,

Varoluş Quotes

Quotes tagged as "varoluş" Showing 1-30 of 103
Sean Penn
“Öldürüyorum, öyleyse varım.”
Sean Penn, Bob Honey Who Just Do Stuff

Antonin Artaud
“Uzam, zaman, boyut, oluş, gelecek, ilerisi, varlık, varolmayış, ben, ben olmayan, hiçbir şey ifade etmiyorlar bana.”
Antonin Artaud, Pour en finir avec le jugement de dieu

Mehmet Murat ildan
“Ey insanoğlu! Bugün varsın, yarın yoksun! Masallar senden daha uzun yaşar! Bu senin kaderin midir? Evet, çünkü bunu kaderin olarak kabul ettin! Şimdi, kalk ayağa! Kaderinmiş gibi görünen bu saçma kaderi reddet! Artık yeni bir kader zamanı! Bugün de var ol, yarın da ve her zaman!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Evren çok yaratıcıdır, ama herhalde yarattıklarıyla tatmin olmamış, bir de varoluşu yaratmış ve şimdi varoluşu kullanarak yeni şeyler yaratıyor, evler, sanat eserleri binalar, uçaklar...”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Bir teknenin batacak kadar yüklenmesine rağmen batmamasını, yere çökecek kadar yük yüklendiği halde yere düşmeyen bir insanın gösterdiği varoluşsal bir dirençle açıklayabiliriz belki!”
Mehmet Murat ildan

Antonin Artaud
“Aslında intiharı aklım almıyor. Yaşamdan, şeylerle bizim varlığımızın özünün bu çirkin ama önlenemez karışımı olan yaşamdan zor kullanarak kopmayı anlıyorum ama bu işin kendisi, bu kopuşun serüven yanı, çekmiyor beni. Uzun zamandır ölüm, benim için bir değer taşımıyor.

Anlamıyorum, insanın bilinçli bir biçimde, kendinde neyi yıkabileceğini; kendi istemiyle ölse bile. Varlığımızın içine Tanrı'nın yaptığı baskındır sözkonusu olan; işte bu varlığımızla kendi varlığımızı yıkmak sorunu çıkıyor karşımıza. Varlığımızla ilişkili bir şey var ve bu, varağın maddesel yanının tümleyicisi durumundadır ama o öldü diye kendisi de ölmemektedir. Yaşamın bu altedilmez egemenliği, doğanın bu yapışkanlığı, reflekslerin ve akılalmaz, gizli uzlaşmaların oyunuyla giriyor yaşamımızın özüne, olanak bırakmadan bizim girmemize. Hangi yönden kendime bakarsam bakayım anlıyorum ki devinimlerimin hiçbiri, düşüncelerimin hiçbiri, benim değil.

Bir gecikmeyle hissediyorum yaşamı, umutsuzlukla farkediyorum ondan kopmadığımı.”
Antonin Artaud, Yaşayan Mumya

