating
Anthology of Turkish Science Fiction Stories by Sümeyra Buran
"I am very pleased to have the opportunity to read this anthology firsthand, which is quite new. The book begins by explaining the rationale for bringing together Turkish sci-fi stories and providing information about valuable story writers. Following" Read more of this review »
More of Burak's books…
Quotes by Burak Cem Coşkun  (?)
Quotes are added by the Goodreads community and are not verified by Goodreads. (Learn more)

“Süreçler içindeki büyük karanlıkta boğulmakta olan ve ilerleyişi topyekûn durma noktasına gelme tehlikesi yaşayan bilim; antik İyon düşünürlerinin doğaya dair yaklaşımlarını ve bu yaklaşımların içselleştirilmesini yeniden miras kabul edecek zihinler tarafından kurtarılabilir.
Thales’in suyuna, manyetizmasına; Anaksimenes’in nefesine; Anaksimandros’un apeironuna; Anaksagoras’ın her şeyi düzenleyen zihnine ve İzmirli Ksenophanes’in karşıt-farkındalığına, söylencelerine, şiirselliğine...
Şimdilerde her zamankinden daha çok ihtiyaç vardır.”
Burak Cem Coşkun, Doğa Üzerine ve Yönteme Karşı

“Elinizdeki bu metin, akademik yapının içkin çelişkilerine ve çağdaş fiziğin sınırlarına yönelik bir sorgulama yürütürken; doğaya ilişkin özgün önermelerle birlikte, sinirbilim, topoloji ve fiziği matematiksel çözüm uzaylarında kesiştiren cüretkâr bir postulat öne sürmekte ve bu yönüyle aynı zamanda bir akademik isyan manifestosu işlevi görmektedir.
Bu kitaptaki önermelerin ve çıkarımların ortaya çıkışı ve şekillenişi, yükseköğrenim dönemlerimden itibaren yıllar içinde birleşerek bütünleşik bir manifesto oluşumuna gebe olmuştur. Almanya’daki iki ucu keskin akademik fizik ve astrofizik ekollerinin bireysel ve sınır tanımaz zihinlere uyguladığı görünmez, ancak işin ruhuna dokunan işkence; beni, çağdaş fiziğin sınırlarını da sorgulama cüretine götüren çeşitli bilimkurgu hikâyeleriyle dışavurumunu göstermişti.
Her ne kadar varlık veya bilgi felsefesi üzerine yeni bir şeyler söyleme amacı gütmese de gerçeğe ulaşmanın farklı yolları da olabileceği, bu farklı yolların mitos ile logos’un etkileşimli cümbüşünün doruk noktasında olduğu yerlerde yeni bir şeylerin filizlenebileceği düşüncesi, daha sistematik bir söylem yaratma arzusunu doğurmuştur.”
Burak Cem Coşkun, Doğa Üzerine ve Yönteme Karşı

“Martinson’un yönteminden ilham aldığımız ve bir uzay operasına
evrilme potansiyeli olan bu anlatımızda; evreni ve zamanı
anlama çabasıyla yetiştirdiği zihinlere sonsuz nimetler
sunan Anadolu toprakları, uzay-zaman sürekliliğinde de kendisine
yer buldu. Binlerce âleme, hiç bitmeyen hikâyeleri anlatacak
olan ışık getirenlere selam olsun.”
Burak Cem Coşkun, Işık Getiren

“Zihin ve madde, Doğa’nın irrasyonel oranlarının belirlediği ölçüdeki sınır koşullarına bağlı olarak şekillenir. Bu zihnin kirişleri, kendisini zamanın prangalarından kurtarmak için kırılmalıdır. İlk çatlak, hüzünlü bir melodiyle küçücüklerden
haykırarak yaşamı hatırlatma görevini üstlenir.
Us, elini zihinden, zihin elini çatlaktan çektiği an, örgü düğümlenir. Özgürce yazabilmeyi umduğu her anın bu çatlağı daha da büyütebileceğini biliyor olması, Odeta’nın örgü
içindeki rollerinden biriydi belki de. Her kelâmda tutumlu olması gerekenler zaten içinde Doğa ve insan sevgisi olanlar
mıydı? Yoksa içinde bulunduğu çağı yaşanamaz hale getiren oligarklar mı? Hayatta kalmak uğruna, toplumun devamlılığını sağlayan, kalibre edilmiş, doğasını unutmuş değerlerin
çoğu yukarıdan inmeydi. Yukarıdan ne inmezdi ki? Her şey yukarıdan gelirdi.”
Burak Cem Coşkun, UGLATA

