,

Zen Hikayesi Quotes

Quotes tagged as "zen-hikayesi" Showing 1-30 of 65
Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, bu tapınakta bana düşünmeyi öğreteceğiniz söylendi ve işte ben de geldim! Usta: Sana yanlış söylenmiş! Burada düşünmeyi değil, doğru düşünmeyi öğreneceksin!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, arkama bakıyorum, hiçbir takipçim yok, çok üzülüyorum! Usta: Takipçin olman gerekmez, yeter ki sen iyi bir iz bırak, belki bir yıl belki bin yıl sonra birileri seni takip edecektir! Aslolan güzel ve ufuk açıcı bir iz bırakmaktır!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, bana demiştin ki dışarı bakınca bazen dışarıyı görürsün, bazen de içeriyi görürsün! Bunu epey düşündüm ama bir şey anlamadım! Usta: Dışarı baktığında zihninde sorunlar varsa sen dışarıyı değil yine kendi sorunlarını, kendi içini görürsün! Dış dünya gerçek manasıyla ancak iç dünyan huzura kavuşunca karşına çıkar!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, kapı kapalıysa kime kızmalıyım? Kapıyı kapatana mı yoksa kapının bizzat kendisine mi, çünkü kapı olmasa kapatan da olamaz! Usta: Ne kapıyı kapatana kız ve ne de kapıya! Kapı niye kapalı diye sinirlenen zihnine kız!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, geleceği beklemek çok sıkıcı! Geleceği bugüne getiremez miyiz? Usta: Evet, geleceği bugüne getirmenin bir yolu var, mesela bir bıçak alıp kendini öldürürsen gelecekteki ölümünü bugüne getirebilirsin, yani bütün geleceğini bugünkü zaman getirmiş olursun!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, çok fazla konuşmuyorsun! Usta: Evet, çünkü konuşurken evrenin sana söylediklerini duyamazsın!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, iyi bir insan olmak için bir dine mensup olmam gerekir mi? Usta: Gerekli değil! Öğrenci: Peki ya gerekmeyen bir şeyi yaparsam? Usta: Gereksiz bir şey yapmış olursun!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, tapınağınıza katılacağım, burada ne olacağım? Usta: Biz burada kütükleri alıp onlardan güzel bir ahşap heykel yaparız! Yani sen burada başka bir şeye dönüşeceksin! Öğrenci: Ama ben kütük değilim ki? Usta: Bu tapınakta önemli olan senin kendini nasıl gördüğün değil, bizim seni nasıl gördüğümüzdür!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, bana yeni yıl için bir tavsiyede bulunabilir misin? Usta: İmkânsız bir yerde büyüyen küçük bir çiçek kadar azimli ve mücadeleci ol, yeni yılı bırak bütün yıllar için fazlasıyla yeter bu!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, yürürken başımıza bir göktaşı düşebilir mi? Usta: Evet, düşebilir! Öğrenci: Buna ne önlem alabiliriz? Usta: Başını güçlendirmeye çalış! Öğrenci: Ama ben işe yarar gerçekçi bir önlem istiyorum! Usta: O halde sana gerçekçi bir şey söyleyeyim: Senin kafanın üzerine bir göktaşı düşme ihtimali yok, çünkü olmayan bir şeyin üzerine bir şey düşmez!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Liderini takip eden ama o liderden çok daha akıllı olan biri ne yapmalı, usta? Usta: Önce şu yanlışı düzelteyim, liderinden daha akıllı olup da halen liderini takip eden kişi kesinlikle akıllı değildir! Senden daha az akıllı birini takip ediyorsan aptalsın demektir!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, hayatta öyle şeyler yaşadım ki sanki gizemli bir güç oturmuş da bana kader yazmış! Usta: Boş konuşma! Kaderini yazan, yönünü belirleyen senin aklın, senin yeteneklerin, senin kendine inancın ya da senin akılsızlığın, yanlış hesaplamaların ve kendine inancındaki zayıflığındır!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, yanardağlar neden patlar? Usta: Çünkü sönük duran bir yanardağını kimse ciddiye almaz!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Usta: Hiç kimsenin geçmediği ücra bir yerde oturup birinin geçmesini bekle! Öğrenci: Ya hiç kimse geçmezse, usta? Orada çürüyüp giderim! Usta: Hiç kimse geçmezse birinin geçtiğini varsayıp tapınağa geri dönersin! Gelişmiş zihin, esnek olan zihindir!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, ölüm çok kurnazdır demiştin... Usta: Evet, ölüm öyle kurnaz ki kendisinin yok edilemeyeceği yalanını herkese kabul ettirmiş, senin zihnine kendisinin yenilmez olduğunu kazımış! Unutma, seni yeneceğinden emin olduğun şey seni her zaman yener! Düşmanını yenmenin yolu her şeyden önce düşmanının yenilmez olmadığına kesin bir şekilde inanmandan geçer!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, duvara bakan bir adam gördüm, ama duvarda hiçbir şey yoktu, adam kesin deliydi! Usta: Belki de sen adama bakan bir duvar gördün ve adam da duvarın neden kendisine baktığını anlamaya çalışan akıllı bir adamdı!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, çok çabalıyorum, ama aydınlanmaya ulaşamazsam ne yapacağım? Usta: Bu evren sürprizlerle doludur, aydınlanmaya ulaşamazsan belki de aydınlanma sana ulaşır! Uzanan ele, el uzanabilir!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, yürüdüğüm yol sanki beni hiç istemiyor, bana hep korkunç zorluklar çıkarıyor! Usta: Yürüdüğün yol sende irade ve azim eksikliği saptadı! Tıpkı bir köpekten korktuğunda köpeğin sana saldırması gibi yol da sana saldırıyor! Yolu tamamlaman yola değil sana bağlı!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, yarını bugüne getirirsek ve yarını bugün yaşarsak ne olur? Usta: Yarını bugüne getirirsen, yarın diye bir şey olmaz ve yarın geldiğinde gideceğin bir yer olmadığından yok olursun!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Usta: Evet, olacak! Öğrenci: Ne olacak, usta? Usta: Bilemiyorum! Öğrenci: Ama olacak dediniz, usta! Usta: Evet, olacak, ama ne olacak bilemem, çünkü her zaman bir şey olur!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, bu tapınak bana ne verecek? Usta: Bu tapınak sana hiçbir şey vermeyecek! Öğrenci: Ama ben buraya bir şeyler almaya geldim! Usta: Burada alacağın bir şey yok; her şey senin içinde, biz senin kendi içinden bir şey almana yardımcı olacağız, o kadar! Öğrenci: Ya içimde bir şey yoksa usta? Usta: O zaman hiçbir şey alamazsın!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, mumları neden pencerenin önüne koydun? Dışarıdaki manzarayı seyretsinler diye mi? Esen rüzgâra karşı durmayı öğrensinler diye mi? Dışarıda üşüyen rüzgârı ısıtsınlar diye mi? Usta: sadece sen böyle sorular sorup zihnini çalıştır diye koydum!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, dün bahsettiğim sorunumla ilgili bana bir çıkış yolu gösterir misin demiştim! Ama halen göstermedin! Usta: Gösterdim! Çıkış yolu bulacağından hiç şüphe etme dedim, işte çıkış yolu bu!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, bana hayata dair 3 önemli tavsiye verir misin? Usta: Birincisi, aklına koyduğun şeyi mutlaka yap! Öğrenci: Ya ikincisi? Usta: İkincisi, aklına koyduğun şeyi mutlaka yap! Ve üçüncüsü, aklına koyduğun şeyi mutlaka yap!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, yarın senin doğum günün. Sana çok güzel bir hediye almak istiyoruz, ne istersin? Usta: Zaman! Öğrenci: Anlamadım, usta! Usta: Bana zaman lazım, en değerli hazine, en değerli hediye! Bana 'zaman' hediye edin!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, yaşamımda hiçbir anlam yaratamadım, şimdi ne yapmalıyım? Usta: Yaşamına anlamsız bir şekilde devam et, hiç yaşamamaktan iyidir!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, büyük bir ağaç tapınak binamızı sarmış tehdit ediyor, onu keseyim mi? Usta: Yanlış görmüşsün. Güzel bir ağaç tapınak binamız tarafından rahatsız ediliyor, tapınağı yık! 3 ayda yeniden tapınak yapabiliriz, ama 30 yılda bu ağacı yaratamayız!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, sabahları sisli bir günün esrarengizliğinde uyandığımda mı sevineyim yoksa güneşli bir günün parlaklığında uyandığımda mı? Usta: Sabah uyanmış olmana sevin, bu fazlasıyla yeterli!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, bana her şeyi öğretmediğinden şüpheleniyorum! Usta: Şüphelerinde haklısın! Sana bildiklerimi öğrettim, bir de benim bilmediklerim var, onları sana öğretemem!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, uyku kapımı çaldığında hemen kapıyı açıp onu içeri buyuruyorum! Usta: Böyle yaparsan uyku senin onu çok sevdiğini düşünüp seni uzunca uyutur! Uykuya diren ki seni hep çantada keklik görüp her fırsatta üzerine çullanmasın!”
Mehmet Murat ildan

« previous 1 3