Mehmet Murat ildan
“Kırlara yaklaştıkça uzak geçmişine yaklaşırsın çünkü sen tarihsel olarak kırlardan geldin ve var olduğun yerlere yaklaştıkça kendini daha huzurlu hissedersin!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Dostum, hayatta yaptığın pek çok şeyin ne kadar saçma olduğunu anlaman için bir çölde gökyüzüne bak! Evet, senin o küçük günlük dertlerinin ötesinde müthiş bir şey var, oraya odaklan, varoluş gibi hakiki konulara ver zamanını ve dikkatini!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Hiç kimse doğduğunda yaşama dair çok önemli şeyleri bir anda anlamadı çünkü böyle şeyleri anlamak için zaman geçmesi gerekir! Bu zaman bazıları için 5, bazıları için 35, bazıları için 90 yıldır ama bazıları içinse 200 yıl, 300 yıl ya da 1000 yıl geçmesi gerekir fakat bu kez de onların yaşam süreleri böyle varoluşsal bir aydınlanmaya ulaşmayı imkânsız kılar!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Ölmekle yaşayıp sonsuz bir işkence çekmek arasında hangisini seçmelisin? Tabii ki ikincisini seçmelisin, çünkü insan yalnızca yaşarken sorunlarına bir çözüm bulabilir, bütün sorunların için ihtiyaç duyduğun en hayati şey varoluştur! Var olduğun sürece her şey mümkündür!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Yaşamdaki gizemlere karşı hiçbir ilgin yoksa çok yazık, çünkü yaşamın en önemli gizemlerinden biri varoluştur, kendi varoluşundur! Bir gizemi çözmenin yolu, öncelikle o gizeme ilgi duymaktır!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Sis, belirsizlik demektir ve varoluşumuzu da en iyi tanımlayan şey budur: Belirsizlik! Karşında her an bir şey belirebilir, iyi veya kötü bir şey!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Her felaketten, her ölümden sonra insanoğlu hep aynı şeyi öğreniyor: İnsanoğlunun tek bir problemi var, varoluşunu korumak! Ve her felaketten, her ölümden sonra insanoğlu hep aynı şeyi hemen unutuyor: Hem kendi varoluşunu ve hem de başkalarının varoluşunu korumak için her türlü tedbiri almayı!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Varoluşun tehlikelerinin en önemli özelliği her yönden gelebilmeleridir! Sürekli olarak bütün olası açıları kontrol etmeden emniyette olduğunu sanma!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Bugün hangi inanılmaz şeye tanık oldun? Hiçbir şeye mi? Ah dostum, tüm bu varoluşun zaten inanılmaz bir şey olduğunu bilmiyor musun? Kör müsün?”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Evrenin derinliklerine baktığımızda bizde iki keskin duygu oluşur: Bu evren bizi var etti, ona minnettarız! Ama aynı evren bizi yok edecek, buna büyük bir öfke duyuyoruz! Gençken birinci duygu, yaşlanma başlayınca da ikinci duygu ruhumuzu ele geçirir!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Süreksizlik treninde yolculuk yapan ve bizzat kendin de süreksizliğe mahkûm bahtsız bir yolcusun sen! Bu derdin dışındaki dertlerine eğer dert diyorsan, delisin sen! Süreklilik sorununu çözebilirsen eğer, geriye gerçek manada dert diyebileceğin bir derdin kalmayacaktır!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Evrene hem şükrediyorsun hem de küfrediyorsun çünkü o seni hem var etti hem de yok edecek! Bence hiç küfretme, sana bir şans verildi, yaşarkenki her saniyeni, varoluşta kalmak için bir yol bulmaya ve varoluşta kalmamız için mücadele eden bilime desteğe ada!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Evet, varız, hayattayız, ama varoluşumuz o kadar kırılgan, o kadar zayıf ki biz hem varız hem de yokuz, ikisi bir arada bulunuyor, varlığımız ve yokluğumuz!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Dünyada sağ kalmış tek canlı sen olsan ne yapardın? Bir karınca arardın ya da bir sinek, bir böcek, minik bir çiçek, sadece canlı olan bir şey arardın çünkü varoluş başka bir varoluşu arar, kendi gibi canlı bir şey arar, ister bir fare ister bir kuş isterse de bir kelebek! Bir kayayla konuşamazsın ama bir hamamböceğiyle bile konuşabilirsin!”
Mehmet Murat ildan

“Sanki yok oldukça var olan bir Anka kuşuydu.”
Tolga Gökçen, Yalnızlaşan İnsan

“Aklında varoluş, kanında yüksek derece alkol, omuzlarında dünya, bacaklarında yorgunluk; ağır yaralarına rağmen halen savaşmaktan geri durmayan bir asker gibi yürüyordu. Kudurmuş denizlerde sarhoş bir gemi gibiydi, sallanıyordu; evet vardı, yer kaplıyor, çarpıyordu insanlara; yoksa bir boşluk nasıl çarpabilirdi bir varlığa? Ama yoktu, tek hissettiği yalnızca hiçlik ve boşluktu. Onların arasında asla var olamıyordu. Düşündü. “İnsan nasıl hem var olup hem de yok olabilirdi?” Bilmiyordu. Aslında hiçbir şey bilmek istemiyor, sadece sonsuza dek uyumak ve her şeyi, kendini dahi tamamen unutmak istiyordu. “Uyumak ve unutmak: İşte bütün mesele bu!”
Tolga Gökçen, Yalnızlaşan İnsan

“Sanki varlıkların arasında var olamayandı.”
Tolga Gökçen, Yalnızlaşan İnsan

“İnsan, insanın belası... Bilinç insanın en açık ve derin yarası. Varoluş dramı; ölüm kurtuluşu... Düşüş kaderi…”
Tolga Gökçen, Yalnızlaşan İnsan

