Kemal Tahir Quotes

Quotes tagged as "kemal-tahir" Showing 1-19 of 19
Kemal Tahir
“İnsanlar ne yana gitseler, ölümlerine doğru giderler," demişti bir gün Şeyh Edebâli... Salt ölümün yeri, biçimi değişiyordu. Rahat yatağında ölmek... Eşkıya tarafından tutulmuş boğazları zorlarken ölmek, en iyi dostunun pususunda...”
Kemal Tahir, Devlet Ana

Kemal Tahir
“Siz Cumhuriyet çocukları, ‘Gözümüzü zaferde açtık,’ avuntusundasınız. Şimdi umulmaz yerlerde beklenmez yenilgilerle karşılaşınca apışmayın! Biz, Batı’yla er geç, ister istemez hesaplaşmak zorundayız! Bunu gerçekten yapmadıkça, Batı’ya hizmet teklif etmekle belayı başımızdan defleyemeyiz”
Kemal Tahir, Yol Ayrımı

Kemal Tahir
“Bizim millet, dış görünüşündeki aldatıcılığa rağmen, hürriyetsizlikten iğrenir. Çünkü tarihinde, Batı’dakine benzer kölelik dönemi yaşamamıştır. Yani ne köle olmuştur ne de köle çalıştırmıştır. Bunun için her çeşit hürriyetsizliği insanlık onuruna hakaret saya”
Kemal Tahir, Yol Ayrımı

Kemal Tahir
“Deveyi yardan uçuran bir tutam ot”
Kemal Tahir, Devlet Ana

Kemal Tahir
“Çöken imparatorluk, aydınlarını da, uçuruma beraber sürüklemekteydi. İslamcılığın 350 milyonla sayılan kalabalığı, Turancılığın yüz milyonla hesaplanan uçsuz bucaksız stepleri üzerine kurulan hayaller, Balkan bozgunundan sonra, asırlık baskılarla hadım edilmiş sinirlere, şehvet! bir kımıldama vermiş, dört yıllık kanlı' boğuşma bu bunak sinirleri işte bu bitkin kımıldamanın tam ortasında çekip koparmıştı. Osmanlı aydınları için artık geçmişe sığınmaktan başka çare yoktu ama artık sığınacak geçmiş neredeydi?”
Kemal Tahir, Esir Şehrin İnsanları

Kemal Tahir
“Zamanın hâkim sosyal fikri (din) olduğu, herkes servetini, canını, şerefini ona bağladığı halde, onu kurtarıp yaşatalım derken nasıl da kolayca berbat etmişlerdi. İşte, her vesika, her ferman, her kadı mahkemesi hükmü, dini, başka başka kazançlara alet edebilmek için, akıl almaz şeriat hileleriyle dolu.”
Kemal Tahir, Esir Şehrin İnsanları

Kemal Tahir
“Birbirleri için en ağza alınmaz yazılar yazdıkları, kalplerini en tamir edilmez yerinden, sanatkâr gururlarından kırdıkları oluyordu. Okuyanlar: “Bunlar artık imkânı yok yüz yüze gelemezler" kararına henüz varmadan, hangisi erken sarhoş olursa hemen ötekine koşuyor, boynuna sarılarak af diliyordu. Kâmil Bey bu cins yazarları, huysuz, şımarık, hastalıklı çocuklara benzetti. İlk zamanlar, bunların arasında, kendisini ruhça ve bedence sıhhatli bulduğu için bir acayip utanma duydu”
Kemal Tahir, Esir Şehrin İnsanları

Kemal Tahir
“İstibdat demek eşitsizlik demektir. Alçak isibdat! İstibdat yalnız birkaç kişinin değil, bütün milletin geleceğini söndürür. İstibdat Allah’ın bir mutlu bağışı olan dillere kilit vurur. İstibdat alçaklara, yiğitleri ezdirir. Dedelerin kanlarıyla sulanmış bunca ülkelerimizin elde çıkması istibdadın yüzünden... Evet... Her kötülüğün kaynağı istibdat değil midir? Aklımız her şeye ererken bizi fenlerde bilgilerde geri bırakan istibdat değil midir?”
Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu

Kemal Tahir
“Köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek, ayılara yem olmayı başından kabullenmek demektir.” Elinin tersiyle Naîmâ Tarihi’nin cildine yavaşça vurdu. “‘Köprüyü geçene kadar ayıya dayı derler,” sözü, su katılmamış Osmanlı sözüdür... Osmanlıların, tarihleri boyunca iki karışlık köprüleri bile neden geçememiş olduklarını bundan daha iyi anlatan bir başka söz yoktur. Osmanlı, hiçbir zaman, ayılara dayı demeden köprü geçmeyi göze alamadı. Bugün bile, İstanbul’un politikacıları Ankara’yı, ayılara dayı demediği için yadırgıyorlar.”
Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu

Kemal Tahir
“Kâmil Bey, gazeteyi gönülsüz gönülsüz alıp yatağın önüne oturdu. Ne zaman bu pis gazeteyi okumak zorunda kalsa, ellerinin kirlendiği duygusuna kapılıyordu. Sanki kâğıdı pisliktendi. Bu pislik, Türkçeye işleyerek insanın beyninin içini bile kirletiyordu.”
Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu

Kemal Tahir
“Bence bu dünyada, anasından köle doğmuş insanlar var... Çerkeslerin ‘köle soyu’ dediklerinden değil... Ben köle ruhlu doğanları söylüyorum. Bunlar ikiye ayrılır: Köle yaşayıp köle ölenler... Köle oluşlarından faydalanarak, ilk fırsatta öteki köle doğmuşları köle gibi çalıştıranlar...”
Kemal Tahir, Yol Ayrımı

Kemal Tahir
“Boşuna mı söylemiş Osmanlılar, ‘Anlatışa göre fetva verilir,’ sözünü?”
Kemal Tahir, Yol Ayrımı

Kemal Tahir
“Mücadele-i hayattan şu sırrı anladım ki ben
Ölüm bir didinmenin sükûna inkılâbıdır”
Kemal Tahir, Yol Ayrımı

Kemal Tahir
“Bir memleket düşünün, A’dan Z’ye kadar bütün kanunları değişecek... Salt kanunları değil, kafalarımızın içi, yüreklerimizdeki inançlar değişecek... Kötü alışkanlıklarımız... Sözgelimi, tembelliklerimiz... Adamsendeciliklerimiz... Her şeyi devletten bekleme alışkanlığımız... Devrimlerden hemencecik umut kesmelerimiz…”
Kemal Tahir, Yol Ayrımı

Kemal Tahir
“Aslında halklarına baskı yapan idareler, isteseler bile halkçı olamamış pis idarelerdir. Halkçı olamamak, soygunculuktan, bir de yeteneksizlikten gelir. Ya da soyguncularla, yeteneksizlerle başa çıkamayacak kadar hayvan olmaktan... Bunlar bir de hadlerini bilmeden baskı yapmaya yeltenirlerse bizim millet onları katiyen bağışlamaz. Ayaklanıp tepelememesine aldanmamalı... Baskıcıları er geç bitireceğine güvendiğindendir. Tarihimizde bunların iflah olmuşu hiç yoktur. Rezillikle gitmişlerdir. Hepsi de mutlaka kendi pisliklerinin içinde boğulmuşlardır.”
Kemal Tahir, Yol Ayrımı

Kemal Tahir
“Tehlikeli kargaşalıklarda çok cesur davrananların hepsini bir kaba koymak olmaz. Bunların en yamanları hainler, ispiyonlar, insan eti satıcıları çıkar sonunda... Dostlarını ele vererek geçinmeyi zanaat edinmiş herifler çıkar.”
Kemal Tahir, Yol Ayrımı

Yaşar Kemal
“Bizi gönderirlerse, böyle bir şarabı kim yapacak onlara?" "Böyle ak petekli bal?" "Böyle yumruk büyüklüğündeki incirleri..." "Böyle kehribar üzümleri?.." "Böyle oynar oynar balıkları?.." "Barbunileri, kılıçları, orkinosları, fener balıklarını, dülger balığını, mezgitleri ve hem de palamutları... Ve hem de tekirleri... "Sen hiç korkma Barba Spiros.”
Yaşar Kemal, Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana

Kemal Tahir
“Dünya kuruldudan beri kılıç mı daha kanlı kalem mi ayırt edilebilmiş değildir ,bence kılıç yarası bir kalem yarası bin... - Devlet Ana”
Kemal Tahir, Devlet Ana

Kemal Tahir
“Her şeyden korkardık. Vakitsiz horoz ötse... Gece sakız çiğneyen olsa ... Hep korkardık. Aydınlıktan, karanlıktan korkardık. Şimdiyse hiçbir şeyden korkmaz oldum. Bu sefer de bu kadar korkusuz olmaktan korkuyorum galiba”
Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu