Hayalperest Quotes

Quotes tagged as "hayalperest" Showing 1-6 of 6
Fyodor Dostoevsky
“Bir de benim gibi zavallı hayalperestin hayatına bak! Öldüresiye monoton, gölgelerin, hayallerin, uydurma düşüncelerin tutsağı bir hayat. Kalbi çekilmez işkencelerle dolduran, hep kara bulutlarla kaplı, güneş yüzü görmemiş bir hayat! Oysa bu zavallı Petersburglunun da herkes gibi güneşe ihtiyacı var; güneşsiz görülmüş rüyaların bile değeri yok! İşin en acısı, en sonunda hayal alemi de o çok güvendiğimiz, sonsuz sandığımız alem- yavaş yavaş yorulmaya, eski canlılığını kaybetmeye başlıyor. Bütün rüyalarımızı üstüne kurduğumuz düşünceler eskimeye başlayıp, yerine yenilerini de koyamayınca, hayal alemi de yıkılıp yerle bir oluyor ve geride kala kala çalı çırpı ve toz kalıyor fakat yaşayabileceğiniz tek hayat hayal alemiyse, sizi bekleyen başka bir hayat yoksa, ne yapacaksınız?”
Fyodor Dostoevsky, White Nights

Fyodor Dostoevsky
“...Ve bütün gün yaptığım, her gün, sonunda bir gün biriyle karşılaşacağımı hayal edip durmak. Ah, bir bilseydiniz, bu şekilde kaç kez aşık olduğumu!..'
'Ama nasıl olur, peki kime?'
'Birine değil, bir ideale, hayal ettiğim kişiye. Hayallerde başlı başına romanlar yaratıyorum.”
Fyodor Dostoevsky, Beyaz Geceler

“Gerçekleşmeyecek düşler bile olsa hayal kurmak güzeldi.”
Tolga Gökçen, Yalnızlaşan İnsan

“Tamamen hayalci sayılmam ki… Hayal kurmayı sevsem de içimde aşılması güç somut duvarlar ve gerçekçi manzaraya bakan pencereler de var.”
Tolga Gökçen, Yalnızlaşan İnsan

“Bunca zaman okuduğu kitaplar her şeye rağmen nasıl ayakta kalınır ve dünyaya nasıl tahammül edilir onu öğütlüyordu. Fakat o ruhen haylaz, şımarık ve uslanmaz bir çocuktu. Hiçbir öğüt ve yol göstermeye sadık kalamamıştı. Hayranı olduğu tüm büyük yazarların dediklerine katılıyor, ama sözlerini uygulayamıyor ve sıkılıyordu. Onun için doğrular acı gerçeklere dönüşüyor ve gerçekler hep can sıkıyordu. Bir hayalciydi ve gerçekler hayalcilerin en azılı katiliydi. (...) Hayallerine tapıyordu! Bir hayalperest gerçeklerle kuşatıldığında kaçmak isterdi. Kimi düşlere dalarak, kimi kendini uyuşturarak, kimi de günün sonunda canına kıyarak yapardı bunu. İkinci ve üçüncü seçenek birbiriyle kardeşti. Süreci uzatmak isteyenlerin işiydi uyuşturucular. O ise bu zamana kadar ölecekse hep “şu anda” ölmeyi dilediği için süreci uzatmak ve uyuşmak seçeneğine hiç adım atmamıştı. Adım atmadıkça yaşamış, yaşadıkça sıkılmış, adeta hapsolmuştu dünyaya.”
Tolga Gökçen, Yalnızlaşan İnsan

Abhijit Naskar
“Kağıt benim, kalem benim, kısmet benim - nasıl yazarsam, öyle olacak.”
Abhijit Naskar, The God Sonnets: Naskar Art of Theology