“Doğayı idrak insana özgüdür. Elinizdeki metin günümüz “post-truth” tartışma rüzgarlarının sığlığında, bilimin ve bilimselciliğin birbirine karıştırıldığı, bilim kurumlarının bilimsellikten bile isteye uzaklaştırıldığı, entelektüel kesimin sessizlik yemini ettiği boğucu çoraklığa adeta meydan okumadır. Her meydan okuma rasyonel duyarlılıkla başlar ve duygusal motiflerle ilerler. “Bilim doğası gereği anarşisttir” ancak bir o kadar da insanın doğaya kendi aklını giydirmesi sanatıdır. Bilimi salt nedenselliğin kuru betimlemesi olarak bir listeleme ve tanımlama faaliyeti değil, ayrıca açıklama ve anlama sanatı olarak okumak gerekir. İşte bu nedenle hem doğa üzerine düşünmek hem de yönteme her adımında karşı olmak da gerekir. Felsefi refleksiyonu olmayan biliminsanı bilim dogmasında körleşirse gerçekliği göremez hale gelebilir.

Kanımca okuyucusu, Burak Cem Coşkun’un fragmanlarını birkaç farklı yaklaşımla ele alabilecektir. Coşkun’un dinamik akıl yürütme etkinliği metnin her yerinde size eşlik ederken diğer yandan bilimsel yöntemler tarihine de zaman zaman üstü kapalı bazen de doğrudan atıflarla sesleniliyor. Bu cesur yolculukta kuşkusuz yazarın felsefi sağduyusu sizi rahat bırakmayacaktır. Metinde bilim adına öfke, acıma, kıvanç duyabilirsiniz. Bunu okuyucuda sağlamak yazarın açık başarısıdır.
Bilimi “bilimci” değil “bilimsel” tavırla ele alan meta-metin olma özelliğiyle elinizdeki bu manifesto çıkarımları ve önermeleriyle, iki dilde ifade olanağıyla, bilim-denilen ile bilimsel yöntemin dehlizlerinde gerçeklikle savaşıyor. Manifesto’yu metodolojik değil aynı anda “logic”, “logos”un manifestosu olarak da yaz sıcağında keyifle okudum. Hepimizin temennisi Burak Cem Coşkun’un özlü ifadesiyle kozmik örüntünün mitosunu logos ile birleştirebilecek bir tahayyüle sahip olmak değil mi?
Okuyucusuna açacağı ufuklarda aydınlık günler ve düşler yaratması dileğiyle.

Güncel Önkal
Felsefe Profesörü
Datça, 2025.”
Burak Cem Coşkun, Doğa Üzerine ve Yönteme Karşı

“The comprehension of nature is a uniquely human endeavor. The text you hold in your hands is a bold challenge to the barren suffocation of our age. This is an age in which the winds of post-truth discourse blow shallow and directionless. It is a time when science and scientism are increasingly conflated, when scientific institutions are deliberately estranged from the essence of scientificity, and when the intellectual class seems to have taken a vow of silence. Every act of defiance begins with rational sensitivity and unfolds through emotional motifs. Science, by its very nature, is anarchic. Yet it is also the art of projecting human reason onto nature. Science must not be seen merely as a dry cataloguing of causes or a mechanical activity of listing and defining. It must be understood as the art of explanation and comprehension. For this reason, one must not only reflect on nature but also maintain opposition to method at every step. A scientist without philosophical reflection may become blinded by scientific dogma and lose the ability to perceive reality.
In my view, readers will be able to approach Burak Cem Coşkun’s fragments through several different interpretive pathways. His dynamic reasoning accompanies the reader throughout the entire text. At the same time, the narrative speaks to the history of scientific methods, sometimes implicitly and at other times explicitly. In this bold journey, the author’s philosophical intuition will undoubtedly persist in challenging the reader. Within this text, one may experience anger, compassion, or joy in the name of science. The author’s clear success lies in his ability to evoke these responses.

This is not the work of a scientistic mind, but of a truly scientific one. As a meta-text, it engages with science not through dogma, but with a scientific attitude. Through its propositions and reflections, and by expressing itself in two languages, this manifesto enters into battle with both what is called science and the cryptic corridors of the scientific method. I read this manifesto not merely as a methodological text but also, simultaneously, as a declaration of logic and of logos in their deepest sense. I must say, I read it with pleasure under the summer sun. Is it not our shared wish to possess the kind of imagination that, in Coşkun’s own words, can unite the mythos of the cosmic pattern with the clarity of logos?
May this work offer luminous horizons and vivid dreams to those it reaches.



Güncel Önkal
Professor of Philosophy
Datça, 2025”
Burak Cem Coşkun, Doğa Üzerine ve Yönteme Karşı

“Elinizdeki bu metin, akademik yapının içkin çelişkilerine ve çağdaş fiziğin sınırlarına yönelik bir sorgulama yürütürken; doğaya ilişkin özgün önermelerle birlikte, sinirbilim, topoloji ve fiziği matematiksel çözüm uzaylarında kesiştiren cüretkâr bir postulat öne sürmekte ve bu yönüyle aynı zamanda bir akademik isyan manifestosu işlevi görmektedir.
Bu kitaptaki önermelerin ve çıkarımların ortaya çıkışı ve şekillenişi, yükseköğrenim dönemlerimden itibaren yıllar içinde birleşerek bütünleşik bir manifesto oluşumuna gebe olmuştur. Almanya’daki iki ucu keskin akademik fizik ve astrofizik ekollerinin bireysel ve sınır tanımaz zihinlere uyguladığı görünmez, ancak işin ruhuna dokunan işkence; beni, çağdaş fiziğin sınırlarını da sorgulama cüretine götüren çeşitli bilimkurgu hikâyeleriyle dışavurumunu göstermişti.
Her ne kadar varlık veya bilgi felsefesi üzerine yeni bir şeyler söyleme amacı gütmese de gerçeğe ulaşmanın farklı yolları da olabileceği, bu farklı yolların mitos ile logos’un etkileşimli cümbüşünün doruk noktasında olduğu yerlerde yeni bir şeylerin filizlenebileceği düşüncesi, daha sistematik bir söylem yaratma arzusunu doğurmuştur.”
Burak Cem Coşkun, Doğa Üzerine ve Yönteme Karşı

“The text you now hold undertakes a critical interrogation of the inherent contradictions within the academic structure and the limitations of contemporary physics. At the same time, it proposes an audacious postulate that brings neuroscience, topology, and physics together within mathematical solution spaces. In doing so, it functions as a manifesto of academic dissent.
The emergence and development of the propositions and inferences presented in this book have gradually matured into a coherent manifesto over the years, beginning in my early years of higher education. The double-edged nature of the academic traditions in physics and astrophysics in Germany, subtly yet profoundly tormenting independent and unbounded minds, found its expression in me through various science-fiction narratives. These narratives, in turn, gave rise to the courage to question the boundaries of modern physics itself.
Although the work does not aim to offer a novel thesis in metaphysics or epistemology, it is rooted in the conviction that there may be alternative routes to truth. These routes might emerge in places where mythos and logos engage in a dynamic interplay, giving rise to the possibility of something new. This conviction has led to the desire to construct a more systematic discourse.”
Burak Cem Coşkun, Doğa Üzerine ve Yönteme Karşı

No comments have been added yet.