G. Maris
https://www.goodreads.com/dalga
“Varoluşun gerçekliğine dalmak ve kendini akışa bırakmak. Her geçen gün anı yaşamaya, hissetmeye ve sevmeye odaklanmak, bu süreçte yaptığımız yolculuğun sonucunu saplantı haline getirmemek. Sonuçta hayatın amacı da tam olarak budur aslında, tecrübe etmek ve hissetmek. Önümüze çıkan engeller karşısında, özünü koruyarak değişip yeni şekillere girebilir hayat; durmadan akışının yönü ve yatağının genişliği değişen bir nehir gibi.”
― El regreso del joven príncipe
― El regreso del joven príncipe
“O zaman anılarımızdan vaz mı geçmeliyiz?" diye söze girdi Genç Prens, çiçeğin ve arkadaşının anısı onun için çok değerli olduğundan böyle bir soru sormuş olmalıydı.
"Hayır, tüm iyi anılarını ve mutluluk veren tecrübelerini, kendini yalnız hissettiğin, zorluk çektiğin anlarda sana teselli verebilmeleri için her zaman yanında taşıyabilirsin. Kaçınman gereken, sana güvence sunan geçmişe takılı kalmaktır; aksi takdirde oraya mahkûm kalabilir ve yaşadığın anın sana sunacağı tecrübeleri reddedebilirsin. Geçmiş güven verir; çünkü artık bitmiş, ölmüştür. Bazıları hayatın acı ve mutluluk dolu sınırsız olasılığını içeren öngörülemezliği yerine, ölümün güven veren sessizliğini tercih eder."
Daha sonra ekledim:
Anıların şimdiki anın mutluluğuna zarar verebilecekleri başka bir durum da geçmişte hissettiklerinin aynısını hissetmeye çabalamandır. Boş yere verilen bir uğraştır bu. Bir nehirden akan suyun asla aynı olmaması gibi, hayattaki durumlar da hiçbir zaman birbirinin tıpatıp aynısı olmaz. Gel gör ki geçmişteki tecrübelerin aynısını yaşamak için kendilerini onlara mahkûm etmiş o kadar fazla insan var ki... Zihinlerini hapsettikleri eski hayatları sebebiyle, belki de daha mutlu olacakları yeni hayatı yaşamak ve keyif almaktan alıkoyarlar kendilerini. Bir kez orada yemek bulduğu için, biraz daha ileride yeni bir şeyler aramak yerine, sürekli aynı yere dönerek sonunda açlıktan ölen bir hayvana benzer bu insanlar.”
― El regreso del joven príncipe
"Hayır, tüm iyi anılarını ve mutluluk veren tecrübelerini, kendini yalnız hissettiğin, zorluk çektiğin anlarda sana teselli verebilmeleri için her zaman yanında taşıyabilirsin. Kaçınman gereken, sana güvence sunan geçmişe takılı kalmaktır; aksi takdirde oraya mahkûm kalabilir ve yaşadığın anın sana sunacağı tecrübeleri reddedebilirsin. Geçmiş güven verir; çünkü artık bitmiş, ölmüştür. Bazıları hayatın acı ve mutluluk dolu sınırsız olasılığını içeren öngörülemezliği yerine, ölümün güven veren sessizliğini tercih eder."
Daha sonra ekledim:
Anıların şimdiki anın mutluluğuna zarar verebilecekleri başka bir durum da geçmişte hissettiklerinin aynısını hissetmeye çabalamandır. Boş yere verilen bir uğraştır bu. Bir nehirden akan suyun asla aynı olmaması gibi, hayattaki durumlar da hiçbir zaman birbirinin tıpatıp aynısı olmaz. Gel gör ki geçmişteki tecrübelerin aynısını yaşamak için kendilerini onlara mahkûm etmiş o kadar fazla insan var ki... Zihinlerini hapsettikleri eski hayatları sebebiyle, belki de daha mutlu olacakları yeni hayatı yaşamak ve keyif almaktan alıkoyarlar kendilerini. Bir kez orada yemek bulduğu için, biraz daha ileride yeni bir şeyler aramak yerine, sürekli aynı yere dönerek sonunda açlıktan ölen bir hayvana benzer bu insanlar.”
― El regreso del joven príncipe
“insana güvenmek 'medeni cesaret' gerektirir. Medeni cesaretin ardında özgüven vardır. Onun da destekçisi bilgidir. Bizleri yalnızlığa sürükleyen, bilgisizlikten doğan güvensizlik ve ödlekliktir. Böylece insan insandan korkar. Bu mesnetsiz korkuyla boşa geçirilen zaman içinde, çoğu insan açgözlü, kıskanç ve saldırgan yaratıklara dönüşür.
-Isaac Asimov-”
― Derde Deva Randevu, #3
-Isaac Asimov-”
― Derde Deva Randevu, #3
“Bay Montag, bir korkağa bakıyorsunuz. Ben gidişatı çok önceden gördüm. Bir şey demedim. 'Suçluları' kimsenin dinlemediği zamanlarda konuşup onları ifşa edebilecek masumlardan biriydim ama konuşmadım ve dolayısıyla ben de suçlu oldum. Kitapları itfaiyecileri kullanarak yakan sistemi sonunda kurduklarında da birkaç kez homurdandıktan sonra duruldum, çünkü artık benimle birlikte homurdanan veya bağıran kimse kalmamıştı. Şimdiyse çok geç.”
― Fahrenheit 451
― Fahrenheit 451
“birbirini tanıdığını sandığı için artık iletişim kurmaya gerek duymayan iki taraf olduğu sürece, her ülkede iç savaş çıkarılabilirdi. Burada önemli olan, aynı toplum içindeki farklı grupların birbiriyle bağını koparmaktı ki bu da çocuk oyuncağıydı. Çünkü insan denilen varlık, sadece ebeveynlerine ve o ebeveynlere benzeyenlere güvenebilen aptal bir çocuktu. Hatta bütün hayatı, anasıyla babasından farklı görünen herkesten korkmak ya da nefret etmekle geçiyordu.”
― Zamir
― Zamir
G.’s 2025 Year in Books
Take a look at G.’s Year in Books, including some fun facts about their reading.
Favorite Genres
Polls voted on by G.
Lists liked by G.







































