Discover new books on Goodreads
Meet your next favorite book

Dilge Timocin

Add friend
Sign in to Goodreads to learn more about Dilge.

http://www.dilgetimocin.com
https://www.goodreads.com/dilgetimocin

Wife, Mother, Spy...
Rate this book
Clear rating

 
We Did OK, Kid: A...
Rate this book
Clear rating

 
Loading...
Paulo Coelho
“gazetecilerin kariyerleri de sporcularınki gibi kısacıktır. şan ve şöhrete erkenden ulaşır ve çok geçmeden yerimizi sonraki nesle bırakırız. yoluna devam edip yükselenlerin sayısı azdır. diğerlerininse yaşam koşulları kötüleşir, basını eleştirmeye başlarlar, bloglar açarlar, seminerler verirler ve arkadaşlarını etkilemek uğruna fazla vakit harcarlar, ikisinin ortası yoktur.”
― Paulo Coelho, Adultery

Haruki Murakami
“Biliyor musun ne düşünüyorum?" diyor sonra, "İnsan denen şey, anılarını yakıt olarak kullanıp yaşamını sürdürüyor olamaz mı acaba? O anıların gerçekte önemli olup olmadığının, yaşamın sürdürülmesi açısından hiçbir önemi yok. Sadece yakıt. İster gazetenin reklam broşürü olsun, isterse felsefe yazıları; ister pornografik fotoğraflar olsun, isterse on bin yenlik kağıt para desteleri; ateşe verdiğinde hepsi sadece bir kağıt parçası değil midir? Ateş, ‘Aa, bu Kant!’ ya da ‘Bu Yomiuri gazetesinin akşam baskısı’ veya ‘Vay, ne güzel memeler bunlar böyle’ diye düşünerek yakmaz onları. Ateşe göre bunların hepsi kağıt parçasından başka bir şey değildir. İşte tam da böyle. Önemli anılar, çok önemli anılar ve hiçbir önemi olmayan anılar… hepsi sadece ve sadece yakıt.”
“Biliyor musun, eğer o yakıt bende olmasaydı, eğer içimde anı çekmecem gibi bir şey var olmasaydı, çok uzum zaman önce pat diye yıkılır giderdim, darmadağın olurdum. Bir hendekte kıvrılıp kalır, orada öylece ölürdüm herhalde. Önemli olsun ya da olmasın bir sürü anıyı gerektiğinde çekmeceden çıkarabildiğim için, kabus gibi de olsa yaşamaya devam edebildim, kendimce yaşayabiliyorum. Artık bundan fazlasına katlanamam dediğim zamanları da bu sayede aşıyorum.”
― Haruki Murakami, After Dark

Mahir Ünsal Eriş
“Yani galiba seviyordum, sanırım sevmek böyle bir şeydi. Hiç yanımdan gitmesin istemekti. Yanımdan gitmesin, gündüz de gece de benimle dursun, başka odada uyumasındansa gelsin benimle balkonda başlı-kıçlı yatsın gerekirse, benimle simit satmaya, mahalle maçına, okula, denize de gelsin. Ekmeği, babamın sigarasını birlikte alalım, birlikte büyüyelim, okulumuzu bitirip evlenelim, el ele tutuşalım, annesi de iyileşsin, bayramlarda hem onun annesini hem benimkini ziyaret edelim. Ben askere gittiğimde bile o her hafta sonu beni görmeye gelsin. Onunla aile olalım, "Araba aldık çok borcumuz var," diyelim, "Çocuk ne zaman çocuk?" desinler, biz utanalım. Ama hiç ayrılmayalım.”
― Mahir Ünsal Eriş, Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde...

Mahir Ünsal Eriş
“Hayat, kendini öyle bir gelip senin karşına koyuyor ki, hayallerini, umutlarını, çocukluğundan, gençliğinden beri kurduklarını yutturuveriyor sana. Sınavlar geliyor, zoraki takılmış kravatlarla, en son akraba düğününde giyilmiş biçimsiz takım elbiselerle iş görüşmeleri geliyor, askerlik geliyor, kredi kartı geliyor, ay sonu geliyor, ihtiyarların bir bir ölmesi, gençlerin bir bir ihtiyarlaması geliyor. Durduğu yerde ağırlaşmaya başlıyor hayat. Yapış yapış bir şey gibi. Kanatlarına bulaşıyor, ökseye tutulmuş gibi kalıyor insan. Hani, zaten uçacağından değil de, yine de zoruna gidiyor. Daha büyük yarınların hayalini kurmak, yarın sabah kalkıp işe ya da iş aramaya gideceğin gerçeğinin arkasında kalıyor. Unutturuyor kendini, sanki bütün gençliğini ışıklar içinde geçirten o değilmiş gibi. İnsan utanıyor sonra o sarılı kırmızılı dergileri, bozuk megafonundan sokaktakileri umuda tavlamaya çalışan çatık kaşlı gençleri, duvarlara intizam bir aceleyle yazılmış o orak şekilli Ş harflerini gördükçe. Sanki önceden söylediği bir yalanı herkes öğrenmiş gibi utanıyor. Göz göze gelmemeye çalışarak uzaklaşıyor yanlarından, hayat da öyle geçip gitmiyor mu, biz güzel şeyler yapmaya çalışırken, tam da en güzel şeyler oluverecekmiş gibiyken. Öyleyse yaşamak, hayata karşılık hayallerden vazgeçtiğimiz bir kaybetme biçimidir.”
― Mahir Ünsal Eriş, Olduğu Kadar Güzeldik
tags: hayat

Mahir Ünsal Eriş
“en çocukluğumdan beri, hayatı annemin ölümüne kadar sanmıştım, onu anladım ben de. Sanki o ölünce ”Son” yazısı çıkacak ve biz de, cennet mi cehennem mi, nereye gideceksek oraya gitmek üzere nakil araçlarına bindirilecektik. Şu ağzı burnu yumruklanası ”ölenle ölünmüyor”cular olmasa, farkına bile varmayacaktım annem ölünce, hepimiz ölmüş sayılmadığının. İnsanlar öyle ağlaşarak toplanınca, nakil araçlarını bekliyoruz sanmıştım ben oysa. Bu işte başka bir iş var sanmıştım. Annemden ölmesini hiç beklemiyordum çünkü, şairin babası gibi, şaşırtmıştı beni. Hep biliyordum öleceğini, yarın bile olabileceğini biliyordum ama beklemiyordum. Kendim ölsem daha az şaşırtıcı bulurdum.”
― Mahir Ünsal Eriş, Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde...

71246 Kindle Turkiye — 1891 members — last activity Dec 03, 2025 02:16AM
Kindle Türkiye Facebook grubu üyelerinin kitap inceleme - tavsiye sayfası. Grup sayfamız: fb.com/kindleturkiye
year in books
Ova Ceren
400 books | 3,664 friends

Sedat B...
138 books | 72 friends

Özlem G...
2,852 books | 1,147 friends

Kaya  H...
995 books | 75 friends

Selin G...
317 books | 118 friends

Banu Yı...
2,170 books | 1,717 friends

Emre Ki...
307 books | 90 friends

Pınar S...
173 books | 50 friends

More friends…



Polls voted on by Dilge

Lists liked by Dilge