“Âdemoğlu topraktan, ben kaygıdan mı yaratıldım?”
Tolga Gökçen, Yalnızlaşan İnsan

Irvin D. Yalom
“Yalnızlığın iki türü vardır: gündelik yalnızlık ve varoluşsal yalnızlık. İlki kişiler arasıdır; diğer insanlardan yalıtılmış olmanın yarattığı acıdır. Bu tür yalnızlık—genellikle yakınlıktan korkma, reddedilme, utanç ya da sevilmeye layık olmadığını hissetme gibi duygularla bağlantılıdır—hepimize tanıdık gelir. Aslında psikoterapide yapılan çalışmaların çoğu, danışanların başkalarıyla daha samimi, besleyici ve kalıcı ilişkiler kurmayı öğrenmelerine yardımcı olmayı hedefler."
….
"Yalnızlığın ikinci biçimi olan varoluşsal yalnızlık, daha derindir ve birey ile diğer insanlar arasındaki aşılmaz uçurumdan kaynaklanır. Bu uçurum yalnızca her birimizin hayata tek başına atılmış olması ve yine tek başımıza bu hayattan ayrılacak olmamızdan değil, aynı zamanda her birimizin yalnızca kendimize ait olan ve sadece bizim tarafımızdan tam olarak bilinebilen bir dünyada yaşıyor olmamızdan kaynaklanır.”
Irvin Yalom (Author)

Irvin D. Yalom
“Dalgalanma (iz bırakma) düşüncesi—bir yaşam için anlamlı olanı başkalarına aktarma—başka öz farkındalığı olan varlıklarla bağlantıyı ima eder; bu olmadan dalgalanma mümkün değildir.”
Irvin Yalom (Author) Güneşe Bakmak

Irvin D. Yalom
“Varoluşçu düşünürler farklı bakış açılarını vurgulasalar da, aynı temel önermeyi paylaşırlar: Biz insanlar, kendi varoluşu bizim için bir sorun olan tek canlı türüyüz. Bu yüzden varoluş, benim anahtar kavramımdır. …..
Varoluşçu yaklaşım, insanın umutsuzluğuna çare olmayı amaçlayan birçok psikoterapi yaklaşımından sadece biridir. Varoluşçu terapötik bakış açısı şunu söyler: Bizi rahatsız eden şeyler yalnızca biyolojik-genetik altyapımızdan kaynaklanmaz (psikofarmakolojik model), yalnızca bastırılmış içgüdüsel dürtülerimizle olan mücadelemizden doğmaz (Freudyen görüş), yalnızca sevgi göstermeyen, umursamaz ya da nevrotik olabilecek önemli yetişkin figürlerinin içselleştirilmesinden kaynaklanmaz (nesne ilişkileri kuramı), yalnızca bozulmuş düşünce kalıplarından doğmaz (bilişsel-davranışçı yaklaşım), yalnızca unutulmuş travmatik anıların parçalarından ya da kariyer ve yakın ilişkiler gibi mevcut yaşam krizlerinden de kaynaklanmaz, aynı zamanda—aynı zamanda—kendi varoluşumuzla yüzleşmekten de kaynaklanır.”
Irvin Yalom (Author) Güneşe Bakmak

Mehmet Murat ildan
“Bir mum mu olmak isterdin bir lamba mı? Lambayı seç! Bir köpekbalığı mı olmak isterdin yoksa bir kedi mi? Köpekbalığını seç, o 500 yıl bile yaşayabilir! Kaplumbağa mı köpek mi? Kaplumbağayı seç! Uzun yaşayanın uzun hikâyesi olur! Varoluş her şeyin üzerindedir! Balina ol, 200 yıl yaşa, cam sünger ol, 10 bin yıl yaşa, Turritopsis dohrni ol, biyolojik ölümsüzlüğe ulaş, hikâyen herkesten uzun olur!”
Mehmet Murat ildan

Mehmet Murat ildan
“Öğrenci: Usta, sabahları sisli bir günün esrarengizliğinde uyandığımda mı sevineyim yoksa güneşli bir günün parlaklığında uyandığımda mı? Usta: Sabah uyanmış olmana sevin, bu fazlasıyla yeterli!”
Mehmet Murat ildan

« previous 1 3 4